Ellerin kırılsın hey nâşi hoyrat
Menekşe etrafında kurulan koşma, çiçeği hoyratça bozan kişiyi azarlar; onu sevgilinin göğsü, yanağı ve saçlarıyla birleştirir, ardından kısa ömrü ve Emrah’ın kötü talihiyle hüzne döner.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Ellerin kırılsın hey
Sana kimler dedi boz menevşeyi
Nâzik eller ile cem’eyle
üstüne diz menevşeyi
İki gördüm indi bu bağa
Onlar sayesinde bağa nur yağar
Dürer deste olur sarkar yanağa
Aşk ile düşürür kız menevşeyi
Menevşe gül kokar dostun bağından
Bir bûsesin aldım al yanağından
Taramış zülfünü dökmüş sağından
Zülüfleri değer yüz menevşeyi
Menevşe açılır bahar yaz olur
Niçin boynun eğri ömrün az olur
Seni devşirenin gamı saz olur
devşirip diz menevşeyi
Nice Süleymanlar tahta erişti
Tahta erişmedi bahta erişti
Emrah’ın bir fena vakta erişti
Dahi kokamayız biz menevşeyi
1Ellerin kırılsın, ey acemi hoyrat!
2Menekşeyi bozmanı sana kim söyledi?
3Onu nazik ellerle topla, bir araya getir;
4menekşeleri ak göğsünün üstüne diz.
5İki güzel suna gördüm, bu bağa indiler;
6onların sayesinde bahçeye nur yağar.
7Menekşeyi toplar, deste yapar, yanağına sarkıtır;
8o kız menekşeyi aşk ile yere düşürür.
9Menekşe, sevgilinin bağında gül gibi kokar.
10Al yanağından bir öpücük aldım.
11Saçını taramış, sağ yanından aşağı dökmüş;
12zülfünün telleri yüz menekşeye değer.
13Menekşe açınca bahar yaza döner.
14Boynun neden eğri, ömrün neden kısa?
15Seni toplayanın gamı sevince döner;
16seni içtenlikle toplayıp diziye dizer.
17Nice Süleymanlar tahta erişti;
18tahta değilse bile bahta erişti.
19Emrah ise kötü bir zamana erişti;
20artık biz menekşeyi koklayamayız.
Metnin kaynağı
Şiir, bağlı kaynakta Emrah (Ercişli) adına kayıtlıdır; başlık, gövde ve şair kimliği sabit kaynak zinciriyle eşleştirilmiştir.
Atıf kanıtını aç ↗Metin, Wikimedia Commons taramasının ilgili sayfasına bağlıdır. Günümüz Türkçesi ve açıklamalar ayrı editoryal katmandır.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
İlk dörtlük menekşeye nasıl dokunulması gerektiğini söyler: kaba kuvvet değil, nazik eller ve özenli bir dizme gerekir. Orta bölümde çiçek, bağa inen suna boylu güzellerin bedeniyle iç içe geçer; koku, öpücük, saç ve yanak aynı duyusal sahneyi kurar. Son dörtlükte Süleyman’ın tahtı ile Emrah’ın kötü vakti karşılaştırılır; menekşeyi artık koklayamamak ayrılık ve faniliğin işaretidir.