DDizegâhDijital şiir arşivi
Şiirler/Necâtî Bey/Âşık olduğum tuyaldan yüzüme bakmaz habîb
Gazel · 15. yüzyıl

Âşık olduğum tuyaldan yüzüme bakmaz habîb

Her beyit “habîb”, “garîb”, “nasîb”, “tabîb” gibi kafiyelerle ilerliyor. Şair kendini hasta, sevgiliyi ise hastayı görmeye gelmeyen hekim olarak kuruyor.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    Âşık olduğum tuyaldan yüzüme bakmaz

    Yöresine uğramaz ölümlü bimârun

    1Âşık olduğumu duyduğundan beri sevgili yüzüme bakmıyor;

    2hekim, ölümlük hastanın yanına uğramaz.

    Gazel bir teşhisle açılıyor: sevgili hekim, âşık ise umutsuz vaka. Hekimin gelmemesi ihmal değil, kurtulma şansı olmadığının işareti. “Habîb” sözü hem sevgiliyi hem tabibi düşündürdüğü için iki rol daha matla beyitte birbirine bağlanıyor.

  2. 2

    Çîn-i zülfümden çekilsün dir imişsin dôstum

    Hey ne çâre boğaz ip

    1“Saçımın kıvrımından çekilsin” demişsin dostum;

    2hey Allah korusun, ne çare — işte boğaz, işte ip.

    “İşte boğaz, işte ip” sözü ayrılık emrine kendine zarar verme tehdidiyle cevap veriyor. Bu tarihsel şiir mübalağası burada onaylanmadan, anlatıcının çaresizliği ve tehlikeli teslimiyet dili olarak okunmalıdır.

  3. 3

    Dil garîbin urur ayaklara zülfün gerçi kim

    Eller üstine tutarlar anı kim ola garîb

    1Saçın garip gönlü ayaklar altına atıyor, doğru;

    2ama garip olanı el üstünde tutarlar.

    Bir atasözü mantığı devreye giriyor: gariplere iyi davranılır. Şair töreyi delil olarak kullanıyor — sevgili geleneğe aykırı davranıyor. Ayak altına atılmakla el üstünde tutulmak arasındaki dikey karşıtlık, bu haksızlığı bedensel bir görüntüye çeviriyor.

  4. 4

    Kısmet olmağ ister isen derd ü gam cân u dile

    Ok bıraksun gamzen ey ebrû-kemânum

    1Cana gönüle dert ve keder kısmet olsun istiyorsan,

    2ey yay kaşlım, gamzen ok atsın: ya nasip!

    “Yâ nasîb” ok atarken söylenen bir dua. Şair sevgiliyi nişan almaya davet ediyor ve isabet etmesini kadere bırakıyor; ölmek bir talih işi sayılıyor.

  5. 5

    Mest olıcak kan içer dirler senünçün dôstum

    Hey gözi mestüm şarâb-ı nâzı neylersin içib

    1Sarhoş olunca kan içtiğini söylerler dostum;

    2hey mahmur gözlüm, naz şarabını içip ne yapacaksın?

    Şarap ve kan birbirine karışıyor. “Şarâb-ı nâz” yani naz şarabı: sevgiliyi sarhoş eden şey içki değil, kendi kayıtsızlığı. Mahmur göz ile kan içme söylentisi yan yana gelince güzellik, âşığın korktuğu bir yırtıcılığa dönüşüyor.

  6. 6

    ile görinmez oldum kimden umayın

    Görmeyicek hastayı kime 'ilâc eyler tabîb

    1Zayıflıktan görünmez oldum, kavuşmayı kimden umayım?

    2Hekim, görmediği hastaya kimin için ilaç yapar?

    Zayıflık görünmezliğe kadar ilerliyor ve bu kısır bir döngü kuruyor: hasta görünmediği için tedavi edilmiyor, tedavi edilmediği için daha da görünmez oluyor.

  7. 7

    Acır isen gel Necâtî derd-mende acı kim

    Ne leb-i dilber nasîb oldı ne halvâ-yı

    1Acıyacaksan gel Necâtî'nin derdine acı;

    2ne sevgilinin dudağı nasip oldu ne rakibin helvası.

    Mahlas beyti gazeli bir mizah dokunuşuyla kapatıyor: âşık ne sevgiliyi elde etti ne rakibin ikramından pay aldı. Büyük acının yanına konan bu küçük mahrumiyet, şikâyeti abartıdan kurtarıyor.

Kavram sözlüğü (10) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

Türkçe Vikikaynak'taki 142072 numaralı sürüm esas alındı; şairin 15. yüzyıl imlâsı korundu.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Sonraki şiirBir yüzi gül gonce-leb dil-dâr dirsen işte senNecâtî Bey · Gazel

Kavram sözlüğü

10 kavram bulundu.

habîb

Sevgili; ayrıca hekim anlamında kullanılır

bimâr

Hasta

çîn-i zülf

Saçın kıvrımı, büklümü

maâzallah

Allah korusun

uşda

İşte (15. yüzyıl Türkçesi)

ebrû-kemân

Yay kaşlı

yâ nasîb

Ok atarken söylenen dua: nasip olsun

z'af

Zayıflık, güçsüzlük

visâl

Kavuşma

rakîb

Klasik şiirde âşığın karşısındaki engel kişi