Sabah seherinde virdim budur bu
Sabah virdi olarak okunan bir düvaz imam. Her dörtlüğün ikinci ve dördüncü dizesi aynı tevhid formülüyle döner; aradaki dizeler Hz. Ali'nin sıfatlarından başlayıp on iki imamı sırayla anar ve son dörtlükte mahlas ile Yezîd'e lânet yan yana gelir.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Sabah seherinde virdim budur bu
Allah bir Muhammed Ali’dir Ali
Zikrim olan Lâilâheillâlah
Allah bir Muhammed Ali’dir Ali
1Sabah seher vaktinde virdim şudur:
2Allah birdir, Muhammed Ali'dir Ali.
3Zikrim “Lâ ilâhe illallah”tır;
4Allah birdir, Muhammed Ali'dir Ali.
- 2
buyurdu Allah
Dâim zikr ederim
Mü’minin kalbinde olur
Allah bir Muhammed Ali’dir Ali
1Allah “Levlâke levlâke” buyurdu.
2Allah'ın rızası için sürekli zikrederim.
3Mü'minin kalbinde Beytullah bulunur.
4Allah birdir, Muhammed Ali'dir Ali.
İlk dize Hz. Muhammed için söylenen kudsî hadisin açılışını olduğu gibi alıntılıyor. Dize sonlarındaki Arapça kalıplar birbiriyle kafiyelenirken üçüncü dize Kâbe'yi mü'minin kalbine taşıyor: mabedi taştan insana çeviren bu hamle, nakaratın Ali'yi Allah'la aynı cümlede anan iddiasını hazırlıyor.
- 3
Kırklar ulusudur ol
Anı idrâk eden bir kâmil insan
Gazaba gelirse hem
Allah bir Muhammed Ali’dir Ali
1O Şâh-ı Merdân, Kırklar'ın ulusudur.
2Onu idrak eden, kâmil bir insandır.
3Öfkelendiğinde de Şîr-i Yezdân'dır.
4Allah birdir, Muhammed Ali'dir Ali.
Ali adıyla değil üç unvanla anılıyor: Kırklar meclisinin başı, Şâh-ı merdan ve Şîr-i Yezdan. İkinci dize beklenen yönü ters çeviriyor — kâmil insanın onu tanıması değil, onu tanıyanın kâmil sayılması söyleniyor; böylece tanımanın kendisi olgunluk ölçütüne dönüşüyor.
- 4
İmam Hasan, Hüseyn nûr-i arşullah
Zeynelâbâ mürüvvet kânı billâh
Muhammed Bâkır’a dâim
Allah bir Muhammed Ali’dir Ali
1İmam Hasan ile Hüseyin, Allah'ın arşının nurudur.
2Zeynelâbidîn, Allah hakkı için mürüvvet madenidir.
3Muhammed Bâkır'a daima “eyvallah”.
4Allah birdir, Muhammed Ali'dir Ali.
On iki imamın sayımı burada başlıyor ve üç dörtlük boyunca sırayı bozmadan sürüyor. “Zeynelâbâ”, on bir heceye sığması için kısaltılmış Zeynelâbidîn'dir. Üçüncü dizedeki “evyallah” dervişin onay sözüdür; sayım böylece bir liste olmaktan çıkıp arka arkaya verilen sözlere dönüşüyor.
- 5
Ca’fer-i Sâdık’tan alındı elim
Mûsâ-yi Kâzım’a uğradı yolum
Ali Mûsâ Rızâ zikreder dilim
Allah bir Muhammed Ali’dir Ali
1Elim Ca'fer-i Sâdık'tan alındı.
2Yolum Mûsâ-yı Kâzım'a uğradı.
3Dilim Ali Mûsâ Rızâ'yı zikreder.
4Allah birdir, Muhammed Ali'dir Ali.
Üç dize üç uzva bağlanıyor: el, yol ve dil. “El almak” tarîkatta biat etmenin teknik adıdır, o yüzden ilk dize yalnız bir imamı anmıyor, şairin kendisini o zincire yazıyor. Sayım burada uzaktan yapılan bir övgü değil, konuşanın bedeninden geçen bir güzergâh oluyor.
- 6
Muhammed Mehdî’dir sâhib Seyfullah
Sersem Ali der dâim
Yezîd’e sad hezar hem lâ’netullah
Allah bir Muhammed Ali’dir Ali
1Muhammed Mehdî, Seyfullah'ın sahibidir.
2Sersem Ali daima “şey'en lillâh” der.
3Yezîd'e yüz bin kere Allah'ın lâneti.
4Allah birdir, Muhammed Ali'dir Ali.
Sayım on ikinci imamla kapanıyor ve mahlas aynı dörtlüğe giriyor. Kılıç sahibi Mehdî'nin hemen ardından şairin kendini dilenen dervişin sözüyle anması, iddianın en yükseğiyle en alçak duruşu tek dörtlükte birleştiriyor. Son dize övgüden lânete geçerek tevellâ ile teberrâyı tamamlıyor.
Metnin kaynağı
Türkçe Vikikaynak'taki 144617 numaralı sürüm esas alındı; metin Sadettin Nüzhet Ergun'un “Bektaşî Şairleri ve Nefesleri” antolojisinin Sersem Ali Baba sayfasından (kitapta s. 228–231) geliyor. Antoloji şairin dört nefesini tek sayfada dizdiği için bu partideki bütün metinler aynı sürüm numarasını taşır. Kaynakta bu nefes “— 1 —” başlığıyla dizili. Dördüncü ve beşinci dörtlük arasındaki boşluk kaynakta sayfa geçişi işaretiyle bölünmüş; kayıp dize yok, altı dörtlüğün hepsi tam.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Vird, dervişin belli vakitlerde tekrarladığı sabit duadır; şiir ilk dizede kendi türünü adlandırıyor. Nakarat baştan hem ikinci hem dördüncü dizeyi tuttuğu için dörtlük iki ayrı ifadeyle iki kez yinelenen tek cevaptan kuruluyor: söylenen ne olursa olsun karşılık değişmiyor.