Aşk Meydanında Baş Açık
Kaygusuz aşk meydanında baş açık biçimde bir gerçeğin kulları olduklarını ilan eder. İki cihanı yöneten, âleme can ve dertlere derman olan sevgilinin sözüyle bütün varlığın gölge olduğu anlatılır; kuşku yerini ilahî feyze bırakır.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Baş açık meydân-ı aşkta
Bir gerçeğin bendesiyiz
1Aşk meydanına başımız açık çıktık.
2Bir gerçeğin kuluyuz.
- 2
Yoluna cân ü dil feda
Bir gerçeğin bendesiyiz
1Canımız ve gönlümüz onun yoluna feda olsun.
2Bir gerçeğin kuluyuz.
Can ve gönlün gerçeğin yoluna feda edilmesi, bağlılığın sözden çıkıp bütün varlığı kapsadığını gösterir. Fedakârlık canla gönlü aynı bağlılıkta birleştirir.
- 3
Oldur asl-ı
Andan dolu
1Odur cevher madeninin aslı.
2Varlık ve mekân onunla doludur.
Sevgili cevher madeninin aslı sayılır; değer taşıyan her şeyin kaynağı tek varlığa bağlanır. Maden benzetmesi bütün değerlerin iç kaynağını gösterir.
- 4
Emrinde durur dü cihan
Bir gerçeğin bendesiyiz
1İki dünya da onun emrindedir.
2Bir gerçeğin kuluyuz.
Varlık ve mekânın onunla dolu, iki cihanın emrinde olması gerçeğin kozmik hükümranlığını kurar. Kozmik doluluk gerçeğin hükmünü iki dünyaya yayar.
- 5
Oldur âleme olan can
Andandır derdlere derman
1Âleme can veren odur.
2Dertlerin çaresi ondandır.
Âleme can ve dertlilere derman olan sevgili, varlığın hayatıyla kişisel şifayı aynı kaynaktan verir. Can ve derman oluş, sevgilinin yaşatıcı yüzleridir.
- 6
Bir gerçeğin bendesiyiz
1Basılı “Vechidir suret-i Rahman” dizesi yüz ile Rahman’ın suretini ilişkilendirir; ezafe bağı güvenle kesinleştirilemiyor.
2Bir gerçeğin kuluyuz.
İlk dize “vech” ile “suret-i Rahman”ı yan yana getirir; basılı ezafe bu iki unsur arasındaki bağı tek bir açıklamayla kesinleştirmeye yetmez. Nakarat, konuşanın bir gerçeğe kulluğunu bildirir; yorum belirsiz ezafeyi ayrıca tamamlamaz.
- 7
Anındır söyleyen kelâm
Anındır levh ile kalem
1Söylenen söz onundur.
2Levh de kalem de onundur.
Sözü, levhayı ve kalemi sevgiliye ait saymak; vahiy ile yazının kaynağını tek ilahî iradede toplar. Söz ve yazı ilahî kaynağın iki ifade aracıdır.
- 8
cümle âlem
Bir gerçeğin bendesiyiz
1Bütün âlem onun gölgesidir.
2Bir gerçeğin kuluyuz.
Bütün âlemin onun gölgesi olması, görünen varlığa bağımsız öz vermeden tecelli değeri kazandırır. Gölge benzetmesi âlemin bağımlı varlığını açıklar.
- 9
Anındır emn ile aman
KAYGUSUZ kalmadı güman
1Güven ve aman onundur.
2KAYGUSUZ’un kuşkusu kalmadı.
Güven ve esenlik sevgiliye aittir; Kaygusuz’un kuşkusunun kalmaması kul oluşunu iç huzurla doğrular. Kuşkunun silinmesi güvenin içte tamamlanmasıdır.
- 10
Andandürür feyz-i Rahman
Bir gerçeğin bendesiyiz
1Rahman’ın bereketi ondandır.
2Bir gerçeğin kuluyuz.
Rahman’ın feyzinin ondan gelmesi şiiri lütufla kapatır; nakarat bağlılığın değişmeyen cevabı olur. Feyiz son nakaratta kulluğun süren kaynağı olur.
Metnin kaynağı
Basılı Kaygusuz/Alâeddin atfı, TEİS’teki Vizeli Şeyh Alâeddin Ali kimliğiyle eşleştirildi; Kaygusuz Abdal (Alâeddin Gaybî) kimliğiyle birleştirilmedi.
Atıf kanıtını aç ↗Halk Edebiyatı Antolojisi, 1938; Kaygusuz Alâeddin, basılı No. 11, PDF 221–222; 10 birim/20 dize. Görsel kanıt kayıt altındadır; tarama yeniden dağıtılmaz.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.Bir hata mı var? Bildirin
Sırada ne var?
Baştan ayağa yâreyinKaygusuz Abdal · Dert ve belirsizlik ilahisi→
Aşk meydanında baş açık durmak, korunmasız ve gösterişsiz biçimde gerçeğin kulu olmayı ilan eder. Baş açıklığı kulun meydana maskesiz çıkışıdır.