Bin bir kelâmın başında
Abdal, gönül kırmayı insan öldürmekten de ağır bir ahlak suçu olarak işler. Garibin gözyaşı, âşığın yarası ve cahilin zehirli sözü aynı nakaratta birleşir; gönül Tanrı'nın evi sayıldığı için onu dağıtan kişi iki dünyada da sorumluluk taşır.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Bin bir başında
Kanlı gönül öldürendir
1Bin bir sözün başında,
2kanlı bir gönül öldürücü sayılır.
- 2
Kanlı gönül öldürendir
1Evliyanın nefesinde de
2kanlı bir gönül öldürücü sayılır.
Evliyanın nefesi, manevi sözün güvenilir kaynağı olarak gösterilir. Nakaratın yeniden gelişi, gönlü kanatmanın sıradan bir kabalık değil, velilerin öğretisinde ağır bir ahlak suçu sayıldığını vurgular.
- 3
gözü yaşlıdır
bağrı başlıdır
1Garibin gözü yaşlıdır.
2Âşığın bağrı yaralıdır.
Garibin gözyaşı dışarıdan görülen mağduriyeti, âşığın yaralı bağrı ise içte taşınan acıyı anlatır. Yan yana gelen iki görüntü, korunmasız kişiyle sevgi yüzünden incinen kişiyi aynı merhamet alanında buluşturur.
- 4
Âdem öldüren suçludur
Kanlı gönül öldürendir
1İnsanı öldüren suçludur;
2kanlı bir gönül öldürücü sayılır.
İnsan öldürmenin suç olduğu açıkça söylenir; ardından kırılmış gönül yine öldürücü sayılır. Karşılaştırma hukuki bir eşitlik kurmaktan çok, görünmeyen manevi zararın ciddiyetini sarsıcı biçimde duyurur.
- 5
sözü ağudur
Gönül evini dağıdur
1Cahilin sözü zehirdir.
2Gönül evini dağıtır.
Cahilin sözü zehre benzetilerek dilin doğrudan zarar verebildiği gösterilir. İkinci dizedeki gönül evi, insanın iç dünyasını barınak gibi düşünür; zehirli söz bu güvenli yapıyı dağıtır.
- 6
Hak Taalânın evidür
Kanlı gönül öldürendir
1Gönül yüce Tanrı'nın evidir;
2kanlı bir gönül öldürücü sayılır.
Gönlün Tanrı'nın evi sayılması, önceki yıkım imgesinin neden ağır olduğunu açıklar. Nakarat artık yalnız duygusal incinmeyi değil, kutsal kabul edilen iç mekâna yönelmiş bir saldırıyı ifade eder.
- 7
Başından gitmesün kada
Yatak bulmasun sinde de
1Başından bela eksik olmasın.
2Mezarında bile rahat yatak bulmasın.
Beddua, gönül kıranın başından belanın eksik olmamasını ve mezarında bile huzur bulmamasını ister. Sert ton, şiirin ahlak uyarısını hem dünya hayatına hem ölüm sonrasına taşıyan cezalandırıcı bir eşiğe getirir.
- 8
O dünyâda bu dünyâda
Kanlı gönül öldürendir
1Bu dünyada da öteki dünyada da
2kanlı bir gönül öldürücü sayılır.
‘Bu dünya’ ile ‘o dünya’ yan yana getirilerek sorumluluğun ölümle bitmediği söylenir. Tekrarlanan kanlı gönül hükmü, önceki bedduayı iki âlemi kapsayan manevi sonuçla bağlar.
- 9
Abdal der kendi hâlinde
Ne gelse söyler dilinde
1Abdal kendi hâlinde konuşur.
2Diline ne gelirse söyler.
Abdal, kendisini gösterişli bir vaiz olarak değil, kendi hâlinde konuşan biri olarak tanıtır. Diline geleni söylemesi, sözlerin hesaplı bir süsten çok yaşanmış ahlak tecrübesinden doğduğu iddiasını taşır.
- 10
Muhammed Ali yolunda
Kanlı gönül öldürendir
1Muhammed ile Ali yolunda
2kanlı bir gönül öldürücü sayılır.
Kapanış, gönül koruma ilkesini Muhammed-Ali yolunun içine yerleştirir. Böylece nakarat bağımsız bir öğüt olmaktan çıkar; şairin bağlı olduğu manevi geleneğin temel davranış ölçüsüne dönüşür.
Metnin kaynağı
abdal bağı kaynak bölüm adı, şiir başlığı veya görünür mahlasla sınırlı olasılıklı atıftır; biyografik kesinlik iddia edilmez.
Atıf kanıtını aç ↗Sadettin Nüzhet Ergun'un 1955 Bektaşi Şairleri ve Nefesleri Cilt 1-2 baskısındaki Bin bir kelâmın başında kaydıdır. 20 özgün dize ve 10 iki dizelik birim basılı sırayla harfi harfine korunmuştur; basılı boşluk ve nokta dizileri tahmin edilmemiştir.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.Bir hata mı var? Bildirin
Sırada ne var?
Bülbül olsam gül dalında şakırımAbdal · Nefes→
‘Bin bir kelâm’ sözü, çok geniş bir öğüt geleneğini çağırır; bunun başına gönül kırmama ilkesi konur. ‘Kanlı gönül’ ifadesi, incitilmiş kalbin vebalini fiziksel öldürme ağırlığına yaklaştırır.