Bir yüzi gül gonce-leb dil-dâr dirsen işte sen
Her beyit “işte sen” ve “işte ben” diye biterek sevgiliyi ve âşığı karşı karşıya dizer. Gazel boyunca ikisi arasındaki mesafe hiç kapanmaz.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Bir yüzi gül dirsen işte sen
Sen güle bülbül gibi kim dirsen işte ben
1Yüzü gül, dudağı gonca bir sevgili dersen, işte sen;
2o güle bülbül gibi kim ağlıyor dersen, işte ben.
- 2
Zülfi anber boyı serv-kadd ü lâle-had
Bir gonca-leb dirsen işte sen
1Saçı anber, boyu ardıç, endamı servi, yanağı lâle;
2göğsü yasemin, dudağı gonca bir sevgili dersen, işte sen.
Beyit bir güzellik envanteri: altı nitelik üst üste sıralanıyor. Bu yığma divan şiirinde alışılmıştır ama burada bir işlevi var — tarif ne kadar uzarsa, karşısındaki “işte ben” o kadar yalın kalıyor.
- 3
ü derd ü gam-ı ışkunla olmış haste-dil
Bir belâ-keş âşık-ı dîdâr dirsen işte ben
1Aşkının sıkıntısı, derdi ve kederiyle gönlü hastalanmış;
2belâ çeken bir yüz âşığı dersen, işte ben.
Sevgilinin altı niteliğine karşılık âşığın üç derdi var: mihnet, derd, gam. Envanter simetrisi bozuk ve bu bozukluk kasıtlı — bir tarafta güzellik, diğerinde sadece acı.
- 4
ile cân ü gönül mülkini yağmalar kılur
Bir kaşı yâ gözleri dirsen işte sen
1Ayrılıkla can ve gönül ülkesini yağmalar;
2kaşı yay, gözleri hilekâr biri dersen, işte sen.
Sevgili bir akıncıya dönüşüyor: yağma yapıyor. Kaşın yaya benzetilmesi silahı tamamlıyor. “Mekkâr” yani hilekâr sözcüğü güzelliği bir savaş taktiğine çeviriyor.
- 5
Her zemânda dir Necati hây ömrüm hâsılı
Zülfümün dânna kim dirsen işte ben
1Necâtî her zaman der: hey, ömrümün özeti;
2saçımın tuzağına kim asılmış dersen, işte ben.
Mahlas beytinde âşık kendini asılmış olarak gösteriyor — ama dikkat: “zülfümün” diyor, sevgilinin değil kendi saçının. Kendi tuzağına düşmüş bir âşık, gazelin bütün karşıtlığını tek bir kişide topluyor.
Metnin kaynağı
Türkçe Vikikaynak'taki 141036 numaralı sürüm esas alındı; şairin 15. yüzyıl imlâsı korundu.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Gazel bir işaret etme oyunuyla açılıyor: sen ve ben, ikisi de gösterilerek tanımlanıyor. Gül–bülbül eşleşmesi klasik şiirin en bilinen çifti; Necâtî onu bir kimlik dağıtımına çeviriyor.