DDizegâhDijital şiir arşivi
Şiirler/Enderunlu Fâzıl/Behey Âfet Ne Kıyâmetsin Sen
Şarkı · 18.–19. yüzyıl

Behey Âfet Ne Kıyâmetsin Sen

Her bendin sonunda sevgilinin nasıl bir afet olduğunun yeni anlaşıldığını söyleyen şarkı, geç fark edilen güzellik için özür diler; iç ve dış güzelliği, mum-pervane bağlılığıyla tamamlar.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    Behey ne kıyâmetsin sen

    Âşıkıñ cânına hasretsin sen

    İşidürüm ki bir var imiş

    Şimdi bildim ki ne âfetsin sen

    1Hey afet, sen nasıl bir kıyametsin!

    2Âşığının canında dinmeyen özlemsin.

    3Bir afet bulunduğunu duyardım;

    4şimdi senin nasıl bir afet olduğunu anladım.

    Tekrarlanan son dize, sevgilinin etkisini ancak karşılaşmadan sonra kavrayan şaşkınlığı büyütür. Sevgili âşığın canında dinmeyen özlemken ‘afet’ ve ‘kıyamet’ sözleri bu çekimi bütün iç düzeni bozan bir olaya dönüştürür.

  2. 2

    idüp hüsniñe geç bakdım ise

    Seni sâ'irlere beñzetdim ise

    Bilmeyüp zerre kusûr itdüm ise

    Şimdi bildim ki ne âfetsin sen

    1Güzelliğine geç baktıysam bağışla;

    2seni başkalarına benzettiysem,

    3bilmeden en küçük kusuru işlediysem,

    4şimdi senin nasıl bir afet olduğunu anladım.

    İkinci bent geç bakış, başkasına benzetme ve küçük kusur için art arda özür diler. Bu üç ihtimal, sevgilinin benzersizliğini zamanında anlayamamanın konuşucu açısından ahlaki bir eksiklik sayıldığını gösterir.

  3. 3

    Seni idüp ol âhir

    Añladım hüsniñi

    Ehl-i aşka ne belâsın kâfir

    Şimdi bildim ki ne âfetsin sen

    1Sonunda seni doğru değerlendirip

    2güzelliğini içten ve dıştan anladım.

    3Aşk ehline ne büyük belâsın, acımasız güzel;

    4şimdi senin nasıl bir afet olduğunu anladım.

    Sevgilinin iç ve dış güzelliği sonunda “doğru” değerlendirilir. “Kâfir” ifadesi güncel inanç hükmü değil tarihsel mazmundur; aşk ehline acımasızca bela veren güzeli abartılı biçimde niteler.

  4. 4

    Saña Fâzıl dahı dîvâne imiş

    Hayli dem şem'iñe imiş

    Sende bu cezbe-i zîbâ ne imiş

    Şimdi bildim ki ne âfetsin sen

    1Fâzıl da sana çılgınca tutulmuş;

    2uzun zamandır mumunun pervanesiymiş.

    3Sendeki bu güzel çekim neymiş!

    4Şimdi senin nasıl bir afet olduğunu anladım.

    Makta Fâzıl'ı uzun zamandır sevgilinin mumuna dönen pervane yapar. Daha önce var olan bağlılığın şimdi anlaşılması, güzel çekim gücünü hem geçmişe yayılan hem geç fark edilen bir cezbe kılar.

Kavram sözlüğü (8) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

DEU-AVESIS.093eb627-58cb-4491-b014-6db560254022:s6-pdf966. Şarkıyât 6; basılı s.950/PDF 966. Numara, tam bentler, sonraki şarkı sınırı, özel fontun Unicode karşılıkları ve basılı aruz kalıbı PDF görselinde doğrulandı. Dipnot/aparat gövde dışıdır. CC BY profil sayfasında exact PDF bağlantısına komşudur; PDF içine gömülü değildir.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Sonraki şiirÇarh Mir'ât-ı Dil-i Sâfımı Tekdîr İtdi
Çarh mir'ât-ı dil-i sâfımı tekdîr itdi
Enderunlu Fâzıl · Gazel

Kavram sözlüğü

8 kavram bulundu.

âfet

Büyük bela; çok etkileyici güzel

kıyâmet

Düzeni altüst eden olay

afv

Bağışlama

sâ'ir

Başka, diğer

tashîh

Doğru değerlendirme

bâtın

İç yüz

zâhir

Dış görünüş

pervâne

Mum çevresinde dönen kelebek