Âşinâlar saglıgile eylesün seyrânlar
Dostlara sağlık dileyen bir beyitle açılıp aynı dostları hercâî ilan eden bir beyitle kapanıyor. Arada iki hayat karşılaştırılıyor: yaylakta yiyip içenlerle külhanda pire içinde yatan garip.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Âşinâlar saglıgile eylesün seyrânlar
Durdıgınca bu cihân geldükçe bu devrânlar
1Dostlar sağlıkla gezip eğlensin,
2bu dünya durdukça, bu devirler geldikçe.
- 2
düşdüñ çüñki ey dil bülbül'i gülzârdan
Gitdi güller biz kılalum nâle vü efgânlar
1Ey gönül, gül bahçesinin bülbülünden uzak düştün;
2güller gitti, biz feryat ve figan edelim.
Şair kendi gönlüne “sen” diye sesleniyor: bahçeden ayrı düşen taraf o. İkinci dize kaybı kesinleştirip iş bölümü yapıyor — gitmek güllere, ağlamak bize kaldı. “Nâle vü efgân” çoğul kuruluyor; feryat tek bir olay değil, bundan sonraki uğraş.
- 3
'i nesrînde ârâm eylesün hoş dôstlar
Cismümüze püreler ursun bizüm dendânlar
1Hoş dostlar yaban gülü döşeğinde rahatça dinlensin;
2bizim tenimize pireler dadansın, dişlerimiz onlara vursun.
Beyit iki yatağı karşı karşıya koyuyor: dostların yaban gülünden döşeği, şairin pire kaynayan teni. “Hoş dôstlar” ifadesindeki nezaket, ikinci dizenin kabalığıyla birlikte okununca alaya dönüşüyor. İkinci dizenin söz dizimi kaynakta da devrik.
- 4
Yisün içsün hoş bulur yaylaklarında dem-be-dem
Yudalum biz gam evinde kâse kâse kanlar
1Yesin içsin, yaylalarında her an hoşluk bulsun;
2biz gam evinde kâse kâse kan yutalım.
Karşıtlık bu kez sofrada: onların yaylakta yiyip içmesine karşılık şairin gam evinde kâse kâse kan yutması. Aynı kap iki tarafta da var, yalnız içindeki değişiyor. “Yutmak” hem içmeyi hem sesini kesmeyi anlatıyor.
- 5
Kıldısa cismüñ bu şehrüñ ıssısında çâre ne
Pes mekânıdır garîb olanlaruñ külhânlar
1Bu şehrin sıcağında bedenini böyle kıldıysa ne çare;
2gariplerin mekânı zaten külhanlardır.
Şehrin sıcağı hem gerçek bir sıkıntı hem gurbetin hararetidir. Külhan — hamamın ateş ocağı — Osmanlı şehrinde kimsesizlerin barındığı yerdi; beyit bunu yakınma diye değil, bir kural gibi söylüyor: gariplerin adresi belli.
- 6
Yokdurur Mihrî bu gün da'vâya ma'ni gösterir
Vaz gel hercâ'ilerdür şimdiki yârânlar
1Mihrî, bugün ortaya attığı davaya anlam gösteren yoktur;
2vazgeç, şimdiki dostlar gelgeç gönüllüdür.
Mahlas beytinde şair kendine “vaz gel” diyor. İlk beyitte sağlık dilenen dostlar burada hercâî, yani gelgeç gönüllü ilan ediliyor; gazel açılıştaki duayı kendi eliyle geri alarak kapanıyor. Sitem sevgiliye değil bütün bir çevreye.
Metnin kaynağı
Türkçe Vikikaynak'taki 147692 numaralı sürüm esas alındı. Kaynak bilimsel çeviriyazıyla dizilmiş; macronlar şapkaya, noktalı ünsüzler düz harfe çevrildi, ayın işareti kesme işaretine dönüştürüldü ama silinmedi. Nazal ñ ve noktalama olduğu gibi bırakıldı; kaynaktaki “püreler”, “bülbül'i”, “Bister'i” yazımlarına dokunulmadı.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Gazel bir hayır duası gibi açılıyor: dostlar sağlıkla gezsin, hem de dünya durdukça. Ama sonraki beyitler bu iyi dileğin altını oyacak; başta iyilik dilenen “âşinâlar”, kapanışta “hercâ'i yârânlar” diye anılan aynı kalabalıktır.