Beng yemiş abdal gibi hayrâne şeklin bağlanur
Gazel, esrar yemiş abdalı, zincir sürüyen divaneyi ve mum çevresinde yanan pervaneyi art arda getirir; görünüşün hakiki irfana dönüşmesini ve âşığın yanarak biçim kazanmasını işler.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
abdal gibi hayrâne şeklin bağlanur
Ol perî rû her kaçan sultâne şeklin bağlanur
etmeğe merdâne şeklin bağlanur
Âşık-ı nevkeş nedersin niyyetim sevmek seni
Allah Allah na’re-i Yâhû ile mestâneler
Dağda zencîrin sürür dîvâne şeklin bağlanur
Görmedim cây-i safâ gibi
Kıl nigeh irfâne şeklin bağlanur
Âşinâ tab’ olmak isteyen Esîfâ şem’ ile
Lâcerem bir şeklin bağlanur
1Esrar yemiş bir abdal gibi hayran bir biçime bürünür;
2o peri yüzlü her ne zaman sultanca bir görünüşe bürünür.
3Elinden geleni ortaya koymak için yiğitçe bir hâl alır;
4ey yeni ok atan âşık, ne dersin; niyetim seni sevmektir.
5“Allah Allah” ve “Yâ Hû” naralarıyla sarhoşlar
6dağda zincirini sürüyen bir deli görünümüne girer.
7Vahdet köşesi gibi huzurlu bir yer görmedim;
8bak, söz ehli irfan biçimine bürünür.
9Ey Esîf, muma aşina yaradılışlı olmak isteyen kişi
10elbette yanmış bir pervane biçimine bürünür.
Metnin kaynağı
Şiir, bağlı kaynakta Esîf (Mehmed Dede) adına kayıtlıdır; başlık, gövde ve şair kimliği sabit kaynak zinciriyle eşleştirilmiştir.
Atıf kanıtını aç ↗Metin, Wikimedia Commons taramasının ilgili sayfasına bağlıdır. Günümüz Türkçesi ve açıklamalar ayrı editoryal katmandır.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
“Şeklin bağlanur” tekrarı dış görünüş ile manevî hâl arasındaki geçişi vurgular. Abdalın hayranlığı, sarhoşların Yâ Hû nidası ve divanenin zinciri tekke atmosferi kurar. Vahdet köşesi söz ehlini irfana yöneltir. Son beyitte şair mahlasıyla konuşur: muma yaklaşmanın kaçınılmaz sonucu pervane gibi yanmaktır.