DDizegâhDijital şiir arşivi
Şiirler/Yunus Emre/Bir sâkiden içdik şarap
Kaynaklı metin
Nefes · 13.–14. yüzyıl

Bir sâkiden içdik şarap

Meyhaneyi arştan yüceye taşıyan, canı kadeh sayan ve Hallâc-ı Mansûr ile İbrahim Edhem’i ölçü yapan; sözünü câhilden saklamayı öğütleyen altı beyitlik nefes.

Özgün metin
  1. 1

    Bir sâkiden içdik şarap, arşdan yüce meyhânesi

    Ol sâkinin mestleriyüz, canlar anın peymânesi

    Günümüz Türkçesi +

    1Bir sâkiden şarap içtik; onun meyhanesi arştan da yücedir.

    2O sâkinin sarhoşlarıyız; canlar onun kadehidir.

    Beyit yorumu +

    Meyhane göğün üstüne çıkarılınca içki de yerini değiştiriyor. Kadeh olarak canın gösterilmesi bedeli açık ediyor: Bu sarhoşlukta içilen şey, içenin kendisi.

  2. 2

    Aşk oduna yananların külli vücudu nûr ola

    Ol od bu od’a benzemez, hiç belürmez zebânesi

    Günümüz Türkçesi +

    1Aşk ateşinde yananların bütün bedeni nur olur.

    2O ateş bu bildiğimiz ateşe benzemez; alevi hiç görünmez.

    Beyit yorumu +

    İki ateş arasındaki fark görünürlükte: Biri yakar ve belli olur, öteki yakar ve iz bırakmaz. Alevsiz yanma, acıyı dışarıdan kimsenin fark etmeyeceği bir yere taşıyor.

  3. 3

    Bizim meclis mestlerinin demleri Enelhak olur

    Yüz Hallac-ı Mansur gibi anın kemin dîvânesi

    Günümüz Türkçesi +

    1Bizim meclisteki sarhoşların soluğu ‘Enelhak’ olur.

    2O meclisin en aşağı derecedeki delisi yüz Hallâc-ı Mansûr kadardır.

    Beyit yorumu +

    Yunus Mansûr’u örnek değil ölçü birimi yapıyor: Meclisin en sıradan üyesi yüz Mansûr ediyor. Söz büyük, bedeli de belli; Mansûr aynı sözü söylediği için 922’de öldürüldü.

  4. 4

    Ol meclis ki bizde vardır, bunda ciğer kebâb olur

    Ol şem’a kim bizde yanar, ay ü güneş pervânesi

    Günümüz Türkçesi +

    1Bizde kurulan o mecliste ciğer kebap olur.

    2Bizde yanan o mumun pervanesi ay ile güneştir.

    Beyit yorumu +

    Sofra imgesi ürkütücü bir yer değiştirme yapıyor: Yenen şey misafirin kendi ciğeri. Mumun etrafında dönenler de böcek değil gök cisimleri; ölçek büyüdükçe yanma da büyüyor.

  5. 5

    Bizim meclis Bekrîleri şol Şâh-ı Edhem gibidir

    Belh şehrinde yüz bin ola her gûşede vîrânesi

    Günümüz Türkçesi +

    1Bizim meclisin ayyaşları o Şâh İbrahim Edhem gibidir.

    2Belh şehrinin her köşesinde onun yüz bin viranesi durur.

    Beyit yorumu +

    Sarhoş ile hükümdar aynı kişide birleşiyor: Edhem tahtı bırakıp dervişliği seçti. Belh’i dolduran viraneler de bu tercihin bedeli; saray gitmiş, yerine terk edilmiş köşeler kalmış.

  6. 6

    Yunus bu cezbe sözlerin câhillere söylemegil

    Bilmez misin câhillerin niçe geçer zamânesi

    Günümüz Türkçesi +

    1Yunus, bu coşku sözlerini bilmeyenlere söyleme.

    2Bilmeyenlerin zamanının nasıl geçtiğini bilmez misin?

    Beyit yorumu +

    Şair kendi şiirine bir sınır çiziyor: Söz herkese açık değil. Uyarının arkasında Mansûr’un sonu duruyor; söylemenin bedelini bilen biri susmanın da bir hüner olduğunu öğreniyor.

Kaynak

Metnin kaynağı

Sadettin Nüzhet Ergun’un Bektaşî Şairleri ve Nefesleri (19. asıra kadar, Cilt 1–2) neşrindeki s. 13–14 metni esas alındı; Vikikaynak’ın 152133 numaralı sürümü bu iki basılı sayfayı düzeltilmiş tarama olarak birleştirir. Noktalama eklendi. ‘Mestleriyüz’ okunuşu neşirdeki biçimiyle korundu.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Okumaya devam edin

Yunus Emre şiirleri arasında gezinin

Şair profiline dön →