DDizegâhDijital şiir arşivi
Şiirler/Muhibbî/‘Âşık mıdur ki isteye yâruñ vefâsını
Gazel · 16. yüzyıl

‘Âşık mıdur ki isteye yâruñ vefâsını

Gerçek âşığın sevgiliden vefa istemeyeceği ve cefadan yakınmayacağı söylenir; gökkuşağı yayı, kara kaş ve saç bağı üzerinden ilerleyen gazel, aşk sancağının şaire dert, bela ve gam getirdiği hükmüyle kapanır.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    ‘Âşık mıdur ki isteye yâruñ vefâsını

    Yâhûd şikâyet eyleye añup cefâsını

    1Sevgilinin vefasını isteyen kişi âşık mıdır?

    2Yahut onun cefasını anıp şikâyet eden âşık sayılır mı?

    İki soru da olumsuz cevabı içinde taşır ve âşıklığı beklenti ile şikâyetin dışına yerleştirir. Vefa istemek de cefayı anmak da sevgiliyi hesaba çekmek olur; beyit gerçek bağlılığın bu karşılık hesabını reddettiğini bildirir.

  2. 2

    egerçi bir

    Ammâ ki katı çekmedüm ‘ışkuñ yasını

    1Gökkuşağı gerçi bir yaydır;

    2ama senin aşkının ‘yasını’ pek çekmedim.

    İlk dizede gökkuşağı keman diye adlandırılır, ikinci dize ise açık ‘çekmedüm’ olumsuzluğuyla bu çekme eylemini sınırlar. Kaynaktaki ‘yasını’ yüzeyi ikinci tanık bulunmadan matem yahut yay kelime oyunu diye kesinleştirilmedi; iki ihtimal de ihtiyatla açık tutuldu.

  3. 3

    ‘Işkuñla anuñ kalmaya

    Kim göre kara kaşıyla gözi lâlesini

    1Kara kaşıyla gözünün lâlesini gören kişinin

    2senin aşkın yüzünden konuşmaya gücü kalmaz.

    Kara kaş ile gözün lâlesi, koyu çizgi ve canlı renk olarak yüz üzerinde yan yana gelir. Bu görüntüyü görenin güftâr kudreti tükenir; güzellik şiir söylemeye ilham vermekten önce dili durduran bir hayret yaratır.

  4. 4

    Her kim ki bend ola

    Fikr eyleme hergiz anuñ kurtılasını

    1Kim o kara saçın ucuna bağlanırsa

    2onun bir gün kurtulacağını hiç düşünme.

    Saçın ucu bir bağlanma noktasına dönüşür ve bend olmak gönüllü aşkı gerçek tutsaklık diliyle anlatır. Her kim ile hergiz arasındaki kesinlik, bu esaretin kişiye göre değişmediğini ve çıkış ihtimali taşımadığını vurgular.

  5. 5

    Oldı Muhibbî hâsılı derd ü belâ vü gam

    diyü aldı çü ‘ışkuñ

    1Muhibbî aşkının sancağını tımar diye alınca

    2elde ettiği sonuç dert, bela ve gam oldu.

    Mahlas beyti aşkı sancak ve tımar düzeni içinde bir hizmete benzetir; şair bu görevi kabul ettiğinde geliri dert, bela ve gamdır. Hâsıl sözü kazanç beklentisini tersine çevirir ve üçlü acı dizisi hizmetin gerçek karşılığını sayar.

Kavram sözlüğü (6) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

Aidiyet doğrulandı

adile1890:p222:g1 görselinde kapanış beyti Muhibbî mahlasını açıkça taşır.

Atıf kanıtını aç ↗

adile1890:p222:g1. Dîvân-ı Muhibbî, Âdile Sultan 1890, basılı/PDF 222/PDF 226: 5 beyit/10 dize, Muhibbî mahlaslı kapanış ve Ol kim ey serv-i kad bâlâ felekde saña yir itdi sonraki sınırı 500 dpi görselde exact doğrulandı. İkinci beyitteki ‘çekmedüm’ açık olumsuzluğu korunmuştur. Aynı dizedeki ‘yasını’ yüzeyi için ikinci sözlük veya metin tanığı bulunmadığından matem ya da kemân/yay oyunu anlamlarından biri kesinleştirilmemiştir.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Sonraki şiirBâr-ı gamdan kâmetümdür ham gibiMuhibbî · Gazel

Kavram sözlüğü

6 kavram bulundu.

Kavs-i kuzeh

Gökkuşağı

kemânedür

Yaydır

güftâra kudreti

Söz söyleme gücü

ser-i zülf-i siyeh-kâra

Kara saçın ucuna

Tîmâr

Hizmet karşılığında tasarrufa bırakılan gelir kaynağı

livâsını

Sancağını