Benim Adım Dertli Dolap
Dolap ile konuşmacı arasındaki soru-cevap, kesilen ağacın su çeken değirmene dönüşmesini acı, emek ve ilahî buyruğun ortak hikâyesi yapar.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
niçin inilersin
Derdim vardır inilerim
Ben Mevlâ'ya aşık oldum
Anın için inilerim
1Su dolabı, neden inliyorsun?
2Derdim var; onun için inliyorum.
3Ben Tanrı'ya âşık oldum.
4Onun için inliyorum.
- 2
Benim adım dertli
Suyum akar
Böyle emreylemiş
Derdim vardır inilerim
1Benim adım dertli dolap.
2Suyum parıldayarak akıyor.
3Tanrı böyle buyurmuş.
4Derdim var; onun için inliyorum.
Dolap adını, parıldayarak akan suyunu ve Tanrı buyruğunu birlikte anar. İniltinin yinelenmesi acıyı rastlantı değil, dolabın yerine getirdiği görevin sürekli sesi hâline getirir.
- 3
Beni bir dağda buldular
Kolum kanadım yoldular
Dolaba lâyık gördüler
Derdim vardır inilerim
1Beni bir dağda buldular.
2Dalımı budağımı kestiler.
3Beni su dolabına uygun gördüler.
4Derdim var; onun için inliyorum.
Dağda bulunan ağacın dalı budağı kesilir ve gövdesi su dolabına dönüştürülür; değişim onun seçimi değildir. İniltinin maddi kaynağı, kesilme ve yeniden biçimlendirilme tecrübesidir.
- 4
Ben bir dağın ağacıyım
Ne tatlıyım ne acıyım
Ben Mevlâya duacıyım
Derdim vardır inilerim
1Ben bir dağın ağacıyım.
2Ne tatlıyım ne acıyım.
3Tanrı'ya dua ediyorum.
4Derdim var; onun için inliyorum.
Ağaç ne tatlı ne acı olduğunu söyleyerek maddi niteliğini geri plana iter ve kendisini dua eden varlık olarak tanımlar. Dağ kökeni ile ilahî yöneliş aynı benlik cümlesinde birleşir.
- 5
Dağdan kestiler hezenim
Bozuldu türlü düzenim
Ben bir usanmaz ozanım
Derdim vardır inilerim
1Dağdan kirişlik gövdemi kestiler.
2Türlü düzenim bozuldu.
3Ben hiç usanmayan bir ozanım.
4Derdim var; onun için inliyorum.
Kirişlik gövdenin dağdan kesilmesi eski düzeni bozar; ‘usanmaz ozan’ sözü dolabın aralıksız sesini şiir söylemeye yaklaştırır. Zanaatın verdiği biçim, kaybı sürekli anlatıya dönüştürür.
- 6
Dülgerler her yanım yöndü
Her âzım yerine kondu
Bu iniltim Haktan geldi
Derdim vardır inilerim
1Marangozlar her yanımı yonttu.
2Her parçam yerine kondu.
3Bu iniltim Tanrı'dan geldi.
4Derdim var; onun için inliyorum.
Marangozların her parçayı yontup yerine koyması dolabın kuruluşunu aşama aşama gösterir. Dolap iniltisini yalnız işçiliğin gıcırtısı saymaz; sesi Tanrı’dan gelen bir anlamla yorumlar.
- 7
Suyum alçaktan çekerim
Dönüp yükseğe dökerim
Görün ben neler çekerim
Derdim vardır inilerim
1Suyu aşağıdan çekerim.
2Dönüp yukarıya dökerim.
3Bakın, ben neler çekiyorum.
4Derdim var; onun için inliyorum.
Suyu aşağıdan çekip yukarı dökme hareketi, ‘çekmek’ fiilinin hem işi hem acıya dayanmayı anlatan iki anlamını açar. Dönüş, dolabın yükünü her çevrimde yeniden başlatır.
- 8
Yunus bunda gelen gülmez
Kişi muradına ermez
Bu fânide kimse kalmaz
Derdim vardır inilerim
1Yunus der ki: Bu dünyaya gelen gülmez.
2İnsan her muradına eremez.
3Bu geçici dünyada kimse kalmaz.
4Derdim var; onun için inliyorum.
Mahlaslı kapanış, dünyaya gelenin bütünüyle gülemeyeceğini, her murada eremeyeceğini ve kalıcı olamayacağını söyler. Dolabın derdi böylece bir nesnenin sesinden bütün insanların faniliğine döner.
Metnin kaynağı
Türkçe Vikikaynak'ın 151184 numaralı sabit revizyonundaki şiir, 32 dize ve 4+4+4+4+4+4+4+4 satırlık bölüm yapısındadır. Yunus Emre atfı gelenekseldir ve kaynak sayfasına dayanır; tek bir tarihsel kimliğe ya da yazma silsilesine bağlanamaz. Kaynak sayfası bir kalıp adı vermez.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.Bir hata mı var? Bildirin
Sırada ne var?
İşidün ey ulular,Yunus Emre · Şiir→
Soru-cevap açılışı su dolabının mekanik iniltisini ilahî aşktan doğan bir dert ifadesine çevirir. Konuşan dolabın sesi ile insanın aşk acısı arasında açık bir benzerlik kurar.