DDizegâhDijital şiir arşivi
Şiirler/Necâtî Bey/Şevk-i ruhsârunla dil zülf-i dü-tâdan korkmaz
Gazel · 15. yüzyıl

Şevk-i ruhsârunla dil zülf-i dü-tâdan korkmaz

Sekiz beyit boyunca “korkmaz” redifi tekrarlanır. Gazel bir korkusuzluk beyanı gibi başlar, sonda Tanrı'dan korkmayan bir vefasızın teşhisine varır.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    Şevk-i ruhsârunla dil zülf-i dü-tâdan korkmaz

    Ârzû-yi idenler ejdehâdan korkmaz

    1Yüzünün coşkusuyla gönül, iki büklüm saçtan korkmaz;

    2hazine isteyenler ejderhadan korkmaz.

    Redif ilk beyitte gerekçesini de veriyor: hazine bekleyen bekçiden korkmaz. Halk masalındaki ejderha-hazine eşleşmesi gazelin bütün mantığını kuruyor — değerli olan şey her zaman korunur.

  2. 2

    Eydünüz uşşâkı nâr ile korkutmasun

    Arif olan îrteye kalan belâdan korkmaz

    1Söyleyin, zahit âşıkları ateşle korkutmasın;

    2arif olan yarına kalmış belâdan korkmaz.

    Cehennem tehdidi geçersiz ilan ediliyor: bugünkü yangını yaşayan yarınki ateşi umursamaz. “İrteye kalan” yani yarına kalan ifadesi zamanı bir ölçüt yapıyor.

  3. 3

    Işk elinden akl âciz olduğun ayb eylemen

    Bir var mıdur kim pâdişâdan korkmaz

    1Aklın aşk karşısında âciz kalmasını ayıplamayın;

    2padişahtan korkmayan bir uyruk var mıdır?

    Siyasî bir benzetme: aşk padişah, akıl uyruk. Aklın yenilmesi bir zayıflık değil, hiyerarşinin doğal sonucu. Necâtî soyut bir çatışmayı devlet diline çeviriyor.

  4. 4

    eyyamında gamdan incine sanma beni

    Korkulu yollarda kişi âşinâdan korkmaz

    1Göç günlerinde kederden incindiğimi sanma;

    2korkulu yollarda insan tanıdığından korkmaz.

    Gam bir yol arkadaşına dönüşüyor. Tehlikeli yolda tanıdık bir yüz güven verir — dert artık düşman değil, alışılmış bir refakatçi. “Rihlet” hem yolculuğu hem ölümü düşündürdüğünden bu tanışıklık son yolun korkusunu da azaltıyor.

  5. 5

    Eşk ü ahumdan sakınmaz lâ-cerem serv ile gül

    Cûydan İncinmez ü bâd-ı sabâdan korkmaz

    1Servi ile gül elbette gözyaşımdan ve âhımdan sakınmaz;

    2biri ırmaktan incinmez, öteki sabah rüzgârından korkmaz.

    Doğa âşığın acısına kayıtsız: servi suyu sever, gül rüzgârı. Âşığın gözyaşı ve âhı onlar için besleyici — acı hiçbir yerde etki bırakmıyor. İki dize, gözyaşını ırmağa ve âhı sabah yeline çevirerek şairin duygusunu bahçenin olağan düzenine katıyor.

  6. 6

    Ol cefâ-gâr eylemez feryâd ü ahumdan

    Cennetim handan güli bâd-ı sabâdan korkmaz

    1O cefa edici feryadımdan ve âhımdan çekinmez;

    2cennetimin gülen gülü sabah rüzgârından korkmaz.

    Önceki beytin imgesi tekrarlanıp sevgiliye uygulanıyor. “Cennetim handan güli” tamlaması sevgiliyi bir bahçenin ortasına yerleştiriyor; oraya âşığın feryadı ulaşmıyor.

  7. 7

    Düşmanı yâr idinüb yârum unutdı yârını

    Yârını anmaz diriga ol Hudâdan korkmaz

    1Sevgilim düşmanı dost edinip dostunu unuttu;

    2yazık, dostunu anmayan o kişi Tanrı'dan korkmaz.

    Redif burada en ağır anlamına ulaşıyor. Yedi beyit boyunca korkusuzluk bir erdemdi; bu beyitte suça dönüşüyor. Vefasızlık, Tanrı korkusunun yokluğu olarak teşhis ediliyor.

  8. 8

    Havf ider sanma mahallende Necati'den rakib

    Pâdişâhum bellüdür kimi gedâdan korkmaz

    1Mahallende rakibin Necâtî'den korktuğunu sanma;

    2padişahım, belli ki köpek dilenciden korkmaz.

    Mahlas beytinde şair kendini en aşağı konuma yerleştiriyor: rakip köpek, kendisi dilenci. Gazel bir korkusuzluk beyanıyla açılıp, korkulmaya değer bulunmamanın itirafıyla kapanıyor.

Kavram sözlüğü (11) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

Türkçe Vikikaynak'taki 141038 numaralı sürüm esas alındı; şairin 15. yüzyıl imlâsı korundu.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Sonraki şiirYâra ne ey müddeî çok çok gün ahumdan benümNecâtî Bey · Gazel

Kavram sözlüğü

11 kavram bulundu.

ruhsâr

Yüz, yanak

zülf-i dü-tâ

İki büklüm, kıvrımlı saç

gene

kaynakta böyle dizilmiş; hazine anlamındaki “genc” sözünün izafetli biçimi olarak okunur

zâhid

Dünya zevklerinden kaçınan sofu

ârif

Hakikati bilen, irfan sahibi

raiyyet

Uyruk, yönetilen halk

rihlet

Göç, yolculuk; ölüm

âşinâ

Tanıdık

Irmak, akarsu

hâzer

Çekinme, sakınma

seg

Köpek