DDizegâhDijital şiir arşivi
Şiirler/Abdal Musa/Muhammed Ali’nin kıldığı da’vâ
Nefes · 14. yüzyıl

Muhammed Ali’nin kıldığı da’vâ

Beş dörtlük aynı redifle biter ve meydana her seferinde yeni bir ad takılır: var, er, sır, kâr, gör, dar. Üçü tek ses farkıyla kurulan karşıtlıklardan doğar — yok/var, ar/er, kör/gör. Mahlas dörtlüğü sıralamayı urganda kapatır.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    Muhammed Ali’nin kıldığı

    Yok meydanı değil var meydanıdır

    Muhammed kırklara eyledi

    meydanı değil er meydanıdır

    1Muhammed ile Ali'nin ortaya koyduğu dava

    2Yokluk meydanı değil varlık meydanıdır

    3Muhammed Kırklara niyaz etti

    4Utanç meydanı değil er meydanıdır

    Redif dörtlükte iki kez, hep aynı kalıpla gelir: “X meydanı değil Y meydanıdır”. Karşıt çiftler tek sesle ayrılır — yok/var, ar/er. Meydan, Bektaşî töreninin yapıldığı yerdir; tanımı ne olduğu değil, ne olmadığı söylenerek verilir. Kırklara niyaz, yolun kuruluş sahnesini çağırır.

  2. 2

    özün bir araya kodılar

    Anlar cenâzesin susuz yudular

    Deveyi gördün mü gördüm dediler

    Ört elin eteğin sır meydanıdır

    1Kırklar özlerini bir araya koydular

    2Onlar cenazesini susuz yıkadılar

    3Deveyi gördün mü, gördüm dediler

    4Elini eteğini ört, sır meydanıdır

    Üç dize Kırklar anlatısından üç sahneyi hatırlatır ve hiçbirini açmaz. Üçüncüsü Türkçenin “deveyi gördün mü — görmedim” kalıbını çağırır, ama kaynak “gördüm dediler” yazar; kalıbın tersine dönmesi kayda değer. Dördüncü dize susmayı emreder, redif de sırrı bir yere çevirir.

  3. 3

    Vardığın yerlerde ara bulasın

    Gezdiğin yerlerde makbûl olasın

    Sakla sırrını kim olasın

    Çek çevir kendini kâr meydanıdır

    1Vardığın yerlerde arayıp bulasın

    2Gezdiğin yerlerde beğenilesin

    3Sırrını sakla ki örtücü olasın

    4Kendini çek çevir, kâr meydanıdır

    Üç dize aynı ekle biterek dörtlüğü nasihate döndürür. “Settâr” örten demektir ve Allah'ın adlarından biridir; sırrını saklayana bu adı yakıştırmak, susmayı ilahî bir sıfatın taklidi saymaktır. Son dize meydanı ticaret diliyle anar: burada durulan yer kâr getiren yerdir.

  4. 4

    Ne diyeyim şu erkânı kurana

    Yuf çekerler bu meydanda yalana

    Üçyüz altmış merdiveni bilene

    Kör meydanı değil gör meydanıdır

    1Şu erkânı kurana ne diyeyim

    2Bu meydanda yalana yuh çekerler

    3Üç yüz altmış merdiveni bilene

    4Burası körlerin değil, görenlerin meydanıdır

    İlk dize hüküm vermekten çekinir, ikincisi cezayı topluluğa bırakır: yuf çekmek, ayıplamanın sesli hâlidir. “Üçyüz altmış merdiven” yolun basamaklarını bir dairenin derecesi kadar sayar, yani bütününü. Kapanış yine tek sesle kurulur: kör ile gör.

  5. 5

    Abdal Mûsa Sultan gerçek er ise

    Ali’yi sevenler yâr ise

    Hak’kın maksûduna erem der ise

    Urganı boynunda meydanıdır

    1Abdal Musa Sultan gerçek er ise

    2Ali'yi sevenler muhib dost ise

    3Hakk'ın istediğine ereyim der ise

    4Urgan boynundadır, dar meydanıdır

    Mahlas dörtlüğü üç şartı üst üste dizip cevabı sona bırakır. “Dar” hem darağacı hem Bektaşî meydanında ikrar verenin durduğu yerdir; iki anlam ayrılmaz, çünkü o yere durmak Mansûr'un yerine geçmek sayılır. Şiirin saydığı meydanlar burada urganla biter.

Kavram sözlüğü (8) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

Türkçe Vikikaynak'taki 143956 numaralı sürüm (Sadettin Nüzhet Ergun, “Bektaşî Şairleri ve Nefesleri”) esas alındı. Kaynağın “— 3 —” bölüm numarası metne alınmadı. İlk dörtlüğün son iki dizesi kaynakta sayfa sonu yüzünden sonraki sayfada dizilmiştir; dörtlük kafiye düzenine göre birleştirildi, dize sırasına dokunulmadı. Mahlasın italik dizgisi kaldırılıp “Abdal Mûsa Sultan” kelimeleri dizede bırakıldı. “da’vâ”, “kodılar”, “yudular”, “settâr”, “Üçyüz” gibi biçimler kaynağın imlâsıdır, düzeltilmedi.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Sonraki şiirBen Hocamdan Aldum Böyle Dersümü
Ben hocamdan aldum böyle dersümü
Abdal Musa · Nefes

Kavram sözlüğü

8 kavram bulundu.

da’vâ

iddia, ortaya konan dava

kırklar

Alevî-Bektaşî inancında kırk erenden oluşan meclis

niyâz

yakarma, dilek

ar

utanma, ayıp

settâr

örten, gizleyen; Allah'ın adlarından

yuf çekmek

yuh demek, sesli sesli ayıplamak

muhib

seven; Bektaşî yolunda ikrar vermiş kişi

dar

darağacı; meydanda ikrar verenin durduğu yer