Her sabah her sabah ötüşür kuşlar
Yedi dörtlüğün her dördüncü dizesi aynı kalıyor ve nefesi baştan sona bir zikre çeviriyor. Şiir sabahın kuş sesiyle açılıp On İki İmam'ı Hasan'ın ağu tasından Mehdî'nin kayboluşuna kadar sırayla anıyor, sonunda da şairi pirinin derdine bağlıyor.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Her sabah her sabah ötüşür kuşlar
Allah bir Muhammed Ali diyerek
Bülbüller gül için figana başlar
Allah bir Muhammed Ali diyerek
1Her sabah, her sabah kuşlar ötüşür
2"Allah bir, Muhammed Ali" diyerek.
3Bülbüller gül için feryada başlar
4"Allah bir, Muhammed Ali" diyerek.
- 2
Kısmetimiz kalbimizde buluna
gitti Yemen yoluna
Arıyız uçarız balına
Allah bir Muhammed Ali diyerek
1Kısmetimiz kalbimizde bulunsun,
2Veyselkaran Yemen yoluna gitti.
3Arıyız, kudret balına uçarız;
4"Allah bir, Muhammed Ali" diyerek.
Üç dize üç ayrı yol imgesi kuruyor: kalpte aranan kısmet, Yemen'den yürüyen Veyselkaran, çiçekten çiçeğe giden arı. Üçü de dışarıda başlayıp içeride biten yolculuklar. "Kudret balı" arıcılıkla ilahî lütfu tek kelimede tuttuğu için nasip, verilen değil toplanan bir şey gibi görünüyor.
- 3
Biz de çektik İmamların yasını
İşit gerçek erenlerin sesini
İmam Hasan içti tasını
Allah bir Muhammed Ali diyerek
1Biz de İmamların yasını çektik,
2gerçek erenlerin sesini işit.
3İmam Hasan ağu tasını içti;
4"Allah bir, Muhammed Ali" diyerek.
Nefes burada matem faslına giriyor. İmam Hasan'ın zehirlenmesi tek dizeye sığdırılıyor: olay anlatılmıyor, anılıyor. Nakaratın hemen ardından gelmesi ağunun bile zikirle içildiğini ima ediyor. "Yas çekmek" fiili de nefesi Alevî-Bektaşî muharrem matemine doğrudan bağlıyor.
- 4
olan eleklerden elendi
olan Hak yoluna dolandı
Şah Hüseyin al kanlara boyandı
Allah bir Muhammed Ali diyerek
1Ârif olan eleklerden elendi,
2tâlip olan Hak yoluna dolandı.
3Şah Hüseyin al kanlara boyandı;
4"Allah bir, Muhammed Ali" diyerek.
İlk iki dize yolun iki basamağını sıralıyor: ârif elenmiş olan, tâlip henüz dolanandır. Üçüncü dize bu tedricî sıralamayı Kerbelâ ile kesiyor, elenmenin son ölçüsü kan oluyor. "Elenmek" hem sınavdan geçmek hem eksilmek demektir; iki anlam da dizede aynı anda çalışıyor.
- 5
Gönül kuşu kalb evinde yuvasın
Serime de çöktü şahin yuvasın
İmam Kâzım Musa Rıza duasın
Allah bir Muhammed Ali diyerek
1Gönül kuşu kalp evinde yuvasını,
2başıma da şahin çöküp yuvasını kurdu;
3İmam Kâzım'ın, Musa Rıza'nın duasını
4"Allah bir, Muhammed Ali" diyerek.
Dörtlük iki kuşu üst üste bindiriyor: gönül kuşu kalp evine yuva kuruyor, aynı anda başa bir şahin çöküyor. Kaynak üç dizeyi de belirtme ekiyle bitirip yüklemi söylemiyor, cümle nakaratın içinde tamamlanıyor. Anılan Kâzım ile Rıza, On İki İmam sayımının yedinci ve sekizinci halkası.
- 6
Şah Takî ba Nakî nurolup gitti
Hasanı Askerî erolup gitti
Mehdî mağarada gitti
Allah bir Muhammed Ali diyerek
1Şah Takî ile Nakî nur olup gitti,
2Hasan Askerî er olup gitti.
3Mehdî mağarada sır olup gitti;
4"Allah bir, Muhammed Ali" diyerek.
Üç dize de aynı yüklemle bitiyor: gitti. Değişen yalnızca gidiş biçimi — nur, er, sır. Sayım Mehdî'nin gaybetiyle kapandığı için liste bir ölümle değil bir kayboluşla tamamlanıyor. "Ba" Farsça "ile" demek; kaynağın bitişik yazdığı "nurolup, erolup, sırrolup" biçimleri korundu.
- 7
Dört kitab yazıldı yurduna düştü
Kur’an Muhammedin virdine düştü
Kul Himmet pirinin derdine düştü
Allah bir Muhammed Ali diyerek
1Dört kitap yazıldı, yurduna düştü;
2Kur'an Muhammed'in virdine düştü.
3Kul Himmet pirinin derdine düştü;
4"Allah bir, Muhammed Ali" diyerek.
Üç dize "düştü" redifiyle iniyor: kitap yurda, Kur'an virde, şair de pirin derdine. Aynı fiil hem nasip edilmeyi hem tutulmayı karşılıyor. Mahlas dizesi vahiyle başlayan silsileyi şairin kendi hâline bağlıyor ve ona düşen payı kitap değil dert olarak belirliyor.
Metnin kaynağı
Sadettin Nüzhet Ergun'un "Bektaşî Şairleri ve Nefesleri" derlemesinden; Türkçe Vikikaynak'taki 144021 numaralı sürüm esas alındı, imlâsına dokunulmadı. Kaynaktaki bitişik "nurolup", "erolup", "sırrolup" yazımları ile "Veyselkaran", "Hasanı Askerî", "Şah Takî ba Nakî" biçimleri olduğu gibi bırakıldı. İkinci ve üçüncü dörtlük kaynakta araya boş satır konmadan dizilmiş; dörtlükler burada ayrıldı.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Nakarat daha ilk dörtlükte iki kez geldiği için zikir metnin yarısını kaplıyor. Kuşun ötüşü ile bülbülün feryadı aynı sözle karşılanınca doğadaki ses insan diline değil doğrudan tevhide bağlanıyor; divan şiirinin gül-bülbül mazmunu da aşk sahnesi olmaktan çıkıp bir ikrara dönüşüyor.