Tâ Ezelden Yârin Yüzüne Bakıp
Nefes, ‘ağlar mı?’ sorusunu yedi dörtlükte yineleyerek mürşide bağlanma, On İki İmamları anma, cem ve dört kapı öğretisini birliğe erişme sınaması olarak kurar.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Tâ ezelden yârin yüzüne bakıp
gören ağlar mı
Yetişip bir eteğin tutup
Özünden benliği ağlar mı
1Ta ezelden sevgilinin yüzüne bakıp
2güzelliği ve yüzü gören ağlar mı?
3Bir mürşide erişip eteğini tutan,
4özünden benliği ayıran kişi ağlar mı?
- 2
Ali'ye Muhammed geldi bürhana
Hatice Fatıma o ehli câna
Birleyip özünü ulu meydana
Anlayıp zâtını bilen ağlar mı
1Muhammed, Ali'ye bürhan olarak geldi;
2Hatice ile Fatıma o can ehline [geldi].
3Özünü birleyip ulu meydana çıkan,
4kendi özünü anlayıp bilen ağlar mı?
Muhammed, Ali, Hatice ve Fatıma adlarıyla kurulan ilk iki dize eksiltili ve anlam bakımından kapalıdır; ‘geldi’ yüklemini tanıksız kesin ilişkilere dağıtmak yerine modern karşılık da bu açıklığı sınırlar. Son iki dize özü birleme ile kendini bilmeyi aynı ulu meydanda birleştirir.
- 3
Sahipzaman yakın yola gelirse
Hasan’la Hüseynin ahın alırsa
Erenler deminden her ne gelirse
Ere erip Hak’kı gören ağlar mı
1Zamanın sahibi yakın yola gelirse,
2Hasan ile Hüseyin'in ahını alırsa,
3erenlerin deminden her ne gelirse gelsin,
4ere erişip Hakk'ı gören ağlar mı?
Sahib-i zaman, Hasan ile Hüseyin'in ahı ve erenler demi bir yakınlaşma dizisi kurar. ‘Her ne gelirse’ sözü yolun yalnız rahatlık değil sınanma da taşıdığını sezdirir; buna rağmen son soru, bir ere erişip Hakk'ı görmenin ağlamayı dönüştürüp dönüştürmediğine yönelir.
- 4
Zeynel’âbidin’in yüzünü görüp
Muhammed Bâkır’ın sırrına erip
Câ’feri Sadık’ın dârına durup
Burada ikrarın veren ağlar mı
1Zeynelâbidin'in yüzünü görüp,
2Muhammed Bâkır'ın sırrına erip,
3Cafer-i Sâdık'ın meydanında dara durup,
4burada ikrarını veren ağlar mı?
Zeynelâbidin, Muhammed Bâkır ve Cafer-i Sâdık art arda anılırken fiiller görmek, sırra ermek ve dâra durmaktır. Bu sıralama adları kuru bir soy çizelgesi olmaktan çıkarıp cem meydanındaki ikrar hareketine bağlar; dörtlük sonunda verilen söz belirleyici eşik olur.
- 5
Mûsâ-yi Kâzım’ın Tûruna uçup
İmamı Rızâ’nın yurduna göçüp
Küfür köprüsünü ileri geçüp
İman deryasına dalan ağlar mı
1Musa Kâzım'ın Tur'una uçup,
2İmam Rıza'nın yurduna göçüp,
3inkâr köprüsünü aşıp ilerleyen,
4iman denizine dalan ağlar mı?
Musa Kâzım'ın Tur'una uçmak, İmam Rıza'nın yurduna göçmek ve küfür köprüsünü aşmak yükselme, yer değiştirme ve geçiş fiilleriyle anlatılır. Son dizedeki iman denizine dalış, önceki karasal yol imgelerini suya çevirerek manevi yönelişi bütünü kuşatan bir deneyim yapar.
- 6
Takî, Nakî’yi, Askerî’yi bilen
Hak Muhammed ile Mehdi’dir gelen
Her daim cem’inde olan
Mahabbet tadını duyan ağlar mı
1Takî, Nakî ve Askerî'yi bilen,
2Hak Muhammed ile Mehdi'dir gelen;
3her zaman Kırklar'ın ceminde bulunan,
4muhabbetin tadını duyan ağlar mı?
Takî, Nakî ve Askerî adlarından Mehdi'ye, oradan Kırklar cemine geçen dörtlük, On İki İmam dizisini topluluk tecrübesine bağlar. ‘Muhabbet tadı’ soyut bilgiyi bedensel bir duyuma çevirir; sorunun cevabı da bilmekten çok cem içinde bu tadı duymaya dayanır.
- 7
Teslim Abdal daim yüksek uçar mı
Erenlere teslim olan kaçar mı
Dört kapudan kırk makamdan geçer mi
Bir ölüp birliğe yeten ağlar mı
1Teslim Abdal sürekli yüksekten uçar mı?
2Erenlere teslim olan kaçar mı?
3Dört kapıdan, kırk makamdan geçer mi?
4Bir kez ölüp birliğe erişen ağlar mı?
Son dörtlükte şair kendi mahlasıyla yüksek uçma ve kaçmama sorularını kendisine yöneltir. Dört kapı ile kırk makam, bir kez ölerek birliğe varma düşüncesinde tamamlanır; buradaki ölüm fiziksel bir talep diye değil, benlikten geçişe ilişkin tasavvufi ifade olarak okunur.
Metnin kaynağı
Ana eser sayfasının 163172 numaralı sabit revizyonu ile Bektaşi Şairleri ve Nefesleri taramasının 342-343. sayfalarındaki 163168 ve 163171 numaralı sabit revizyonlar birlikte esas alındı. Sayfa tanıkları MediaWiki kalite düzeyi 3'tür. Numaralı bölüm sınırı, üstbilgideki Teslim Abdal atfı ve son dörtlükteki mahlas şiirin sınırını ve atfını doğrular; ıran dipnotu modern karşılıkta belirtildi, dizeler sessizce düzeltilmedi.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.Bir hata mı var? Bildirin
Sırada ne var?
Türlü kumaşlardan yükünü tutmuşTeslim Abdal · Nefes→
Ezelden sevgilinin yüzüne bakmak ile bir mürşidin eteğini tutmak aynı dörtlükte buluşur. Her iki hareket de benlikten ayrılmaya ve yüzü görmeye bağlanır; ‘ağlar mı?’ sorusu gözyaşını yasaklamaz, manevi görüşe eren kişinin önceki ayrılık hâlinin sürüp sürmeyeceğini sınar.