Bu gün bâzâr-ı dehr içre kul oldum bir sehî kadde
Şair dünya pazarında servi boylu sevgiliye kul oluşunu, yüz ve beden çizgilerini harflerle okumasını, hasretten dağlara düşecek ölçüde çılgınlaşmasını ve kavuşmanın maddi güç yoksa zorlaşmasını anlatır; iki basılı eksiklik aynen korunur.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Bu gün içre kul oldum bir
Bulunmaz şehr içinde . . .
1Bugün dünya pazarında servi boylu bir güzele kul oldum;
2şehir içinde bulunmaz ...
- 2
Cemâli yedi âyettir elif kaddi kıymettir
Gözü nûna işarettir kemân ebrûları
1Yüzü yedi ayettir, elif gibi boyu değerlidir;
2gözü nun harfine, yay kaşları medde işarettir.
Sevgilinin yüzü ve bedeni okunabilir bir yazıya dönüşür: Cemal yedi ayet, boy elif, göz nun, kaş ise uzatma işaretidir. Bu benzetmeler gerçek bir şifre çözümü değil; güzellik unsurlarını kutsal ve estetik harf düzeninde birleştiren övgüdür.
- 3
Görün ol nûr-i dîdemdir kan ağlar bir nice demdir
Heman dağlara irmemdir irdi şol hadde
1Bakın, o gözümün nurudur; nice zamandır kan ağlarım;
2çılgınlığım öyle bir sınıra vardı ki hemen dağlara erişeceğim.
‘Nûr-i dîdem’ sevgiliyi gözün ışığı ve görmenin şartı yaparken kanlı gözyaşı uzun süren acıyı gösterir. Çılgınlığın dağlara varması, Mecnunvari bir uzaklaşmayı düşündürür; modern satır belirli bir hikâyeyi kaynakta yokken kesinleştirmez.
- 4
Gam u hicran ulaşmasun firâkı serden aşmasun
Gözüm yaşı sataşmasun . . .
1Gam ve ayrılık ulaşmasın, uzaklığı baştan aşmasın;
2gözyaşım sataşmasın ...
Gam, hicran ve gözyaşı art arda engellenmek istenir; konuşan ayrılığın başını aşan bir felakete dönüşmesinden korkar. İkinci dizedeki basılı eksiklik aynen bırakılır, bu yüzden gözyaşının neye sataşmaması gerektiği hakkında yeni bir nesne üretilmez.
- 5
Güzel Âşık Ömer güldür gönül şûrîde bülbüldür
Visâle çâre müşküldür olmasa yedde
1‘Güzel Âşık Ömer güldür gönül şûrîde bülbüldür’ dizesinde gülün kime bağlandığı kapalıdır;
2elde altın ve gümüş olmazsa kavuşmaya çare bulmak zordur.
İlk dize güzel, Âşık Ömer, gül ve şûrîde gönül-bülbül öğelerini art arda dizer; noktalamasız basılı yüzey gülün doğrudan Ömer’e mi yoksa güzele mi bağlandığını kesinleştirmez. İkinci dize daha açıktır: Elde altın ve gümüş bulunmayınca kavuşmaya çare bulmak güçleşir.
Metnin kaynağı
Ergun 1936 şiir No.169 Âşık Ömer bölümündedir ve gövdede Ömer mahlası açıkça görünür.
Atıf kanıtını aç ↗Kaynak sürümü ergun1936-n169-1FB66ADE6851. Sadeddin Nüzhet Ergun, Âşık Ömer: Hayatı ve Şiirleri (1936), şiir No.169, PDF 184; 5 iki dizelik birim/10 dize. Tarama yalnız kanıt olarak bağlandı ve yeniden dağıtılmadı. İçerik aparatı: L2 “. . .” — Basılı gövdede üç noktalı eksiklik aynen korundu. L8 “. . .” — Basılı gövdede üç noktalı eksiklik aynen korundu.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.Bir hata mı var? Bildirin
Sırada ne var?
Bu gün bir mâhitab gördümÂşık Ömer · Şiir→
Dünya bir pazar, sevgilinin uzun boyu da âşığın kendisini kul olarak bağladığı eşsiz değer biçiminde kurulur. İkinci dizedeki basılı üç nokta bir niteliği kaybetmiştir; günümüz Türkçesi şehirde neyin bulunmadığını tahmin ederek boşluğu doldurmaz.