Boz Bey Türküsü
Sekiz kıta, Boz Bey’e gelen fermanı, kıratın istenmesini, sonuçsuz yardım arayışlarını ve mahşere bırakılan davayı ağıt diliyle anlatır.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Boz Beye de geldi.
Dost ağladı düşman güldü.
Hane halkı mahzun kaldı.
da olsun ağlarım of felek
1Boz Bey’e de ferman geldi
2Dost ağladı düşman güldü.
3Hane halkı mahzun kaldı
4Melül de olsun, ağlarım melül, of felek
- 2
Kıratımın adı benli
Toprağı kavrar üzengi
Yok Al-i Osman'da dengi
Kıratı da istemiş ha babam Vezir.
1Kıratımın adı benli
2Toprağı kavrar üzengi
3Yok Âl-i Osman’da dengi
4Kıratı da istemiş, ha babam, vezir
Benli kıratın toprağı kavrayan üzengisi hız ve güç gösterir; Âl-i Osman içinde denginin bulunmaması atı benzersiz kılar. Vezirin kıratı istemesi, Boz Bey’in yalnız özgürlüğüne değil yiğitlik simgesine de el koyan otoriteyi görünür yapar.
- 3
Kırata meydan bulunmaz.
Düşman yüze güler bilinmez
Yararlı kardeş bulunmaz
Gönlüme bir karar aldıramadım ah gönül
1Kırata meydan bulunmaz.
2Düşman yüze güler, bilinmez
3Yararlı kardeş bulunmaz
4Gönlüme bir karar aldıramadım, ah gönül
Kırata meydan bulunmaması onun gücünü sürdürürken güler yüzlü düşmanın bilinmezliği güveni bozar. Yararlı kardeş yokluğu, anlatıcının gönlüne karar aldıramamasına varır; dış tehditle iç kararsızlık aynı yalnızlıkta birleşir.
- 4
Yaşa kıratım bin yaşa
Yaptırayım sana altın kaşa
Çakır köylü Rıza Paşa
Ondan da bana imdat olmadı ah gönül.
1Yaşa kıratım, bin yaşa
2Yaptırayım sana altın kaşa
3Çakır köylü Rıza Paşa
4Ondan da bana imdat olmadı, ah gönül
Kırata bin yıl yaşama dileği ve altın kaş yaptırma vaadi, hayvana yoldaş ve onur taşıyıcısı gibi seslenir. Çakır köylü Rıza Paşa’dan yardım gelmemesi, adı verilen güçlü kişiye bağlanan umudu keserek ağıdı kişisel hayal kırıklığına taşır.
- 5
Kıratın kuyruğu düğüm
Sineme açtılar döğün
Ayrılık günler bugün
Kıratı da istemiş ha babam Vezir.
1Kıratın kuyruğu düğüm
2Sineme açtılar dövün
3Ayrılık günleri bugün
4Kıratı da istemiş, ha babam, vezir
Düğümlü kuyruk savaşa hazırlığı, sinede açılan dövün ise acının bedensel izini çağrıştırır. Ayrılık gününün bugün oluşu vezirin kıratı istemesiyle yeniden bağlanır; atın alınması, Boz Bey’in kaderindeki kopuşun merkezi olur.
- 6
Kıratım yemini yemez
Sırrını meydana vermez
Koç yiğitsiz kavga olmaz
Yayılım ateşine yanan ağlasın ah gönül.
1Kıratım yemini yemez
2Sırrını meydana vermez
3Koç yiğitsiz kavga olmaz
4Yayılım ateşine yanan ağlasın, ah gönül
Yem yemeyen kırat sahibinin kederini paylaşır, sırrını meydana vermemesi sadakatini gösterir. Koç yiğit olmadan kavga olmayacağı hükmü topluluk ihtiyacını vurgular; “yayılım ateşi” yüzeyi çözümsüz kalsa da yanana ağlama çağrısı açıktır.
- 7
Ne olduysa Allah'tan oldu
Düşmanlar avluya doldu
Davamız mahşere kaldı
Mahşerde sürelim davamızı of felek.
1Ne olduysa Allah'tan oldu
2Düşmanlar avluya doldu
3Davamız mahşere kaldı
4Mahşerde sürelim davamızı, of felek
Olanın Allah’tan sayılması teslimiyet sunar, fakat avluya dolan düşmanlar haksızlık duygusunu silmez. Davanın mahşere kalması dünyevi çözüm umudunu öte dünyaya taşır; son satır hesaplaşmayı gelecekte sürdürme iradesini korur.
- 8
Ayağımla kendim geldim
Boynuma attım kemendim
Çarhacı Paşa efendim
Ondan da bana imdat olmadı of felek
1Ayağımla kendim geldim
2Boynuma attım kemendim
3Çarhacı Paşa, efendim
4Ondan da bana imdat olmadı, of felek
Anlatıcı kendi ayağıyla gelip boynuna kemendi attığını söyler; gönüllü geliş ile tutsaklık aracı arasındaki çelişki teslim oluşun baskısını gösterir. Çarhacı Paşa’dan da imdat gelmemesi, adı anılan son makamı etkisiz bırakıp türküyü yalnızlıkla bitirir.
Metnin kaynağı
Şiir, bağlı kaynakta Anonim Halk Şiiri adına kayıtlıdır; başlık, gövde ve şair kimliği sabit kaynak zinciriyle eşleştirilmiştir.
Atıf kanıtını aç ↗Metin, Türkçe Vikikaynak'ın 168939 numaralı sabit revizyonuna bağlıdır. Günümüz Türkçesi ve açıklamalar ayrı editoryal katmandır.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.Bir hata mı var? Bildirin
Sırada ne var?
Boztepe’nin başındaAnonim Halk Şiiri · türkü→
Boz Bey’e gelen ferman dostu ağlatıp düşmanı sevindirir; hane halkının mahzunluğu kararın toplu etkisini gösterir. “Melül” ve feleğe yönelen of, resmî buyruğun karşısında elde yalnız kederli ağıt kaldığını bildirir.