Bir âşıkız ki rûy-ı dil-ârâya hasretiz
Her beyitte kendini bir başka eksik varlığa benzeten; jale, pervane, tarak ve kemik üzerinden yoksunluğu dokuz kez yeniden tanımlayan gazel.
- 1
Bir âşıkız ki rûy-ı dil-ârâya hasretiz
Bir jâleyiz ki gonce-i ranâya hasretiz
Günümüz Türkçesi +
1Öyle bir âşığız ki gönül süsleyen yüze hasretiz.
2Öyle bir çiy tanesiyiz ki güzel goncaya hasretiz.
- 2
Tûr-ı niyâza vardığımız olmadı müfîd
Hem çün Kelîm-i berk-ı tecellâya hasretiz
Günümüz Türkçesi +
1Yalvarma dağına çıkmamız işe yaramadı.
2Mûsâ gibi tecellî şimşeğine hasretiz.
Beyit yorumu +
Mûsâ Tûr’da ışığı görüp bayılmıştı; burada dağa çıkılıyor, yalvarılıyor ve hiçbir şey olmuyor. Beytin asıl acısı reddedilmekten değil, cevap alamamaktan geliyor.
- 3
Mihr-i cihân çeşmimize zerre-sân degil
Pervâneyiz ki şem’-i şeb-ârâya hasretiz
Günümüz Türkçesi +
1Dünyanın güneşi gözümüzde bir zerre kadar değil.
2Pervaneyiz, geceyi süsleyen muma hasretiz.
Beyit yorumu +
Dünyanın güneşini zerre saymayan göz, küçücük bir mumun peşine düşüyor. Ölçü büyüklük değil erişilebilirlik; pervanenin gerçekten yanabileceği tek ışık odur.
- 4
Çâk etmişiz ne fâide cism-i nizârımız
Bir şâneyiz ki zülf-i semen-sâya hasretiz
Günümüz Türkçesi +
1Zayıf bedenimizi yarıp parçaladık, ne fayda.
2Bir tarağız, yasemin kokulu saça hasretiz.
Beyit yorumu +
Tarağın dişleri zaten yarıktan ibarettir; âşık kendini parçalayarak alet hâline gelmiş. Yine de dokunacağı saç yoksa yarıkların hiçbir işlevi kalmıyor.
- 5
Vardır dehân-ı dilbere şâyân bir sözüm
Nâm-ı vefâyız âh-ı müsemmâya hasretiz
Günümüz Türkçesi +
1Sevgilinin ağzına yakışacak bir sözüm var.
2Vefa adıyız, o adın karşılığına hasretiz.
Beyit yorumu +
Ad var, adın işaret ettiği şey yok. Beyit ‘vefa’yı boş bir levhaya çevirip sözün kendisini bir eksiklik belgesi hâline getiriyor.
- 6
Âb-ı hayât sohbet-i ahbâbdan cüdâ
Mahîleriz ki lücce-i deryâya hasretiz
Günümüz Türkçesi +
1Dostların sohbetinden ayrı kalınca hayat suyu da yok.
2Balığız, denizin engin sularına hasretiz.
Beyit yorumu +
Balık için su bir istek değil, yaşama şartı. Sohbetin yerine su konunca yalnızlık bir hâl olmaktan çıkıp doğrudan boğulmaya bağlanıyor.
- 7
Eyler mi iltifat aceb ol hümâ-yı nâz
Bir üstühânız âlem-i bâlâya hasretiz
Günümüz Türkçesi +
1Acaba o naz hümâsı bize iltifat eder mi?
2Bir kemiğiz, yüce âleme hasretiz.
Beyit yorumu +
Hümâ kemikle beslendiğine inanılan bir kuştur; âşık kendini yenecek şeye indirgiyor. Yükselmenin tek yolu, yukarıdan gelen bir gaganın kapmasını beklemek.
- 8
Gâlib düşer mi ol mehe kim eylemez nigâh
Biz pertev-i cemâline çün sâye hasretiz
Günümüz Türkçesi +
1Gâlib, o aya yakışır mı, hiç bakmıyor.
2Biz gölge gibi onun güzelliğinin ışığına hasretiz.
Beyit yorumu +
Gölge ışığın varlığına bağlıdır ama ışığa hiç kavuşamaz. Şair kendini bu imkânsız bağımlılığın içine yerleştirip şikâyetini bir tabiat kanununa dönüştürüyor.
- 9
Cümle cenâb-ı pertev içindir bu nükteler
Ol zâta ol suhan-ver-i yektâya hasretiz
Günümüz Türkçesi +
1Bütün bu nükteler Pertev’in şerefinedir.
2O zata, o eşi bulunmaz söz ustasına hasretiz.
Beyit yorumu +
Gazel dokuz beyit boyunca soyut bir yoksunluğu anlatıp son beyitte gerçek bir adla kapanıyor: çağdaşı şair Pertev. Özlemin muhatabı böylece göklerden meclise iniyor.
Metnin kaynağı
Kültür ve Turizm Bakanlığı e-kitap neşri (hzl. Naci Okçu) esas alındı. Matladaki ‘rûy-ı dil-i ârâya’ dizgisi vezni bozduğu için Ali Akşit – Ali Rıza Özuygun’un Trakya Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi’ndeki şerhinde (2015, 17/1) verilen ‘rûy-ı dil-ârâya’ okuyuşu alındı; e-kitapta iki kez ‘2’ numarası verilen beyitler yeniden sıralandı.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Beyit yorumu +
Çiy tanesi goncanın üstüne düşmezse buharlaşıp gider. Gâlib özlemi bir duygu olarak değil, varlığın kısa ömrünü belirleyen bir konum sorunu olarak kuruyor.