DDizegâhDijital şiir arşivi
Şiirler/Necâtî Bey/Dağları Ferhâd anunçün hâk ile yeksân ider
Gazel · 15. yüzyıl

Dağları Ferhâd anunçün hâk ile yeksân ider

Ferhad'ın dağ yarmasıyla açılıp, göz ucuyla verilen bir selamın bile yalan sayılmasıyla kapanan gazel. Necâtî'nin deyim ve atasözü kullanımının en yoğun örneklerinden.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    Dağları Ferhâd anunçün ider

    Kim gam-ı Şîrîn içün dâ'im yeler efgân ider

    1Ferhad dağları yerle bir eder,

    2çünkü Şîrîn'in derdiyle durmadan koşup feryat eder.

    Gazel bir emek sahnesiyle açılıyor: dağı yaran adam. Ama sebep aşk değil “gam” — Ferhad'ı çalıştıran şey kavuşma umudu değil, kederin kendisi.

  2. 2

    Gel berü ey 'ışk-ı dilberden isteyen

    Az mıdur bu kim kişiye ölmeği âsân ider

    1Gel bakalım, sevgili aşkından keramet bekleyen;

    2insana ölmeyi kolaylaştırması az mı?

    Aşktan mucize bekleyene verilen cevap sert: mucize istemeyin, aşkın verdiği zaten yeter — ölümü kolaylaştırmak. Bu, tasavvuf dilinin gündelik bir kesinlikle söylenmiş hâli.

  3. 3

    Ben -yı dilber olduğumı çok mu gördünüz

    Hak Te'âlâ isteyicek bir kulı sultân ider

    1Sevgilinin dilencisi olmamı çok mu gördünüz?

    2Allah dilerse bir kulu sultan eder.

    Bir atasözü mantığı gazelin içine giriyor. Dilencilik utanç değil, çünkü mertebe insanın elinde değil. Necâtî'nin halk söyleyişini divan şiirine taşıması bu beyitte açıkça görülüyor.

  4. 4

    Tan mı her ahşam yire gömülse tîğ-i âfitâb

    Çünki gün başına bin kan ider

    1Her akşam güneşin kılıcı yere gömülse şaşılır mı?

    2Çünkü felek celladı günde bin kan döker.

    Batan güneş kana bulanmış bir kılıca dönüşüyor ve gömülmesi bir cinayeti gizleme hareketi oluyor. “Gün başına bin kan” ifadesi hem “her gün” hem “gün için” anlamıyla çalışıyor.

  5. 5

    Var perî'âlemde ammâ sanma âdemden kaçar

    Himmetünden utanub kendüzini ider

    1Âlemde peri var, ama insandan kaçtığını sanma;

    2senin yüceliğinden utanıp kendini gizler.

    Peri saklanıyor ama korkudan değil, utançtan. Sevgiliye yapılan övgü doğaüstü bir varlığı geride bırakacak kadar ileri gidiyor. “Himmet” burada yardım istemekten çok, karşısındakini mahcup eden manevî yüceliği adlandırıyor.

  6. 6

    Göz ucıyla merhabâ itdüm dimiş ol

    Pâdişehdür hâşe-lil'lleh anı kim yalan ider

    1O vefasız, “göz ucuyla selam verdim” demiş;

    2padişahtır, Allah korusun, onu kim yalanlayabilir?

    Gazelin en ince beyti: sevgili selam verdiğini iddia ediyor, âşık ise almadığını söyleyemiyor. Padişah benzetmesi bir nezaket değil, susmak zorunda kalmanın gerekçesi.

  7. 7

    Bî-vefâdan merhabâ gelmez Necâtî kimseye

    Gâlibâ utanduğında kendüye ider

    1Vefasızdan kimseye selam gelmez Necâtî;

    2galiba utandığı için kendine iftira ediyor.

    Mahlas beytinde sevgilinin sözü kendi aleyhine dönüyor: selam vermediği hâlde verdiğini söylemesi, yüz kızarmasıyla birlikte okunuyor. Beyit sevgilinin utancını kesin bir iç dünyaya bağlamadan, söz ile beden işareti arasındaki çelişkiyi öne çıkarıyor.

Kavram sözlüğü (9) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

Türkçe Vikikaynak'taki 142074 numaralı sürüm esas alındı; şairin 15. yüzyıl imlâsı korundu.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Sonraki şiirGamzeler kim cân iline tîr-i müjgân yağdururNecâtî Bey · Gazel

Kavram sözlüğü

9 kavram bulundu.

hâk ile yeksân

Toprakla bir, yerle bir

kerâmet

Olağanüstü hâl, mucize

gedâ

Dilenci, yoksul

tîğ-ı âfitâb

Güneşin kılıcı; batan güneş ışığı

cellâd-ı felek

Feleğin celladı; kaderin öldürücü yüzü

himmet

Yücelik, manevî güç

pinhân

Gizli, saklı

bî-vefâ

Vefasız

bühtân

İftira