Böyle kem zamanda cihana geldim
Zamandan ve yol ehlinin bozulmasından şikâyet eden üç dörtlük. Yalancı şeyhten kör babaya kadar tekkenin bütün mevkilerini sayıp yerinden eder, sonunda doğruyu söylemenin bedelini kendi derisi üzerinden hesaplar.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Böyle zamanda cihana geldim
Herkes imanından süzüldü gitti
olan edep erkandan şaştı
Onlar ikrarından çözüldü gitti
1Böyle kötü bir zamanda dünyaya geldim
2Herkes imanından sıyrılıp gitti
3Talip olan edepten erkândan şaştı
4Onlar verdikleri ikrardan çözülüp gitti
- 2
Kiminin yükü var haddinden kaba
Harman zamanı yok elinde
Yalancı mürit kör
Yarısı kuyruğu döküldü gitti
1Kiminin yükü haddinden fazla kaba
2Harman zamanı geldi, elinde yaba yok
3Yalancı şeyh, talip, mürit, kör baba
4Yarısı, kuyruğu döküldü gitti
Harman benzetmesi hesap gününün halk diliyle kurulmuş hâlidir: yükü kabaran, savurmayı öğrenmemiştir; yaba tutmayan da samanı buğdaydan ayıramaz. Üçüncü dize dört kelimeyle tekkenin dört mevkiini arka arkaya sıralar ve hepsini birden aynı kefeye koyar — sıfat yalnız ilkine değil, dördüne birden bulaşır.
- 3
Seyyid Nesimi'yim meydanda serim
Doğruyu söylersem yüzerler derim
Bu dünyada olan hayırla şerrim
O da defterime yazıldı gitti
1Seyyid Nesîmî'yim, başım meydandadır
2Doğruyu söylersem derimi yüzerler
3Bu dünyada işlediğim hayrım ile şerrim
4O da amel defterime yazıldı gitti
“Yüzerler derim” dizesi iki anlamı üst üste bindirir: “derim” hem söylerim hem deri. Nesîmî'nin Halep'te derisi yüzülerek öldürüldüğü rivayeti düşünülünce, doğruyu söylemenin bedeli mecazdan çıkıp bir infaz biçimine döner. Son dize hesabı kendinden alıp deftere havale eder: yazılan iş, artık geri alınmaz.
Metnin kaynağı
Türkçe Vikikaynak'taki 152155 numaralı sürüm esas alındı; başlık metne alınmadı, üç dörtlük kaynakta boş satırla ayrılmış. On iki dizenin hepsi on bir hecedir. Bu deyiş hece ölçüsüyle yazılmış Alevî-Bektaşî repertuvarına aittir ve cönklerde bu repertuvar Seyyid Nesîmî ile 17. yüzyıl şairi Kul Nesîmî arasında gidip gelir; burada kaynağın atfı esas alındı.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Dörtlük şikâyetini kişilere değil zamana yönelterek başlar; “kem zaman” tabiri şairi de o zamanın içine koyar, dışarıdan konuşmaz. İkinci ve dördüncü dizedeki “gitti” redifi her mısraı bir kaybın tutanağına çevirir: iman süzülüp gider, ikrar çözülüp gider — ikisi de yavaş, sessiz fiillerdir.