Bir sâkiden içdik şarap
Meyhaneyi arştan yüceye taşıyan, canı kadeh sayan ve Hallâc-ı Mansûr ile İbrahim Edhem’i ölçü yapan; sözünü câhilden saklamayı öğütleyen altı beyitlik nefes.
- 1
Bir sâkiden içdik şarap, arşdan yüce meyhânesi
Ol sâkinin mestleriyüz, canlar anın peymânesi
Günümüz Türkçesi +
1Bir sâkiden şarap içtik; onun meyhanesi arştan da yücedir.
2O sâkinin sarhoşlarıyız; canlar onun kadehidir.
- 2
Aşk oduna yananların külli vücudu nûr ola
Ol od bu od’a benzemez, hiç belürmez zebânesi
Günümüz Türkçesi +
1Aşk ateşinde yananların bütün bedeni nur olur.
2O ateş bu bildiğimiz ateşe benzemez; alevi hiç görünmez.
Beyit yorumu +
İki ateş arasındaki fark görünürlükte: Biri yakar ve belli olur, öteki yakar ve iz bırakmaz. Alevsiz yanma, acıyı dışarıdan kimsenin fark etmeyeceği bir yere taşıyor.
- 3
Bizim meclis mestlerinin demleri Enelhak olur
Yüz Hallac-ı Mansur gibi anın kemin dîvânesi
Günümüz Türkçesi +
1Bizim meclisteki sarhoşların soluğu ‘Enelhak’ olur.
2O meclisin en aşağı derecedeki delisi yüz Hallâc-ı Mansûr kadardır.
Beyit yorumu +
Yunus Mansûr’u örnek değil ölçü birimi yapıyor: Meclisin en sıradan üyesi yüz Mansûr ediyor. Söz büyük, bedeli de belli; Mansûr aynı sözü söylediği için 922’de öldürüldü.
- 4
Ol meclis ki bizde vardır, bunda ciğer kebâb olur
Ol şem’a kim bizde yanar, ay ü güneş pervânesi
Günümüz Türkçesi +
1Bizde kurulan o mecliste ciğer kebap olur.
2Bizde yanan o mumun pervanesi ay ile güneştir.
Beyit yorumu +
Sofra imgesi ürkütücü bir yer değiştirme yapıyor: Yenen şey misafirin kendi ciğeri. Mumun etrafında dönenler de böcek değil gök cisimleri; ölçek büyüdükçe yanma da büyüyor.
- 5
Bizim meclis Bekrîleri şol Şâh-ı Edhem gibidir
Belh şehrinde yüz bin ola her gûşede vîrânesi
Günümüz Türkçesi +
1Bizim meclisin ayyaşları o Şâh İbrahim Edhem gibidir.
2Belh şehrinin her köşesinde onun yüz bin viranesi durur.
Beyit yorumu +
Sarhoş ile hükümdar aynı kişide birleşiyor: Edhem tahtı bırakıp dervişliği seçti. Belh’i dolduran viraneler de bu tercihin bedeli; saray gitmiş, yerine terk edilmiş köşeler kalmış.
- 6
Yunus bu cezbe sözlerin câhillere söylemegil
Bilmez misin câhillerin niçe geçer zamânesi
Günümüz Türkçesi +
1Yunus, bu coşku sözlerini bilmeyenlere söyleme.
2Bilmeyenlerin zamanının nasıl geçtiğini bilmez misin?
Beyit yorumu +
Şair kendi şiirine bir sınır çiziyor: Söz herkese açık değil. Uyarının arkasında Mansûr’un sonu duruyor; söylemenin bedelini bilen biri susmanın da bir hüner olduğunu öğreniyor.
Metnin kaynağı
Sadettin Nüzhet Ergun’un Bektaşî Şairleri ve Nefesleri (19. asıra kadar, Cilt 1–2) neşrindeki s. 13–14 metni esas alındı; Vikikaynak’ın 152133 numaralı sürümü bu iki basılı sayfayı düzeltilmiş tarama olarak birleştirir. Noktalama eklendi. ‘Mestleriyüz’ okunuşu neşirdeki biçimiyle korundu.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Beyit yorumu +
Meyhane göğün üstüne çıkarılınca içki de yerini değiştiriyor. Kadeh olarak canın gösterilmesi bedeli açık ediyor: Bu sarhoşlukta içilen şey, içenin kendisi.