DDizegâhDijital şiir arşivi
Şiirler/Abdal Musa/Ben Hocamdan Aldum Böyle Dersümü
Nefes · 14. yüzyıl

Ben Hocamdan Aldum Böyle Dersümü

Nefes, hocadan alınan sırrı Hû zikri, kutsal anlatılar ve aşk sarhoşluğu üzerinden işler; basılı tanığın son dizesi eksik olduğu için boşluk tamamlanmaz.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    Ben hocamdan aldum böyle dersümü

    Okur idüm deyu

    Kimse bilmez şu dünyada sırrumu

    Ta ezelden çağururum deyu

    1Ben hocamdan aldım böyle dersimi

    2Okurdum eliften bâya diye

    3Kimse bilmez şu dünyada sırrımı

    4Ta ezelden çağırırım Hû diye

    Hocadan alınan ders, eliften bâya okuma ile Hû zikrini aynı dörtlükte birleştirir. Dışarıdan öğrenilen harfler, kimsenin bilmediği sır ve ezelden gelen çağrı sayesinde iç bilgiye dönüşür.

  2. 2

    Kimin kimin fakirdür

    Kimin döğüp söğüp kimin okudur

    Dediler bu meydan kimin hakkıdur

    Kim dedi ki şu murdarı yu deyu

    1Kimini özgür bırakır, kimi de fakirdir

    2Kimini döver söver, kimini okutur

    3Dediler: Bu meydan kimin hakkıdır?

    4Kim dedi: Şu murdarı yıka diye?

    Özgür bırakma, yoksul etme, dövme, sövme ve okutma fiilleri kudretin çelişkili görünüşlerini sıralar. Meydanın kime ait olduğu sorusu, murdarı yıkama buyruğuyla arınma meselesine bağlanır.

  3. 3

    Evvel ekşi narken, üzüm çoğ iken

    Davut sofradayken, bıçak yoğ iken

    İsmaile inen kurban, sağ iken

    Kime dedi şu lokmayı soy deyu

    1Önce koruk ekşi, üzüm çok iken

    2Davut sofradayken, bıçak yok iken

    3İsmaile inen kurban, sağ iken

    4Kime dedi şu lokmayı soy diye?

    Koruk, üzüm, Davut’un sofrası, bıçak, İsmail’in kurbanı ve lokma aynı zaman bilmecesinde buluşur. Dörtlük, kutsal kıssaları kronolojik cevap değil irfan sorusu olarak peş peşe getirir.

  4. 4

    Fatma ana can Alinin gülünü

    Miraçtan inerken öpmüş elinü

    Hak, Yezide kokturmadı gülünü

    Muhammedin yadigârı bu deyu

    1Fatma Ana, can Ali’nin gülünü

    2Miraç’tan inerken öpmüş elini

    3Hak, Yezid’e koklatmadı gülünü

    4Muhammed’in yadigârı bu diye

    Fatma Ana’nın Ali’nin gülünü öpmesi ve Yezid’in bu güle dokunamaması, Ehl-i Beyt sevgisini koku ve gül imgeleriyle anlatır. “Muhammed’in yadigârı” sözü kutsal soy bağını mühürler.

  5. 5

    «Abdal Musam» anda bir içtüm,

    İçtüm ol toluyu kendümden geçtüm

    ateşine yandum tutuştum

    .............................. ........................

    1“Abdal Musa’m” orada bir dolu içtim,

    2İçtim o doluyu, kendimden geçtim

    3Aşkın ateşine yandım, tutuştum

    4.............................. ........................

    Abdal Musa adıyla içilen dolu, kendinden geçme ve aşk ateşinde yanma hâline dönüşür. Son satırın basılı tanıkta bütünüyle noktalı kalması, nefesin nihai sözünü bilinmez bırakır; boşluk doldurulmaz.

Kavram sözlüğü (8) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

Aidiyet doğrulandı

Şiir, bağlı kaynakta Abdal Musa (kaynak atfı; kesinlik caveatıyla) adına kayıtlıdır; başlık, gövde ve şair kimliği sabit kaynak zinciriyle eşleştirilmiştir.

Atıf kanıtını aç ↗

Metin, Türkçe Vikikaynak'ın 143957 numaralı sabit revizyonuna bağlıdır. Günümüz Türkçesi ve açıklamalar ayrı editoryal katmandır.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Önceki şiirMuhammed Ali’nin kıldığı da’vâAbdal Musa · Nefes

Kavram sözlüğü

8 kavram bulundu.

elif’ten ba’ya

Arap alfabesinin ilk iki harfi üzerinden başlangıçtan öğrenmeyi anlatan söz.

Tasavvuf dilinde Allah’ı anmak için kullanılan “O” zamiri.

âzatlayup

Özgür bırakarak.

murdar

Kirli, pis; burada manevî kirlilik çağrışımı taşır.

Miraç

Hz. Muhammed’in göğe yükselişini anlatan dinî hadise.

yadigâr

Hatıra olarak kalan şey.

tolu

Dolu; tekke şiirinde aşk nasibi ve içki imgesi.

Işkun

Aşkın; tasavvufî bağlamda ilahî sevginin.