DDizegâhDijital şiir arşivi
Şiirler/Necâtî Bey/Nice kâkül nice mu sünbül-i gül-bûdur bu
Kaynaklı metin
Gazel · 15. yüzyıl

Nice kâkül nice mu sünbül-i gül-bûdur bu

Her beyit “bu” ile bitiyor ve her seferinde başka bir şeyi işaret ediyor. Gazel bir şaşkınlık listesi: saç, ben, peri, kılıç, pencere ve sonunda şairin kendi sözü.

Özgün metin
  1. 1

    Nice kâkül nice mu sünbül-i gül-bûdur bu

    Dili uşşâkı perişan idici budur bu

    Günümüz Türkçesi +

    1Bu ne kâkül, ne kıl — gül kokulu bir sümbül müdür bu?

    2Âşıkların gönlünü darmadağın eden işte budur.

    Beyit yorumu +

    Gazel bir tanımlama girişimiyle açılıyor ve başarısız oluyor: kâkül mü, kıl mı, sümbül mü belli değil. Şaşkınlık redifi kuruyor — “bu” işaret ediyor ama adlandıramıyor.

  2. 2

    Ne gönül kodı ne göz hâl-i ruh u ârız-ı dost

    Oda yanmaz suya batmaz nice câdûdur bu

    Günümüz Türkçesi +

    1Dostun yanağındaki ben ne gönül bıraktı ne göz;

    2ateşte yanmaz suda batmaz, bu nasıl bir cadıdır?

    Beyit yorumu +

    Halk inanışında cadı sınavı ateş ve sudur; ikisinden de geçen suçlu sayılır. Sevgilinin beni bu sınavı geçiyor, yani suçu kanıtlanamıyor — ve tam bu yüzden en tehlikelisi.

  3. 3

    Umarın haşrda cân oynaduğumdan duyalar

    Mah-rûlar diyeler bir birine odur bu

    Günümüz Türkçesi +

    1Umarım kıyamette can verdiğimden haberdar olurlar;

    2ay yüzlüler birbirine “işte odur bu” derler.

    Beyit yorumu +

    Şairin tek arzusu tanınmak — ama bu dünyada değil, kıyamette. “Odur bu” cümlesi redifi bir teşhis ifadesine çeviriyor: sonunda işaret edilen kişi âşığın kendisi olacak.

  4. 4

    Yüri yıllarla yilersen yetemezsin ey dil

    Şol cihetden ki perî şivelü ahudur bu

    Günümüz Türkçesi +

    1Yürü, yıllarca koşsan da yetişemezsin ey gönül;

    2çünkü bu, peri edalı bir ceylandır.

    Beyit yorumu +

    Kovalama baştan kaybedilmiş: peri hızı ile ceylan ürkekliği bir arada. Gönle verilen öğüt umut değil, mesafenin kapanmayacağını kabul etmek.

  5. 5

    Tenüme ayru irer cânuma aynı sitemün

    Tîg-i hûn-rîz-i cefâ-pîşeden ayrudur bu

    Günümüz Türkçesi +

    1Sitemin tenime ayrı, canıma aynı biçimde işler;

    2bu, kan döken o cefa alışkanı kılıçtan farklıdır.

    Beyit yorumu +

    İnce bir ayrım yapılıyor: sıradan kılıç bedeni yarar, sevgilinin sitemi hem bedene hem cana işler ve ikisine farklı davranır. Acının tarifi tıbbî bir kesinlik kazanıyor.

  6. 6

    Gözümün penceresin yapmağa hükm eyledi şer'

    Ki nlgârun harem-i hüsnine karşudur bu

    Günümüz Türkçesi +

    1Şeriat gözümün penceresini kapatmaya hükmetti;

    2çünkü bu, sevgilinin güzellik haremine bakıyor.

    Beyit yorumu +

    Hukukî bir hüküm devreye giriyor: mahremiyete bakan pencere kapatılır. Necâtî fıkıh dilini gazele sokuyor ve âşığın bakışını bir imar suçu olarak sunuyor.

  7. 7

    Yine sihr itdi Necâtî nice söz nice gazel

    Leb-i dil-ber sıfatında bir içim sudur bu

    Günümüz Türkçesi +

    1Necâtî yine büyü yaptı — ne söz, ne gazel!

    2Sevgilinin dudağı gibi bir içim sudur bu.

    Beyit yorumu +

    Mahlas beytinde redif son kez işaret ediyor ve bu kez gösterdiği şey gazelin kendisi. İlk beyitte tanımlanamayan sevgilinin saçı, son beyitte tanımlanabilen bir şeye dönüşüyor: şairin sözü. “Bir içim su” hem sadelik hem güzellik iddiası.

Kaynak

Metnin kaynağı

Türkçe Vikikaynak'taki 141035 numaralı sürüm esas alındı; şairin 15. yüzyıl imlâsı korundu.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Necâtî Bey şiirleri arasında gezinin

Şair profiline dön →