Bir devlet içün çarha temennâdan usandık
Beş beyitlik bir vazgeçiş bildirisi. “Usandık” redifi her beyitte bir şeyi listeden düşürür: makam beklentisi, riya, hırs, dedikodu. Sonunda geriye şiirin kendisi bile kalmaz.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Bir devlet içün çarha temennâdan usandık
Bir içün ağyâra müdârâdan usandık
1Bir makam için feleğe yalvarmaktan usandık;
2bir kavuşma için ellere yaranmaktan usandık.
- 2
Hicrân çekerek zevk-i mülâkâtı unutduk
olarak lezzet-i sahbâdan usandık
1Ayrılık çeke çeke kavuşmanın zevkini unuttuk;
2mahmurluktan şarabın lezzetinden usandık.
Bir şeyin fazlası onu tanınmaz hâle getirir: ayrılık kavuşmayı, mahmurluk şarabı unutturmuş. Nâbî burada bir psikoloji kaydediyor — bıkkınlık, yokluktan değil aşırılıktan doğuyor.
- 3
Düştük katı çokdan heves-i devlete ammâ
Ol dâ’iye-i dağdağa-fermâdan usandık
1Çoktandır makam hevesine düşmüştük ama
2o gürültü buyuran davadan usandık.
Şair hevesi inkâr etmiyor, geçtiğini söylüyor. “Dağdağa-fermâ” — gürültü buyuran — makamın kendisini değil, getirdiği telaşı hedef alıyor.
- 4
Dil gamla dahi dest ü girîbândan usanmaz
Bir yâr içün ağyâr ile gavgâdan usandık
1Gönül kederle boğuşmaktan usanmaz;
2bir sevgili için ellerle kavga etmekten usandık.
Ayrım nettir: gönül içeriden gelen gamla boğuşmaktan usanmaz; konuşan bir sevgili uğruna rakiplerle kavgadan usanır. Hüküm şairin bütün hayatına değil, beyitte ayrılan iki yüke dayanır.
- 5
Nâbî ile ol âfetin ahvâlini nakl et
Efsâne-i Mecnûn ile Leylâ’dan usandık
1Nâbî ile o güzelin hâlini anlat;
2Mecnun ile Leylâ efsanesinden usandık.
Mahlas beyti şiir geleneğinin kendisini listeye ekliyor: klasik aşk hikâyesinden de usanılmış. Yerine önerilen şey ise yaşanmış olan — kendi hâli. Hikemî şiirin efsaneye karşı tecrübeyi savunması bundan açık söylenemezdi.
Metnin kaynağı
Türkçe Vikikaynak'taki 141023 numaralı sürüm esas alındı; imlâsına dokunulmadı.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
İki dize iki ayrı riyayı yan yana koyuyor: makam için feleğe, sevgili için rakiplere. İkisinin de bedeli aynı — kendinden ödün vermek. Redif daha ilk beyitte tonu kuruyor: bu bir şikâyet değil, bir bırakış.