Ben Hocamdan Aldum Böyle Dersümü
Nefes, hocadan alınan sırrı Hû zikri, kutsal anlatılar ve aşk sarhoşluğu üzerinden işler; basılı tanığın son dizesi eksik olduğu için boşluk tamamlanmaz.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Ben hocamdan aldum böyle dersümü
Okur idüm deyu
Kimse bilmez şu dünyada sırrumu
Ta ezelden çağururum deyu
1Ben hocamdan aldım böyle dersimi
2Okurdum eliften bâya diye
3Kimse bilmez şu dünyada sırrımı
4Ta ezelden çağırırım Hû diye
- 2
Kimin kimin fakirdür
Kimin döğüp söğüp kimin okudur
Dediler bu meydan kimin hakkıdur
Kim dedi ki şu murdarı yu deyu
1Kimini özgür bırakır, kimi de fakirdir
2Kimini döver söver, kimini okutur
3Dediler: Bu meydan kimin hakkıdır?
4Kim dedi: Şu murdarı yıka diye?
Özgür bırakma, yoksul etme, dövme, sövme ve okutma fiilleri kudretin çelişkili görünüşlerini sıralar. Meydanın kime ait olduğu sorusu, murdarı yıkama buyruğuyla arınma meselesine bağlanır.
- 3
Evvel ekşi narken, üzüm çoğ iken
Davut sofradayken, bıçak yoğ iken
İsmaile inen kurban, sağ iken
Kime dedi şu lokmayı soy deyu
1Önce koruk ekşi, üzüm çok iken
2Davut sofradayken, bıçak yok iken
3İsmaile inen kurban, sağ iken
4Kime dedi şu lokmayı soy diye?
Koruk, üzüm, Davut’un sofrası, bıçak, İsmail’in kurbanı ve lokma aynı zaman bilmecesinde buluşur. Dörtlük, kutsal kıssaları kronolojik cevap değil irfan sorusu olarak peş peşe getirir.
- 4
Fatma ana can Alinin gülünü
Miraçtan inerken öpmüş elinü
Hak, Yezide kokturmadı gülünü
Muhammedin yadigârı bu deyu
1Fatma Ana, can Ali’nin gülünü
2Miraç’tan inerken öpmüş elini
3Hak, Yezid’e koklatmadı gülünü
4Muhammed’in yadigârı bu diye
Fatma Ana’nın Ali’nin gülünü öpmesi ve Yezid’in bu güle dokunamaması, Ehl-i Beyt sevgisini koku ve gül imgeleriyle anlatır. “Muhammed’in yadigârı” sözü kutsal soy bağını mühürler.
- 5
«Abdal Musam» anda bir içtüm,
İçtüm ol toluyu kendümden geçtüm
ateşine yandum tutuştum
.............................. ........................
1“Abdal Musa’m” orada bir dolu içtim,
2İçtim o doluyu, kendimden geçtim
3Aşkın ateşine yandım, tutuştum
4.............................. ........................
Abdal Musa adıyla içilen dolu, kendinden geçme ve aşk ateşinde yanma hâline dönüşür. Son satırın basılı tanıkta bütünüyle noktalı kalması, nefesin nihai sözünü bilinmez bırakır; boşluk doldurulmaz.
Metnin kaynağı
Şiir, bağlı kaynakta Abdal Musa (kaynak atfı; kesinlik caveatıyla) adına kayıtlıdır; başlık, gövde ve şair kimliği sabit kaynak zinciriyle eşleştirilmiştir.
Atıf kanıtını aç ↗Metin, Türkçe Vikikaynak'ın 143957 numaralı sabit revizyonuna bağlıdır. Günümüz Türkçesi ve açıklamalar ayrı editoryal katmandır.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Hocadan alınan ders, eliften bâya okuma ile Hû zikrini aynı dörtlükte birleştirir. Dışarıdan öğrenilen harfler, kimsenin bilmediği sır ve ezelden gelen çağrı sayesinde iç bilgiye dönüşür.