Ben Senin Rûyuna Cânâ Âşık-ı Hayrânınam
Sevgilinin yüzüne hayranlığını, eteğini öpme arzusunu, bülbül feryadını ve onun emrine bağlılığı söyleyen gazel; rakibe edilen ömür duasını şairin ironik ‘ben senin sevgilinim’ müjdesiyle kapatır.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Ben senin rûyuna cânâ âşık-ı hayrânınam
Ârzû-yı makdeminle bûse-i dâmânınam
1Ey sevgili, senin yüzüne hayran bir âşığım;
2gelişini arzulayan ve eteğini öpmek isteyenim.
- 2
Eylerim bülbül gibi feryâd u zâr
Gülşen-i hüsnüne bülbüller gibi nâlânınam
1Bülbül gibi akşam sabah feryat edip inlerim;
2güzellik bahçende bülbüller gibi ağlarım.
İkinci beyit sesi zamana bağlar: feryat akşam ve sabah, yani günün iki ucunda sürer. Karşılaştırma da tekil bir bülbülle değil “bülbüller” ile yapılır; âşık kendini bir örneğe değil bir topluluğa benzeterek acısını sıradanlaştırır ve tam da bu yüzden inandırıcı kılar.
- 3
Yoluna cânım fedâ’derin ne eğlersin beni
Öldürürsen gel sen öldür bende-i fermânınam
1Canım yoluna feda derim; beni niçin oyalarsın?
2Öldüreceksen gel sen öldür; emrinin kuluyum.
Üçüncü beyit ölümü bir çare gibi ister: oyalanmaktansa öldürülmek yeğdir. “Sen öldür” vurgusu işin başkasına bırakılmamasını şart koşar. “Bende-i fermân” sözü de bu isteği duygusal bir taşkınlık değil, emre bağlılığın doğal sonucu olarak sunar.
- 4
Bâde-i sâkî mi hayret verdi çeşm-i mestine
Söyle ey şâh-ı cihânım ben senin yârânınam
1Sâkinin şarabı mı sarhoş gözüne hayret verdi?
2Söyle ey dünya şahım, ben senin dostlarındanım.
Dördüncü beyit sarhoşluğun kaynağını sorar: gözdeki hayret şaraptan mı gelmektedir? Soru cevapsız bırakılır. Ardından gelen “şâh-ı cihânım” hitabı sevgiliyi hükümdar yaparken, âşık kendini kul değil “yârân”, yani dost çevresinden biri sayar; yakınlık iddiası bir derece yükselir.
- 5
Ömrü var olsun demiş ağyâra bir gün ol perî
Müjdeler olsun Nedîmâ ben senin cânânınam
1O peri bir gün rakibe ‘ömrü var olsun’ demiş;
2müjdeler olsun ey Nedîm: ben senin sevgilinim.
Makta kıskançlığı tersine çevirir: sevgili rakibe ömür duası etmişse, şair de kendini sevgilinin cânânı ilan eder. “Müjdeler olsun” sözü bu ilanı bir sitem değil kutlama biçiminde söyler. Rakibe verilen paya karşılık, karşı taraf kendine daha büyük bir sıfat yazar.
Metnin kaynağı
DEU-AVESIS.0e79792e-13b1-4a31-b154-3594bf9104c1:g91-pdf397-398. Ana açık edisyon G91'i basılı s.382–383/PDF 397–398'de 5 beyit, basılı ölçü adı, mahlaslı makta ve G92/PDF 398 sınırıyla verir. Makta, sevgilinin rakibe ‘ömrü var olsun’ sözünü Nedîm'in ironik ‘ben senin cânânınam’ ilanıyla karşılaştırır. AVESIS CC BY bağlantısı dosya ekine komşudur; PDF içinde gömülü lisans yoktur.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.Bir hata mı var? Bildirin
Sırada ne var?
Bin zebân söylersin ol çeşm-i sühan-perdâz ileNedîm · Gazel→
Matla âşığın kimliğini iki adımda kurar: önce hayran bir âşık, sonra eteği öpmek isteyen kişi. İkinci dizede istek ile eylem birleşir — gelişi arzulamak ve eteği öpmek aynı sıfat içinde toplanır. Redif bu kimlik sayımını bütün gazele yayacak kalıbı burada kurar.