Arzulayıp geldim devr-i âlemden
Yol kardeşlerine seslenen bir hitap nefesi: her dörtlük “Ey gürûh-i nâcî size aşk olsun” nakaratıyla kapanır. Topluluğun sırrını, dilini ve ikrarını sıralar; mahlas son dörtlükte kısaltılmış “Sersem” biçimiyle geçer.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Arzulayıp geldim devr-i âlemden
Ey size aşk olsun
Nasîhati böyle aldım dedemden
Ey size aşk olsun
1Âlemin devrinden arzulayıp geldim.
2Ey kurtulmuşlar topluluğu, size aşk olsun.
3Nasihati dedemden böyle aldım.
4Ey kurtulmuşlar topluluğu, size aşk olsun.
- 2
Sîzlerdedir güzel şâhm yollan
Medh-i okur dâim dilleri
Seherde açılur gonca gülleri
Ey size aşk olsun
1Güzel şahın yolları sizlerdedir.
2Dilleri daima Hayder'in methini okur.
3Seherde gonca güller açılır.
4Ey kurtulmuşlar topluluğu, size aşk olsun.
Kaynağın en bozuk dizesi burada: “şâhm yollan”, “şâhın yolları”nın harf harf sakatlanmış hâli. Kafiye de bunu doğruluyor, çünkü dilleri ile gülleri ancak “yolları” ile tamamlanır ve hece ancak öyle on bire çıkar. Dize dokunulmadan bırakıldı; onarılmış okunuş yalnız yandaki sütunda.
- 3
Kimse bilmez kimdir bizim ulumuz
Anlayamaz dilimiz
Muhammed Ali’ye çıkar yolumuz
Ey size aşk olsun
1Ulumuzun kim olduğunu kimse bilmez.
2Yezîd soyundan olanlar dilimizi anlayamaz.
3Yolumuz Muhammed Ali'ye çıkar.
4Ey kurtulmuşlar topluluğu, size aşk olsun.
Üç dize sırayla gizlenmeyi, anlaşılmamayı ve yolun vardığı yeri söylüyor. İlk iki dize sırrı bir savunma aracı değil bir ayırma ölçütü olarak kuruyor: dilin anlaşılmaması kusur değil, topluluğun sınırını çizen şeydir. “Yezid kısmı” tabiri muhatapla karşı tarafı aynı dörtlükte yüzleştiriyor.
- 4
olub veren kişimiz
Hayra olur her bir işimiz
Melek nişânıdır her gidişimiz
Ey size aşk olsun
1Kişimiz, talip olup ikrar verendir.
2Her işimiz hayra dönüşür.
3Her gidişimiz melek nişanıdır.
4Ey kurtulmuşlar topluluğu, size aşk olsun.
Üç dize üç iyelik ekiyle bitiyor — kişimiz, işimiz, gidişimiz — ve kafiye doğrudan topluluğun kendisinden çıkıyor. “İkrar vermek” Bektaşî erkânında yola girişin resmî sözüdür; dörtlük bu tek şart yerine gelince işin de yürüyüşün de kendiliğinden değiştiğini söylüyor.
- 5
Varam haber soram garib bülbüle
Kokusunu söyler her dem bu güle
Sersem’in niyâzı hemen bu yola
Ey size aşk olsun
1Varıp garip bülbüle haber sorayım.
2O her an bu gülün kokusunu söyler.
3Sersem'in niyazı hep bu yoladır.
4Ey kurtulmuşlar topluluğu, size aşk olsun.
Son dörtlükte klasik gül–bülbül çifti giriyor ama görevi değişiyor: bülbül güzelliği değil kokuyu, yani görünmeyeni haber veren tanık oluyor. Mahlas “Sersem Ali” değil kısaltılmış “Sersem” hâliyle geçiyor; Ergun da nefeslerin kimi mecmuada yalnız bu mahlasla dolaştığını kaydediyor.
Metnin kaynağı
Türkçe Vikikaynak'taki 144617 numaralı sürüm esas alındı; metin Sadettin Nüzhet Ergun'un “Bektaşî Şairleri ve Nefesleri” antolojisinin Sersem Ali Baba sayfasından (kitapta s. 228–231) geliyor. Antoloji şairin dört nefesini tek sayfada dizdiği için bu partideki bütün metinler aynı sürüm numarasını taşır. Kaynakta bu nefes “— 3 —” başlığıyla dizili. İkinci dörtlüğün ilk dizesi “Sîzlerdedir güzel şâhm yollan” diye basılı: “şâhın yolları” tarama ya da dizgide sakatlanmış (“ın”→“m”, “rı”→“n”) ve kafiye ile hece sayısı onarılmış okunuşu doğruluyor. Dize olduğu gibi bırakıldı, düzeltilmiş okunuş yalnız günümüz Türkçesi sütununda verildi.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Nakarat baştan iki dizeyi tutuyor; şiir bir hitap şiiri ve muhatabını adıyla çağırıyor. “Dede” Bektaşî dilinde hem büyükbaba hem yol atası olan mürşid demektir, öğüdün kaynağı bu iki anlamda birden duruyor. “Aşk olsun” burada temenni değil, meclisin selamlaşma formülü olarak işliyor.