Hızır’ın Suyu Benem
Bir şathiye. Söyleyen kişi ölümsüzlük suyunu, kutlu geceleri, kitabı, ibadetleri ve gök cisimlerini tek tek sayıp hepsini kendinde toplar; her dörtlüğün son dizesi "bendedir" redifiyle bu toplamayı tekrarlar. Kapanışta hem talip hem mürşit olduğunu söyleyerek yolun hiyerarşisini de aynı ağızda birleştirir.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Hızır’ın suyu benem
bendedir
Kevserden içen gelsin
bendedir
1Hızır'ın suyu benim,
2ölümsüzlük suyu bendedir;
3Kevser'den içmek isteyen gelsin,
4Kadir de Berat da bendedir.
- 2
ten ile can benem
Delîl ü benem
Bu cümle Kur'ân benem
bendedir
1İşte, ten ile can benim,
2delil de kesin kanıt da benim,
3bu Kur'an'ın hepsi benim,
4oruç ile namaz bendedir.
"Uş" işaret sözcüğüdür, sayımı başlatır. Dört dizede beden, kanıt dili (delîl ü burhan), kitap ve ibadet sayılır. Fıkhın ispat terimleriyle şeriatın iki temel ibadeti aynı ağızda toplanınca söz şathiyeye dönüşür.
- 3
Geldi îman hissesi
Gitti küfür gussası
Ali Hamza kıssası
Ol hidayet bendedir
1İman payı geldi,
2küfrün kaygısı gitti;
3Ali ile Hamza kıssası,
4o hidayet bendedir.
Dörtlük geldi/gitti karşıtlığına dayanır: kazanılan "hisse", yitirilen "gussa", yani iç sıkıntısı; iki kelime hem sesçe hem anlamca karşı karşıya. Ali ile Hamza kıssaları Bektaşî meclisinde okunan kahramanlık anlatılarıdır; şair onları da hidayetin kaynağı sayar.
- 4
On dört on parmak
Can ile Hak’kı görmek
Yedi deniz dört ırmak
bendedir
1On dört eklem, on parmak;
2canla Hakk'ı görmek;
3yedi deniz, dört ırmak;
4Şatt ile Fırat bendedir.
Bir sayı dökümü: on dört mafsal ile on parmak bedene, yedi deniz ile dört ırmak yeryüzüne ait. Bedeni sayılarla okumak Hurufî alışkanlığıdır. Sondaki Şatt ile Furat ise coğrafyadan çok Kerbelâ'yı çağırır; su imgesi ilk dörtlüğün âb-ı hayatından Kerbelâ ırmaklarına bağlanır.
- 5
Mûsâ ile Tur benem
Cennet ile hur benem
İki benem bir benem
Bin kâinat bendedir
1Musa ile Tûr benim,
2cennet ile huri benim,
3iki de benim bir de benim,
4bin kâinat bendedir.
Musa ile Tûr'un yan yana anılması dörtlüğün en yüklü hamlesi: gören ile görmenin gerçekleştiği yer tek ağızda birleşir. Ardından ödül de (cennet, hûri) aynı ağza katılır. "İki benem bir benem" dizesi çokluk ile birliği tek nefeste söyleyip sayımın niçin yapıldığını açık eder.
- 6
Ey can sözümü işit
Benem mâh ile
Hem tâlibem hem mürşid
Hem hidâyet bendedir
1Ey can, sözümü işit:
2ay ile güneş benim,
3hem talibim hem mürşit,
4hidayet de bendedir.
Şiir ilk kez bir muhataba dönüyor: "Ey can". Ay ile güneşten sonra gelen "hem tâlibem hem mürşid" dizesi tekkenin hiyerarşisini tek kişide topluyor — yola giren ile yol gösteren aynı kişi. Üçüncü dörtlüğü kapatan "hidâyet" burada geri dönüp sayımı çembere kapatıyor.
Metnin kaynağı
Türkçe Vikikaynak'taki 143963 numaralı sürüm esas alındı; metin Sadettin Nüzhet Ergun'un "Bektaşî Şairleri ve Nefesleri" derlemesinin taranmış nüshasından geliyor ve şairin bölümündeki nefeslerden biridir. Kaynak sayfada ilk sekiz dize arada boşluk bırakılmadan basılmış; "benem" ile "bendedir" kafiye düzeni iki ayrı dörtlük gösterdiği için burada ikiye ayrıldı, dizelerin sırasına ve imlâsına dokunulmadı. Kaynak kesme işaretini aynı metinde iki ayrı biçimde diziyor ("Hızır’ın", "Hak’kı" eğri; "Kur'ân" düz); dizgi olduğu gibi korundu.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.Bir hata mı var? Bildirin
Sırada ne var?
Yine bir söz diyelim dil ü candanMuhyiddin Abdal · Manzume→
İlk dize kendini bir efsanenin yerine koyuyor: Hızır'ın bulduğu su artık aranacak bir yerde değil, söyleyenin kendisinde. "Bendedir" redifi bu yer değiştirmeyi taşır; Kadir ile Berat da takvimden çıkıp bir hâlin adı olur.