Oturmuştur Sofi Derisini Okur
Sofuya beş ayrı bilmece kümesi yönelten nefes, güneş ve aydan nallı kuşa kadar kasıtlı aykırılıklarla ezber bilgisini değil anlam verme gücünü sınar.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Oturmuştur derisini okur
Gel bunun mânasın ver
olup her mânadan sezinir
Gel bunun mânasın ver
1Sofu oturmuş, derisini okuyor.
2Gel ey sofu, şimdi bunun anlamını açıkla.
3Ârif olup her anlamı sezersin;
4gel ey sofu, şimdi bunun anlamını açıkla.
- 2
Anadan doğdular ile
Yeztidin başına ile
Bir kısrak gördüm ki tayını emer
Gel bunun mânasın ver
1Güneş ile ay bir anadan doğdu.
2Yezid'in başında kılıç ile balta var.
3Bir kısrak gördüm, kendi tayını emiyor.
4Gel ey sofu, şimdi bunun anlamını açıkla.
Güneşle ayın aynı anadan doğması, Yezid'in başındaki kılıç ve balta, ardından kendi tayını emen kısrak art arda getirilir. Bu görüntüler arasında kaynak açık bir çözüm kurmaz; dörtlük, kozmik, tarihî ve hayvansal imgeleri yan yana koyarak sofudan hazır cevaptan fazlasını ister.
- 3
Muhammed Ali'dir Rahman'dan yüce
Dirilmiş müminler dökülüp saça
Anası kızoğlan oğludur koca
Gel bunun mânasın ver
1Muhammed ile Ali Rahman'dan yücedir.
2Dirilmiş müminler dağılıp saçıldı.
3Anası bakiredir, oğlu ise kocadır.
4Gel ey sofu, şimdi bunun anlamını açıkla.
Muhammed, Ali ve Rahman adlarının kurduğu ilk dize, ardından dağılan dirilmiş müminler ve bakire anne ile yetişkin oğul bilmeceleri gelir. İnanç cümlesindeki sıra kaynakta nasılsa öyle korunur; yorum, bu aykırı sözleri teolojik bir hükme çevirmek yerine nefesin bilmece düzeni içinde okur.
- 4
Erenlerin kıldan ince yolu var
Dört kapunun iki yüzü dili var
Bir kuş gördüm ayağında nalı var
Gel bunun mânasın ver
1Erenlerin kıldan ince bir yolu vardır.
2Dört kapının iki yüzü ve dili vardır.
3Bir kuş gördüm, ayağında nalı vardır.
4Gel ey sofu, şimdi bunun anlamını açıkla.
Kıldan ince yol, dört kapının iki yüzü ile dili ve ayağında nal bulunan kuş, öğretinin bilinen kavramlarını olağan dışı beden ayrıntılarıyla birleştirir. Nakarat bu üç imgenin cevabını vermez; asıl vurgu, yolun işaretlerini yalnız adlandırmanın onları anlamaya yetmeyeceğidir.
- 5
Teslim Abdal gezer donu yok
Sular şarşar olmuş akar sonu yok
Kanı vardır cesedinde canı yok
Gel bunun mânasın ver
1Teslim Abdal çıplak gezer, giysisi yoktur.
2Sular çağlayarak akar, sonu yoktur.
3Kanı vardır; bedeninde canı yoktur.
4Gel ey sofu, şimdi bunun anlamını açıkla.
Mahlas dörtlüğünde çıplak gezen Teslim Abdal, sonu görünmeyen çağlayan ve kanı olup canı bulunmayan beden son bilmeceleri kurar. Şair kendisini de sorunun içine alır; böylece konuşan kişi cevabı dağıtan otorite değil, sofunun yorum gücünü sınayan bilmeceli ses olarak kalır.
Metnin kaynağı
Ana eser sayfasının 163169 numaralı sabit revizyonu ile Bektaşi Şairleri ve Nefesleri taramasının 342. sayfasındaki 163168 numaralı sabit revizyon birlikte esas alındı. Sayfa tanığı MediaWiki kalite düzeyi 3'tür. Numaralı bölüm sınırı, üstbilgideki Teslim Abdal atfı ve son dörtlükteki mahlas şiirin sınırını ve atfını doğrular; sayfa donanımı çıkarıldı, dizeler sessizce düzeltilmedi.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.Bir hata mı var? Bildirin
Sırada ne var?
Tâ ezelden yârin yüzüne bakıpTeslim Abdal · Nefes→
İlk dörtlük, okuduğu şeyin anlamını vermesi istenen sofuyu doğrudan sınavın karşısına çıkarır. ‘Deri’ sözü açıklanmadığı için tek bir tasavvufi karşılığa kapatılmaz; âriflik iddiası ile her seferinde yinelenen soru arasındaki gerilim, bilginin ezberden yoruma geçip geçemediğini yoklar.