DDizegâhDijital şiir arşivi
Şiirler/Necâtî Bey/Gamzeler kim cân iline tîr-i müjgân yağdurur
Kaynaklı metin
Gazel · 15. yüzyıl

Gamzeler kim cân iline tîr-i müjgân yağdurur

Baştan sona “yağdurur” redifi üzerine kurulu gazel. Ok, gözyaşı, kan, dolu, can ve inci — hepsi sırayla yağar; şiir bir hava durumu gibi ilerler.

Özgün metin
  1. 1

    Gamzeler kim cân iline tîr-i müjgân yağdurur

    Benzer ol Tâtâra kim sihr ile bârân yağdurur

    Günümüz Türkçesi +

    1Can ülkesine kirpik oklarını yağdıran gamzeler,

    2büyüyle yağmur yağdıran Tatar'a benzer.

    Beyit yorumu +

    Redif ilk beyitte kuruluyor ve bir doğa olayı gibi çalışacak. Tatar büyücüsü benzetmesi dönemin halk inanışına dayanıyor; bakış bir hava olayına, saldırı bir büyüye dönüşüyor.

  2. 2

    Fürkatünden gözlerüm geh yaş akıdur gâh kan

    Yoluna îsâr içün dürr ile mercan yağdurur

    Günümüz Türkçesi +

    1Ayrılığından gözlerim bazen yaş akıtır bazen kan;

    2yoluna saçmak için inci ile mercan yağdırır.

    Beyit yorumu +

    Gözyaşı inciye, kan mercana dönüşüyor. Acı burada değere çevriliyor: âşık ağladığı için değil, ağlamasını armağana dönüştürebildiği için değerli.

  3. 3

    Dûd-ı ahumdan duyar ağladuğum halk-ı cihan

    Kara yil esdükce bilürler ki tûfân yağdurur

    Günümüz Türkçesi +

    1Âhımın dumanından cihan halkı ağladığımı anlar;

    2kara yel estikçe bilirler ki fırtına yağdırır.

    Beyit yorumu +

    Halk hava işaretlerinden âşığın hâlini okuyor. “Kara yel” gerçek bir meteoroloji bilgisi ve Necâtî onu şiirin içine tereddütsüz alıyor — divan şiirinin gündelik bilgiyle uzlaşması.

  4. 4

    Ol kadar akdi gözümün yaşları kim geldi kan

    Şimdiden gerû akan seyl-âbı kandan yağdurur

    Günümüz Türkçesi +

    1Gözümün yaşları o kadar aktı ki kan geldi;

    2bundan sonra akan sel suyunu kandan yağdırır.

    Beyit yorumu +

    Fizyolojik bir mantık: yaş tükenince kan gelir. Şair mecazı bir süreç olarak kuruyor, tek bir imge olarak değil — ağlamanın bir sonu ve ötesi var.

  5. 5

    Leblerünün sâğarından sâki-i îsî-nefes

    Cür'a diyu ehl-i meclis üstine cân yağdurur

    Günümüz Türkçesi +

    1Dudaklarının kadehinden İsa nefesli sâkî,

    2yudum diye meclis halkının üstüne can yağdırır.

    Beyit yorumu +

    İsa'nın ölüleri dirilten nefesi anılıyor: sâkînin dağıttığı şey şarap değil hayat. Meclis bir ayin sahnesine dönüşüyor.

  6. 6

    İşiğünde âhum işiden döker göz yaşların

    Nitekim kıble yili esse firâvân yağdurur

    Günümüz Türkçesi +

    1Kapında âhımı duyan gözyaşı döker;

    2nasıl ki kıble yeli eserse bol yağmur yağdırır.

    Beyit yorumu +

    İkinci bir rüzgâr adı: kıble yeli. Necâtî iki farklı yeli iki farklı sonuca bağlıyor — biri fırtına, biri bereket. Âhın etkisi bulaşıcı: duyan da ağlıyor.

  7. 7

    San yağar bârân-ı hışm ile tegerg-i pür-belâ

    Ol kemân-ebrû kaçan tir ile peykân yağdurur

    Günümüz Türkçesi +

    1O yay kaşlı, ok ve temren yağdırdığında

    2sanki öfke yağmuruyla belâ dolusu yağar.

    Beyit yorumu +

    Dolu tanesi ok ucuna benzetiliyor. Gazelin başındaki “ok yağdıran gamze” burada tam bir fırtınaya büyümüş — redif altı beyitte şiddetini artırarak ilerledi.

  8. 8

    Zülfün ucından gönüller düşdüğin gören sanur

    Ejdehâdur kim ağızdan nâr-ı sûzan yağdurur

    Günümüz Türkçesi +

    1Saçının ucundan gönüllerin düştüğünü gören,

    2ağzından yakıcı ateş yağdıran bir ejderha sanır.

    Beyit yorumu +

    Saç bir ejderhaya dönüşüyor ve düşen gönüller onun ağzından çıkan ateş gibi görünüyor. İmge bakışı yanıltma üzerine kurulu: gören yanlış anlıyor, ama yanlış anlaması manzarayı doğru tarif ediyor.

  9. 9

    Ey Necati kilk-i gevher-bâruna kıymet mi var

    Dürr olur her katre kim ol ebr-i nisan yağdurur

    Günümüz Türkçesi +

    1Ey Necâtî, cevher yağdıran kalemine paha biçilir mi?

    2Nisan bulutunun yağdırdığı her damla inci olur.

    Beyit yorumu +

    Mahlas beytinde redif son kez dönüyor ve bu kez yağdıran şey şairin kalemi. Halk inanışına göre nisan yağmurunun damlası istiridyeye düşünce inci olur; Necâtî kendi sözünü o damlaya benzetiyor. Gazel boyunca yağan ok, kan ve ateş, sonunda inciye dönüşüyor.

Kaynak

Metnin kaynağı

Türkçe Vikikaynak'taki 141040 numaralı sürüm esas alındı; şairin 15. yüzyıl imlâsı korundu.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Necâtî Bey şiirleri arasında gezinin

Şair profiline dön →