Nice kâkül nice mu sünbül-i gül-bûdur bu
Her beyit “bu” ile bitiyor ve her seferinde başka bir şeyi işaret ediyor. Gazel bir şaşkınlık listesi: saç, ben, peri, kılıç, pencere ve sonunda şairin kendi sözü.
- 1
Nice kâkül nice mu sünbül-i gül-bûdur bu
Dili uşşâkı perişan idici budur bu
Günümüz Türkçesi +
1Bu ne kâkül, ne kıl — gül kokulu bir sümbül müdür bu?
2Âşıkların gönlünü darmadağın eden işte budur.
- 2
Ne gönül kodı ne göz hâl-i ruh u ârız-ı dost
Oda yanmaz suya batmaz nice câdûdur bu
Günümüz Türkçesi +
1Dostun yanağındaki ben ne gönül bıraktı ne göz;
2ateşte yanmaz suda batmaz, bu nasıl bir cadıdır?
Beyit yorumu +
Halk inanışında cadı sınavı ateş ve sudur; ikisinden de geçen suçlu sayılır. Sevgilinin beni bu sınavı geçiyor, yani suçu kanıtlanamıyor — ve tam bu yüzden en tehlikelisi.
- 3
Umarın haşrda cân oynaduğumdan duyalar
Mah-rûlar diyeler bir birine odur bu
Günümüz Türkçesi +
1Umarım kıyamette can verdiğimden haberdar olurlar;
2ay yüzlüler birbirine “işte odur bu” derler.
Beyit yorumu +
Şairin tek arzusu tanınmak — ama bu dünyada değil, kıyamette. “Odur bu” cümlesi redifi bir teşhis ifadesine çeviriyor: sonunda işaret edilen kişi âşığın kendisi olacak.
- 4
Yüri yıllarla yilersen yetemezsin ey dil
Şol cihetden ki perî şivelü ahudur bu
Günümüz Türkçesi +
1Yürü, yıllarca koşsan da yetişemezsin ey gönül;
2çünkü bu, peri edalı bir ceylandır.
Beyit yorumu +
Kovalama baştan kaybedilmiş: peri hızı ile ceylan ürkekliği bir arada. Gönle verilen öğüt umut değil, mesafenin kapanmayacağını kabul etmek.
- 5
Tenüme ayru irer cânuma aynı sitemün
Tîg-i hûn-rîz-i cefâ-pîşeden ayrudur bu
Günümüz Türkçesi +
1Sitemin tenime ayrı, canıma aynı biçimde işler;
2bu, kan döken o cefa alışkanı kılıçtan farklıdır.
Beyit yorumu +
İnce bir ayrım yapılıyor: sıradan kılıç bedeni yarar, sevgilinin sitemi hem bedene hem cana işler ve ikisine farklı davranır. Acının tarifi tıbbî bir kesinlik kazanıyor.
- 6
Gözümün penceresin yapmağa hükm eyledi şer'
Ki nlgârun harem-i hüsnine karşudur bu
Günümüz Türkçesi +
1Şeriat gözümün penceresini kapatmaya hükmetti;
2çünkü bu, sevgilinin güzellik haremine bakıyor.
Beyit yorumu +
Hukukî bir hüküm devreye giriyor: mahremiyete bakan pencere kapatılır. Necâtî fıkıh dilini gazele sokuyor ve âşığın bakışını bir imar suçu olarak sunuyor.
- 7
Yine sihr itdi Necâtî nice söz nice gazel
Leb-i dil-ber sıfatında bir içim sudur bu
Günümüz Türkçesi +
1Necâtî yine büyü yaptı — ne söz, ne gazel!
2Sevgilinin dudağı gibi bir içim sudur bu.
Beyit yorumu +
Mahlas beytinde redif son kez işaret ediyor ve bu kez gösterdiği şey gazelin kendisi. İlk beyitte tanımlanamayan sevgilinin saçı, son beyitte tanımlanabilen bir şeye dönüşüyor: şairin sözü. “Bir içim su” hem sadelik hem güzellik iddiası.
Metnin kaynağı
Türkçe Vikikaynak'taki 141035 numaralı sürüm esas alındı; şairin 15. yüzyıl imlâsı korundu.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Beyit yorumu +
Gazel bir tanımlama girişimiyle açılıyor ve başarısız oluyor: kâkül mü, kıl mı, sümbül mü belli değil. Şaşkınlık redifi kuruyor — “bu” işaret ediyor ama adlandıramıyor.