Kurbanlar Tıglanup Gülbank Çekildi
Bir ikrar töreninin içeriden, adım adım anlatımı: kurbanın tığlanması, eşiğe baş koyma, tığbendin bağlanması, pirin telkini ve dolunun içilmesi sırayla geçiyor. Her dörtlüğü kapatan “geldim” redifi töreni bir varış listesine çeviriyor.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Kurbanlar tıglanup çekildi
Gaflet uykusundan uyana geldim
sancağı anda dikildi
olub meydana geldim
1Kurbanlar bıçaklanıp gülbank okundu,
2gaflet uykusundan uyanmaya geldim.
3Dört kapının sancağı orada dikildi;
4çıplak ve yanmış hâlde meydana geldim.
- 2
Evvel eşiğine koydum başımı
İçeri aldılar döktüm yaşımı
Erenler yolunda gör savaşımı
Cân ü baş koyarak kurbana geldim
1Önce eşiğine başımı koydum,
2içeri aldılar, gözyaşımı döktüm.
3Erenler yolundaki savaşımı bir gör;
4can ve baş koyarak kurban olmaya geldim.
Bektaşî erkânında eşiğe basılmaz, niyaz edilir; “başımı koydum” o hareketin tarifidir. Buradaki “savaş” dışarıdaki düşmanla değil, nefsle olandır. Son dize ilk dörtlüğün açılışına cevap veriyor: baştaki kurban hayvan sanılmıştı, meğer töreni anlatan kişinin kendisiymiş.
- 3
Ol demde uyandı bâtın çırağı
Üç adım ileri attım ayağı
Rehberim boynuma bend etti bağı
Koç kurban dediler imâna geldim
1O anda içimin çırası uyandı,
2üç adım ileri attım ayağımı.
3Rehberim boynuma bağı bağladı;
4“koç kurban” dediler, imana geldim.
“Çırağ uyarmak” cemde kandilin yakılmasının teknik adıdır; burada aynı fiil içeriye, bâtına taşınıyor. Üç adım meydana yürüyüşün ölçülü hâlidir, boyna bağlanan bend ise tığbenttir: hem teslimiyet işareti hem kurbanlık hayvanın ipi. “Koç kurban” sözü insanı İsmail kıssasının koçuyla aynı yere koyar.
- 4
selâmın verip aldılar
Pîrin huzûruna çekip geldiler
El ele el Hak’ka olsun dediler
Henüz ma’sûm olub cihâna geldim
1Dört kapının selamını verip aldılar,
2beni pirin huzuruna çekip getirdiler.
3“El ele, el Hakk'a olsun” dediler;
4yeni doğmuş gibi masum olup dünyaya geldim.
“El ele el Hakk'a” yolun zincirini tarif eden kalıptır: talibin eli rehbere, rehberinki pire, onunki Hakk'a ulaşır. Dördüncü dizede redif anlam değiştiriyor — öteki dörtlüklerde “geldim” bir yere varmaktı, burada doğmaktır. İkrar böylece ikinci bir doğum sayılıyor.
- 5
Pîrim kulağıma eyledi
’e olmuşuz yakin
Mezhebim Ca’fer-i Sâdık-ul-metîn
Allah dost eyvallah peymâna geldim
1Pirim kulağıma telkinde bulundu;
2velayet şahına yakın olmuşuz.
3Mezhebim sapasağlam Ca'fer-i Sâdık mezhebidir;
4“Allah dost, eyvallah” deyip ahde geldim.
Telkin, mürşidin kulağa fısıldadığı sözdür ve tören boyunca duyulmayan tek şeydir; şair de onu aktarmaz, yalnız sonucunu söyler. Üçüncü dize bir mezhep beyanıdır ve Ergun'un şairi Kızılbaşlar arasında sayması tam bu tür dizelere dayanır. “Allah dost eyvallah” yola girenin ağzından çıkan cevabın kendisidir.
- 6
Özüm dârda yüzüm yerde durmuşum
Muhammed Ali’ye ikrar vermişim
hamrini anda görmüşüm
İçip kana kana mestâne geldim
1Kendim darda, yüzüm yerde durmuşum;
2Muhammed'e ve Ali'ye ikrar vermişim.
3“Sekāhüm” şarabını orada görmüşüm;
4kana kana içip sarhoş olarak geldim.
“Dâr” meydanda talibin durduğu yerdir ve adını Hallâc'ın darağacından alır; ayakta durmak burada yargılanmayı kabul etmektir. “Sekāhüm” İnsan sûresinin “Rableri onlara tertemiz bir içki içirdi” ifadesinden alınmıştır. Dörtlük hukuk diliyle başlayıp (ikrar, şahitlik) sarhoşlukla bitiyor.
- 7
Yolumuz On iki İmam’a çıkar
Mürşidim Muhammed Ahmed-i Muhtar
Rehberim Ali’dir sâhib Zülfikaar
Kulundur Şâhîyâ dîvâna geldim
1Yolumuz On İki İmam'a çıkar;
2mürşidim Muhammed Ahmed-i Muhtâr'dır,
3rehberim Zülfikâr sahibi Ali'dir.
4Ey Şâhî, kulundur; divana geldim.
Kapanışta üçüncü dörtlüğün insan rehberi ile beşincinin insan piri yerlerini Ali'ye ve Peygamber'e bırakıyor: tekkedeki zincir görünmez zincirin içine katlanıyor. Mahlas “Şâhîyâ” diye seslenme hâlinde geliyor, yani şair kendine sesleniyor. “Dîvân” hem mahkeme hem meclis demek; şiir başladığı meydana bu çift anlamla dönüyor.
Metnin kaynağı
Türkçe Vikikaynak'taki 144488 numaralı sürüm esas alındı; gövdenin başındaki sıra numarası (“―1―”) derlemeye ait olduğu için alınmadı, geriye yirmi sekiz dize kaldı. Son dörtlükte “Zülfikâr” çift a ile “Zülfikaar” dizilmiş; kaynaktaki gibi bırakıldı.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Şiir törenin ortasından açılıyor: kurban kesilmiş, gülbank çekilmiş, sancak dikilmiştir ve konuşan kişi bunlara sonradan varır. “Üryan büryan” erkânın kalıp sözüdür — dünyalık örtüden soyunmuş, aşkla kavrulmuş demektir. Dört kapı şeriat, tarikat, marifet ve hakikattir; dörtlüğün dört dizesi de o dört basamağa denk düşer.