Beni dîvâne eden nergis-i câdû bu mudur
Soru zinciriyle ilerleyen gazel, sevgiliyi büyücü göz, ele geçmeyen ceylan, ay yüz, kokulu saç ve servi boy imgelerinde arar; son soruda bakış tersine döner ve sevgili Emîrî’yi tanımlar.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Beni dîvâne eden bu mudur
şikâr olmayan âhû bu mudur
-ı ketân-ı dil-i bî sabr ü şikîb
bu mudur
Cân ile feyz-i sabâdan dil-i âşüfte dimâğ
Ârzû eylediği kâkül-i hoşbû bu mudur
Cûybâr-ı çemen-i aşkda serkeşlik eden
Dilber-i serv-i sehî kamet-i dilcû bu mudur
Demiş i’câz ile ol şûh Emîrî’yi görüb
Şâir-i nâmver-i fenn-i bu mudur
1Beni deliye çeviren o büyücü nergis göz bu mudur?
2Umut tuzağına av olmayan ceylan bu mudur?
3Sabırsız ve dayanıksız gönül ketenine alev saçan,
4tecelli göğünün doruğundaki ay yüzlü bu mudur?
5Perişan gönlün, saba yelinin feyziyle canıgönülden
6arzuladığı güzel kokulu kâkül bu mudur?
7Aşk çimenliğinin ırmağında başkaldıran,
8düzgün boylu, gönül çeken servi sevgili bu mudur?
9O şuh, Emîrî'yi görünce mucize gösterircesine demiş:
10“Sihirli söz sanatının ünlü şairi bu mudur?”
Metnin kaynağı
Şiir, bağlı kaynakta Emîrî (Diyarbakırlı) adına kayıtlıdır; başlık, gövde ve şair kimliği sabit kaynak zinciriyle eşleştirilmiştir.
Atıf kanıtını aç ↗Metin, Wikimedia Commons taramasının ilgili sayfasına bağlıdır. Günümüz Türkçesi ve açıklamalar ayrı editoryal katmandır.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
İlk dört beyitte konuşan âşık, karşısındaki güzelliğin hangi efsanevi imge olduğunu sorar. Umut tuzağına düşmeyen ceylan ulaşılmazlığı, keteni yakan ay yüz ise bakışın yakıcı gücünü taşır. Son beyitte özne ile nesne yer değiştirir: bu kez sevgili şaire bakar ve onu “sihirli söz” sanatının tanınmış ustası olarak adlandırır.