Şevk-i ruhsârunla dil zülf-i dü-tâdan korkmaz
Sekiz beyit boyunca “korkmaz” redifi tekrarlanır. Gazel bir korkusuzluk beyanı gibi başlar, sonda Tanrı'dan korkmayan bir vefasızın teşhisine varır.
- 1
Şevk-i ruhsârunla dil zülf-i dü-tâdan korkmaz
Ârzû-yi gene idenler ejdehâdan korkmaz
Günümüz Türkçesi +
1Yüzünün coşkusuyla gönül, iki büklüm saçtan korkmaz;
2hazine isteyenler ejderhadan korkmaz.
- 2
Eydünüz uşşâkı zâhid nâr ile korkutmasun
Arif olan îrteye kalan belâdan korkmaz
Günümüz Türkçesi +
1Söyleyin, zahit âşıkları ateşle korkutmasın;
2arif olan yarına kalmış belâdan korkmaz.
Beyit yorumu +
Cehennem tehdidi geçersiz ilan ediliyor: bugünkü yangını yaşayan yarınki ateşi umursamaz. “İrteye kalan” yani yarına kalan ifadesi zamanı bir ölçüt yapıyor.
- 3
Işk elinden akl âciz olduğun ayb eylemen
Bir raiyyet var mıdur kim pâdişâdan korkmaz
Günümüz Türkçesi +
1Aklın aşk karşısında âciz kalmasını ayıplamayın;
2padişahtan korkmayan bir uyruk var mıdır?
Beyit yorumu +
Siyasî bir benzetme: aşk padişah, akıl uyruk. Aklın yenilmesi bir zayıflık değil, hiyerarşinin doğal sonucu. Necâtî soyut bir çatışmayı devlet diline çeviriyor.
- 4
Rihlet eyyamında gamdan incine sanma beni
Korkulu yollarda kişi âşinâdan korkmaz
Günümüz Türkçesi +
1Göç günlerinde kederden incindiğimi sanma;
2korkulu yollarda insan tanıdığından korkmaz.
Beyit yorumu +
Gam bir yol arkadaşına dönüşüyor. Tehlikeli yolda tanıdık bir yüz güven verir — dert artık düşman değil, alışılmış bir refakatçi.
- 5
Eşk ü ahumdan sakınmaz lâ-cerem serv ile gül
Cûydan İncinmez ü bâd-ı sabâdan korkmaz
Günümüz Türkçesi +
1Servi ile gül elbette gözyaşımdan ve âhımdan sakınmaz;
2biri ırmaktan incinmez, öteki sabah rüzgârından korkmaz.
Beyit yorumu +
Doğa âşığın acısına kayıtsız: servi suyu sever, gül rüzgârı. Âşığın gözyaşı ve âhı onlar için besleyici — acı hiçbir yerde etki bırakmıyor.
- 6
Ol cefâ-gâr eylemez feryâd ü ahumdan hâzer
Cennetim handan güli bâd-ı sabâdan korkmaz
Günümüz Türkçesi +
1O cefa edici feryadımdan ve âhımdan çekinmez;
2cennetimin gülen gülü sabah rüzgârından korkmaz.
Beyit yorumu +
Önceki beytin imgesi tekrarlanıp sevgiliye uygulanıyor. “Cennetim handan güli” tamlaması sevgiliyi bir bahçenin ortasına yerleştiriyor; oraya âşığın feryadı ulaşmıyor.
- 7
Düşmanı yâr idinüb yârum unutdı yârını
Yârını anmaz diriga ol Hudâdan korkmaz
Günümüz Türkçesi +
1Sevgilim düşmanı dost edinip dostunu unuttu;
2yazık, dostunu anmayan o kişi Tanrı'dan korkmaz.
Beyit yorumu +
Redif burada en ağır anlamına ulaşıyor. Yedi beyit boyunca korkusuzluk bir erdemdi; bu beyitte suça dönüşüyor. Vefasızlık, Tanrı korkusunun yokluğu olarak teşhis ediliyor.
- 8
Havf ider sanma mahallende Necati'den rakib
Pâdişâhum bellüdür kimi seg gedâdan korkmaz
Günümüz Türkçesi +
1Mahallende rakibin Necâtî'den korktuğunu sanma;
2padişahım, belli ki köpek dilenciden korkmaz.
Beyit yorumu +
Mahlas beytinde şair kendini en aşağı konuma yerleştiriyor: rakip köpek, kendisi dilenci. Gazel bir korkusuzluk beyanıyla açılıp, korkulmaya değer bulunmamanın itirafıyla kapanıyor.
Metnin kaynağı
Türkçe Vikikaynak'taki 141038 numaralı sürüm esas alındı; şairin 15. yüzyıl imlâsı korundu.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Beyit yorumu +
Redif ilk beyitte gerekçesini de veriyor: hazine bekleyen bekçiden korkmaz. Halk masalındaki ejderha-hazine eşleşmesi gazelin bütün mantığını kuruyor — değerli olan şey her zaman korunur.