Beni şâd eylemedin sen dahi nâ-şâd olasın
Baştan sona bir ilenme gazeli. Her beyit aynı dileği tekrarlar: çektiğimi çek. Nâbî'nin hikemî sükûnetinin altındaki kırgınlığın görülebildiği ender metinlerden.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Beni eylemedin sen dahi olasın
-i âh-ı gariban gibi ber-bâd olasın
1Beni sevindirmedin; sen de sevinçsiz kalasın,
2gariplerin âhının alevi gibi savrulup gidesin.
- 2
Künc-i hicrana olub sen de benim gibi esir
Rûz ü şeb dest-zen-i dâmen-i feryâd olasın
1Sen de benim gibi ayrılık köşesine tutsak olup
2gece gündüz feryadın eteğine yapışasın.
Ceza tam olarak simetrik: aynı köşe, aynı tutsaklık. “Dâmen-i feryâd”ın eteğine yapışmak, çaresizliğin dilencilik gibi görünen hâli.
- 3
Vire nahl-i emelin mîve-i eşk-i
Bir sitem-kâre niyaz etmeğe mu'tâd olasın
1Emel fidanın mahrumiyet gözyaşı meyvesi versin;
2bir zalime yalvarmayı alışkanlık edinesin.
Beddua incelikli: ağaç meyve versin ama meyvesi gözyaşı olsun. İkinci dize daha ağır — yalvarmak alışkanlık hâline geldiğinde onur da bitmiştir.
- 4
Rüzgâr eylesün eflâke gubârın peyvend
Göreyim -i leşker-i bî-dâd olasın
1Rüzgâr tozunu göklere ulaştırsın;
2göreyim, zalim ordusunun ayağı altında ezilesin.
Tozun göğe savrulması yükselme değil dağılma. İkinci dizedeki “göreyim” şairin cezayı uzaktan değil, tanık olarak istediğini gösteriyor.
- 5
Telh-kâm-ı sitemin gör ne çekermiş bilesin
Sen de zehr-âbe-hor-i kâse-i olasın
1Sitemin acısını tadanın ne çektiğini gör de bil;
2sen de hasetçilerin kâsesinden zehir içesin.
Bütün gazelin gerekçesi bu beyitte açık ediliyor: amaç ceza değil, anlaşılmak. “Bilesin” kelimesi ilencin altında bir sitem olduğunu gösteriyor.
- 6
Eyledin Nâbi-i bî-çâreye çok cevr ü sitem
Yok ümidim ki mükâfâtdan âzâd olasın
1Çaresiz Nâbî'ye çok eziyet ve sitem ettin;
2karşılığından kurtulacağına dair umudum yok.
Mahlas beyti bedduayı bir kesinliğe çeviriyor. “Mükâfât” burada ödül değil karşılık demek; şair artık dilemiyor, hükmü bildiriyor.
Metnin kaynağı
Türkçe Vikikaynak'taki 141020 numaralı sürüm esas alındı; imlâsına dokunulmadı.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
İlenme ilk beyitte kuruluyor ve gerekçesi de veriliyor: karşılık. “Şu'le-i âh-ı gariban” — gariplerin âhının alevi — cezanın kaynağını da söylüyor: mağdurların bedduası.