Bu bezmin eyleyenler himye câm-ı hoş-güvârından
Bu dünya meclisinin hoş içimli kadehinden sakınanlar, mahmurluk derdinden arınarak şifa bulur. Ömür gaflet uykusu ya da geçim kaygısıyla geçer; son beyit bülbülün feryadını dikenin acısına değil gülün güzelliğine bağlar.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Bu câm-ı hoş-güvârından
Şifâ-yâb-ı nezâhet oldular renc-i humârından
Geçer ya hâb-ı gaflet ya gam-ı kesb-i maişetle
Budur evkât-ı dehrin mâ-hasal leyl ü nehârından
Olunca dellâl ol cilve râyı
Gelir pervâne bir tâvûs-ı vahî reh-güzârından
Değildir hârından feryâd-ı bülbül hüsn-i güldendir
Bu sırrı bâğbân nakl etti gam-rîzin hezârından
1Bu meclisin hoş içimli kadehinden sakınanlar
2Mahmurluk derdinden arınıp şifa buldular.
3Ömür ya gaflet uykusuyla ya geçim kazanma kaygısıyla geçer.
4Dünya vaktinin gece gündüz bütün sonucu budur.
5O cilve sahibi eteğini savurup tellal olunca
6Yolundan, boş bir tavus gibi pervane gelir.
7Bülbülün feryadı diken yüzünden değil, gülün güzelliğindendir.
8Bahçıvan bu sırrı gam döken bülbülünden aktardı.
Metnin kaynağı
Şiir, bağlı kaynakta Şeyhülislâm Ârif Hikmet Bey adına kayıtlıdır; başlık, gövde ve şair kimliği sabit kaynak zinciriyle eşleştirilmiştir.
Atıf kanıtını aç ↗Metin, Wikimedia Commons taramasının ilgili sayfasına bağlıdır. Günümüz Türkçesi ve açıklamalar ayrı editoryal katmandır.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Şiir, perhiz ile şifa arasındaki ilişkiyi kurduktan sonra gündelik zamanın iki tüketicisini gösterir: uyku ve maişet kaygısı. Ortadaki tavus-pervane görüntüsü sevgilinin cilvesinin çekim gücünü büyütür. Final, acının kaynağını çirkinlikten güzelliğe çeviren güçlü bir paradokstur.