Bu gün ben bir güzel gördüm
Koşma, cennet sarayından bakan güzelin bahçeye girişini çiçeklerin selâmıyla karşılar; öpüşme ve helâlleşmenin ardından Emrah kendisini değersiz kul sayıp bağışlanma ister.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Bu gün ben bir güzel gördüm
Bakar
Kamaştı
Onun
Salındı bahçeye girdi
Çiçekler selâma durdu
Mor menevşe boynun burdu
Gül utandı
Bahçenin kapısın açtım
Sanasın cennete düştüm
Öptüm helâllaştım
Bûse aldım yanağından
Bahçenin kapısı altın
Dalında öten bülbüldür
Emrah da bir kuldur
Bağışla geç günahından
1Bugün bir güzel gördüm;
2cennet sarayından bakıyordu.
3Gözümün nuru kamaştı,
4onun güzel yüzünden.
5Salınarak bahçeye girdi;
6çiçekler selâma durdu.
7Mor menekşe boynunu büktü;
8gül onun utancından kızardı.
9Bahçenin kapısını açtım;
10sanki cennete düştüm.
11Öptüm, kucakladım, helâlleştim;
12yanağından bir öpücük aldım.
13Bahçenin kapısı altındandır;
14dalında öten bir bülbül vardır.
15Emrah da değersiz bir kuldur;
16bağışla, onun günahını görmezden gel.
Metnin kaynağı
Şiir, bağlı kaynakta Emrah (Ercişli) adına kayıtlıdır; başlık, gövde ve şair kimliği sabit kaynak zinciriyle eşleştirilmiştir.
Atıf kanıtını aç ↗Metin, Wikimedia Commons taramasının ilgili sayfasına bağlıdır. Günümüz Türkçesi ve açıklamalar ayrı editoryal katmandır.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Güzelin yüzü göz kamaştırır ve bahçedeki çiçeklerin davranışını değiştirir: menekşe boynunu büker, gül utancından kızarır. Bahçe kapısının açılması anlatıcıyı cennete düşmüş gibi hissettirir; yakınlaşma öpme, kucaklama ve helâlleşmeyle tamamlanır. Son dörtlükte altın kapı ve bülbül masalsı sahneyi sürdürürken Emrah’ın günah bağışlatan alçakgönüllü sesi kapanışı yapar.