DDizegâhDijital şiir arşivi
Şiirler/Ömer Hulûsî/Bir Bilinmez Derde Düş Kim Derdiñi Dermân Ara
Gazel · 19. yüzyıl

Bir Bilinmez Derde Düş Kim Derdiñi Dermân Ara

Ara redifi, bilinmez derdin tabibini ve Lokman'ını ararken damlanın denize karışmasını, kimya-simya bilgisini ve can geçmeden canana yönelmeyi aynı arayışta toplar.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    Bir bilinmez derde düş kim derdiñi dermân ara

    Var o derdiñ hâzıkın bul var yüri ara

    1Bilinmez bir derde düş; derdine deva ara.

    2O derdin uzmanını bul; yürü, Lokman ara.

    Matla’ın şaşırtıcı yanı emrin yönüdür: dertten kaçmak değil, bilinmez bir derde düşmek buyrulur. Deva ancak o düşüşten sonra aranabilir. İkinci dize aramayı uzmanlığa bağlar; istenen herhangi bir yardım değil, o derdin hâzıkı, yani ehli olandır.

  2. 2

    Gâyet ile hasta dilseñ sor tabîb dükkânına

    Söyle derdiñ var sen anda hâlini ihsân ara

    1Çok hastaysan tabibin dükkânına yönelip sor;

    2derdini söyle, orada durumuna iyilik ara.

    Arayış burada bir dükkâna, yani somut bir yere indirilir ve hastadan istenen şey önce konuşmaktır: “söyle derdiñ”. İyileşme kendiliğinden gelmez, derdin dile getirilmesine bağlanır; ihsân sözcüğü de tedaviyi hak edilen bir hizmet değil, umulan bir iyilik yapar.

  3. 3

    Bahr içinde didiler sordum seniñ eczâlarıñ

    Gel karış bir katreden hoş bahra gel ‘ummân ara

    1‘Senin parçaların deniz içindedir’ dediler; sordum.

    2Gel, bir damladan çıkıp güzel denize karış; okyanusu ara.

    Beyit insanı parçalara ayırır ve o eczânın deniz içinde olduğunu söyler; yani bütünlük kendinde değil, dışarıdadır. Çözüm de birleşmek değil karışmaktır: katre bahre karışacak, arayış oradan ummâna açılacaktır. Damla, kaybolarak büyüyen tek şeydir.

  4. 4

    ‘İlm-i kimyâ ‘ilm-i simyâ nokta ‘ilmin bak bu kez

    Hakk te‘âlâ ‘âfiyet virsün seni güfrân ara

    1Kimya ilmine, simya ilmine ve nokta ilmine bu kez bak;

    2Yüce Hak sana sağlık versin; bağışlanma ara.

    Kimyâ, simyâ ve nokta ilmi art arda sıralanarak bilgiyi bir yığın hâline getirir, sonra ikinci dize bu yığını tek hamlede aşar: istenen şey ilim değil âfiyet ve güfrândır. Beyit böylece öğrenmeyi değil, öğrenmenin ötesinde kalanı arattırır.

  5. 5

    Şeyh Hulûsî olmak dilerseñ ‘ışk-ile

    Dost yolına geç bu cândan geçmeden cânân ara

    1Ey Şeyh Hulûsî, aşk ile gönül sahibi olmak istersen,

    2dost yoluna geç; bu can geçmeden cananı ara.

    Makta cân ile cânân sözcüklerini yan yana getirip aralarındaki tek harflik farkı zaman farkına çevirir: can bitmeden canan aranmalıdır. Zü’l-cenân olma isteği de şarta bağlanır; gönül sahibi olmak, aramayı ölüme bırakmamakla mümkün görünür.

Kavram sözlüğü (6) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

DEU-AVESIS.6ecdcb51-eb8e-4906-9609-1ecdf1ed3d9a:pdf476-printed463-n474. Baş neşrinde no. 474, basılı s. 463/PDF 476; 10 dize, basılı ölçü kalıbı ve sonraki numaralı kayıtla tam sınır sabit görselde doğrulanmıştır. Dükkânına/dükkânını ve bu kez/bi kez aparatları gövde dışıdır; eczâ-katre-bahr zinciri mecaz olarak, nokta ilmi tarihsel terim olarak korunur. AVESIS profilindeki CC BY bağlantısı dosya ekine komşudur; PDF içinde gömülü lisans yoktur.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Sonraki şiirBu Benlik Kal‘asını Yık Târumâr İt Cân Olam Dirseñ
Bu benlik kal‘asın yık târumâr it cân olam dirseñ
Ömer Hulûsî · Gazel

Kavram sözlüğü

6 kavram bulundu.

hâzık

İşinin uzmanı

Lokmân

Hikmeti ve hekimliğiyle anılan kişi

eczâ

Parçalar, unsurlar

katre

Damla

nokta ilmi

Harf ve nokta yorumuna dayalı tarihsel bilgi alanı

zü’l-cenân

Gönül sahibi