Bir güzeller şahı gördüm, adını gizli okur
Şair adını gizleyen bir güzeller şahını anlatır. Onun dudağı berrak su, boyu Tuba; giysisi, kalemi ve yazı öğrenme isteği hayranlık konusudur. Güzel, bilge hocanın önünde kitap okur fakat düşkün âşıktan kaçar. Ömer son beyitte sevgilinin adını üç harfle açacağını söyler ve ayın, mim, ra harflerini verir.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Bir güzeller şâhı gördüm ismini okur
Lebleri âb-ı züllâdir ruhleri gabrâ okur
1Bir güzeller şahı gördüm; adını gizleyerek okur.
2Dudakları berrak sudur; yanakları basılı ‘gabrâ’ sözüyle okunur.
- 2
Niçe vasf etsem anın evsâfını ben sizlere
Bârekâllah bir kameti tûbâ okur
1Onun niteliklerini size ne kadar anlatsam da bitmez.
2Maşallah, uzun ve düzgün boyu Tuba diye okunur.
Şair sevgilinin niteliklerini anlatmaya sözün yetmeyeceğini belirtir; uzun ve düzgün boyu Tuba diye okunur. Güzellik, sayılı övgüyü aşarken cennet ağacıyla görünür bir ölçü kazanır.
- 3
Tâc-ı şâhânı başında kıl temâşâ câmesin
Zây olur aklım görünce ol mahabbet nâmesin
1Başındaki hükümdar tacını ve giysisini seyret.
2O sevgi mektubunu görünce aklım yok olur.
Taç ve giysi seyredilirken sevgi mektubu şairin aklını alır. Dış görünüşün hükümdarlık işaretleri ile yazılı aşk işareti birleşir; bakış yalnız bedene değil nesnelere de tutulur.
- 4
Meşkini ta’lîm eder destinde almış hâmesin
Kâtib olmaktır murâdı destine inşâ okur
1Kalemi eline almış, yazı örneğini öğrenir.
2Amacı kâtip olmaktır; eline yazı çalışması alır.
Sevgili kalemi eline alıp meşk öğrenir, kâtip olmayı amaçlar. Güzellik sahnesine eğitim ve emek eklenir; yazı yazmak doğal yetenek değil hocadan öğrenilen düzenli sanat olarak görünür.
- 5
Vech-i pâkini görenler üstüne dürler saçar
Bende-i efkendesine âşinâ olmaz kaçar
1Temiz yüzünü görenler üzerine inciler saçar.
2Yere düşmüş kuluna yakınlık göstermez, kaçar.
Temiz yüzü görenler inci saçar, fakat sevgili yere düşmüş kuluna yaklaşmadan kaçar. Başkalarının cömert hayranlığı ile âşığın karşılıksız yakınlık isteği aynı yüz çevresinde çatışır.
- 6
Nâz ü istiğnâ ile dilber kitâbını açar
önünde ol melek sîmâ okur
1Sevgili naz ve kayıtsızlıkla kitabını açar.
2O melek yüzlü, bilge hocanın önünde okur.
Nazla kitap açan melek yüzlü güzel, bilge hocanın önünde okur. Kayıtsız tavır öğrenme disiplinini bozmaz; şiir sevgiliyi hem erişilmez hem eğitim alan genç bir kişi olarak gösterir.
- 7
Ol güzel tahtına çıkmış hûblara kurmuş divan
Derdimend âşıklar ise âh kılurlar hem figan
1O güzel tahtına çıkmış, güzellere divan kurmuş.
2Dertli âşıklar ah edip feryat eder.
Tahta çıkan güzel öteki güzellere divan kurarken dertli âşıklar ah eder. Hükümdarlık sahnesinin parlaklığı, ona erişemeyenlerin toplu acısıyla tamamlanır ve iktidarın bedeli görünür olur.
- 8
Der ki Ömer üç hurûfla ismini eyler
Biri ayın biri mimdir birisini râ okur
1Ömer der ki: Üç harfle adını ortaya çıkarır.
2Biri ayın, biri mim, birini de ra diye okur.
Ömer gizlenen adı ayın, mim ve ra olmak üzere üç harfle açıklar. Kimliği doğrudan söylemeyip okuru sesleri birleştirmeye çağırır; gizlilik kalkmadan okunabilir bir alfabe izi bırakılır.
Metnin kaynağı
Basılı dizideki görünür Âşık Ömer mahlası ve Ergun koleksiyon yerleşimi birlikte doğrulandı: 15. dize “Der ki Ömer üç hurûfla ismini eyler iyân”.
Atıf kanıtını aç ↗Sadeddin Nüzhet Ergun’un 1936 tarihli Âşık Ömer: Hayatı ve Şiirleri baskısındaki 560 numaralı metnin 16 dizesi ve 8 birimi basılı sırayla korunmuştur. Tarama yeniden dağıtılmamıştır.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.Bir hata mı var? Bildirin
Sırada ne var?
Bir haber ver ey sabâ neşler aceb ra’nâcığımÂşık Ömer · Şiir→
Güzeller şahı kendi adını gizli okur; dudak berrak su olsa da yanaklara bağlı ‘gabrâ’ yüzeyi kesin değildir. Tanınma ile saklanma, yüzün açık güzelliği ve kapalı sözü içinde birlikte sürer.