Bilmedigim Bilmedime Bildim Efkâr İstemem
Bilmeyişini bilmeyi başlangıç yapan gazel, nefsin bağını ve varlık tahtını bırakıp yalın ayak yürümeyi, geçici hayallerden kalbi arıtmayı anlatır.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Bilmedigim bilmedime bildim istemem
Men beni bildim beni ben buldum istemem
1Bilmediğimi, bilmeyişimi bildim; artık düşünce yükü istemem.
2Ben kendimi bildim, kendimi buldum; düşünce yükü istemem.
- 2
Añladım ki hep revîşler bend-i nefsimden imiş
Soyunup olam şimden gerü ‘âr istemem
1Bütün davranışların nefsimin bağından geldiğini anladım.
2Soyunup abdal olayım; bundan sonra utanma istemem.
Anlama fiili beyti geçmişe çevirir ve bütün davranışların kaynağını nefsin bağında bulur. Bağ çözülünce karşılığı giyinmek değil soyunmaktır; abdal olmak burada bir makam adı değil, üstündekini bırakma eylemidir. Bırakılanların ilki de ‘âr, yani utanmadır.
- 3
Varlığıñ tahtın bırakdım ‘azm idüp çıkdım yola
Pes ayak yalın gezen gülzâr istemem
1Varlığın tahtını bıraktım, karar verip yola çıktım.
2Yalın ayak gezerken gül bahçesi üzerine söz istemem.
Taht ile yalın ayak aynı beyitte karşılaşır: biri oturulan, öteki yürünen yerdir. Varlık bir mevki gibi tasarlandığı için terki de tahttan inmek olur. Yalın ayak gezenin gül bahçesi üzerine söz istememesi, yolculuğun süsleyici edebiyatı da geride bıraktığını gösterir.
- 4
Hep tecellîler göründi bilmezem hâlim nedir
Bir ‘aceb müşkil miyem ‘âlemde hîç kâr istemem
1Bütün tecelliler göründü; hâlimin ne olduğunu bilmiyorum.
2Acaba güç bir sorun muyum? Dünyada hiçbir kazanç istemem.
Tecellilerin görünmesi beklenen açıklığı getirmez; tersine konuşan kendi hâlini bilemez duruma düşer. ‘Bir ‘aceb müşkil miyem’ sorusu, kişinin kendisini çözülmeyi bekleyen bir güçlük gibi görmesidir. Hemen ardından kâr istememesi, bu güçlüğün kazançla giderilmeyeceğini söyler.
- 5
El yuyup fânî hayâlâtından it kalbin Hulûs
Ol bekâsı vahdetiñ fânîde tekrâr istemem
1Ey Hulûsî, geçici hayallerden elini yıka, kalbini arıt.
2Vahdetin kalıcılığını geçici dünyada yeniden istemem.
Makta bir temizlik hareketiyle kapanır: el yumak, hayallerden fiilen çekilmektir. ‘Fânî’ sözcüğü iki dizede de geçer ve ikincisinde ölçüte dönüşür — vahdetin kalıcılığı geçici olanda tekrarlanamaz. Gazelin redifi böylece isteksizliği değil, yanlış yerde arama reddini taşır.
Metnin kaynağı
Sabit kaynak DEU-AVESIS.6ecdcb51-eb8e-4906-9609-1ecdf1ed3d9a:pdf382-printed369-n314. 314 numaralı kayıt sonraki numaraya kadar tam 10 dizedir; gerçek görüntü ve basılı ölçü satırı doğrulandı. Profil dosyanın yanında CC BY 4.0 bağlantısı verir; PDF içinde gömülü lisans cümlesi yoktur.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.Bir hata mı var? Bildirin
Sırada ne var?
Bir zamân seyyâh idüp ‘âlemde devrân olayımÖmer Hulûsî · Gazel→
Açılış aynı kökü üst üste bindirir: bilmedigim, bilmedime, bildim. Bilgi burada bir içerik değil, bilmeyişin fark edilmesidir. İkinci dize ‘ben’ zamirini üç kez tekrarlayıp bilmeyi bulmakla eşitler; ikisinin de vardığı yer aynı redde, düşünce yükünü istememeye çıkar.