DDizegâhDijital şiir arşivi
Şiirler/Anonim Halk Şiiri/Bülbül, Ne Yatarsın Çukurova’da?
Gurbet türküsü · Çeşitli dönemler

Bülbül, Ne Yatarsın Çukurova’da?

Çukurova’daki bülbüle seslenen anonim türkü, kuşun bahar neşisiyle gurbetteki âşığın kederini karşılaştırır. Sevdiğinin kendisinden vazgeçtiğini düşünen anlatıcı için bülbülün ötüşü gönül sarayını yıkar; göçen kervan ayrılığı kesinleştirir.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    Bülbül ne yatarsın Çukurovada

    Eşin gelir bulmaz seni yuvada

    1Bülbül, Çukurova’da neden böyle yatıyorsun?

    2Eşin gelir de seni yuvanda bulamaz.

    Çukurova’da yatan bülbüle, eşinin gelip onu yuvada bulamayacağı söylenir. Bahar kuşuna yönelen bu uyarı, anlatıcının kendi ayrılığına ayna tutar; yerinde olmayan kuş ile gurbetteki insan aynı eksik yuvayı paylaşır.

  2. 2

    Kendim gurbet elde gönlüm

    Ötme garip bülbül gönlüm şen değil

    1Bedenim gurbette, gönlüm ise memlekette.

    2Kederli bülbül, ötme; gönlüm sevinçli değil.

    Anlatıcının bedeni gurbet eldeyken gönlü sılada kalmıştır; fiziksel konumla duygusal aidiyet birbirinden ayrılır. Bülbülün ötüşü neşe getirmez, tam tersine uzaktaki memleketi hatırlatıp şen olmayan gönlü daha da incitir.

  3. 3

    Coşuyor da deli gönül coşuyor

    oldu pişiyor

    1Deli gönlüm durmadan kabarıp coşuyor.

    2Ciğerim kebap gibi yanıyor, pişiyor.

    Deli gönlün coşması içte durdurulamayan hasreti, ciğerin kebap olması ise bu hareketin yakıcı bedensel sonucunu anlatır. Coşku burada sevinç değil, gurbet acısının içeride kaynayıp kişiyi tüketmesidir.

  4. 4

    Sevdiceğim yüce, dağlar aşıyor

    Ötme garip bülbül gönlüm şen değil

    1Sevdiğim yüce dağları aşarak geliyor.

    2Kederli bülbül, ötme; gönlüm sevinçli değil.

    Sevgilinin yüce dağları aşması kavuşmaya doğru büyük bir yolculuk umudu kurar. Fakat nakarat bülbülü yine susturur; beklenen geliş henüz gerçekleşmediği için umut, gönlün bugünkü kederini ortadan kaldırmaz.

  5. 5

    Bülbülün yatağı bahçeler, bağlar

    Garibin yatağı kahveler hanlar

    1Bülbül bahçelerde ve bağlarda barınır.

    2Gurbetçinin yatağı ise kahvelerle hanlardır.

    Bülbülün doğal yatağı bahçe ve bağdır; gurbetçinin barınağı ise geçici kahveler ve hanlardır. Kalıcı yuva ile yolcu mekânı arasındaki fark, anlatıcının neden hiçbir yerde evindeymiş gibi dinlenemediğini açıklar.

  6. 6

    Gurbet elde ölsem bana kim ağlar

    Ötme garip bülbül gönlüm şen değil

    1Bu yabancı yerde ölürsem benim için kim ağlar?

    2Kederli bülbül, ötme; gönlüm sevinçli değil.

    Gurbette ölürse kendisine kimin ağlayacağı sorusu yalnızlığı ölüm sınırına taşır. Yakınları ve sevgilisi uzaktadır; bülbülün ötüşü de bir yasçı sağlamaz, yalnızca bu sahipsiz kalma korkusunu seslendirir.

  7. 7

    Bülbül ne yatarsın

    Kırmızı gül koncasına kavuştu

    1Bülbül, neden yatıyorsun; bahar erişti.

    2Kırmızı gül goncasına kavuştu.

    Baharın gelişiyle kırmızı gül goncasına kavuşur; tabiatta bülbül-gül birleşmesi tamamlanır. Anlatıcı kuşa ‘neden yatıyorsun’ derken çevredeki uyanışı gösterir, fakat kendi kavuşmasının aynı kolaylıkta olmadığını sezdirir.

  8. 8

    sevdiğim aklıma düştü

    Ötme garip bülbül gönlüm şen değil

    1Memlekette bıraktığım sevgili aklıma geldi.

    2Kederli bülbül, ötme; gönlüm sevinçli değil.

    Gülün kavuşma görüntüsü sıladaki sevgiliyi anlatıcının aklına getirir. Nakarat bu yüzden yeniden susma isteğine dönüşür: tabiatın mutlu birleşmesi, gurbetteki âşığın sahip olmadığı yakınlığı acı biçimde hatırlatır.

  9. 9

    Bülbül ne yatarsın bahar, yaz geldi

    Bizim göle ördek geldi, kaz geldi

    1Bülbül, neden yatıyorsun; bahar ve yaz geldi.

    2Bizim göle ördeklerle kazlar döndü.

    Baharın ardından yaz gelir, göle ördeklerle kazlar döner; göçmen kuşlar kendi yerlerine kavuşmuştur. Mevsimsel dönüşün düzeni karşısında anlatıcının sılaya dönememesi daha büyük bir düzensizlik ve eksiklik gibi görünür.

  10. 10

    sevdiğim benden vazgeldi

    Ötme garip bülbül gönlüm şen değil

    1Memleketteki sevgilim benden vazgeçti.

    2Kederli bülbül, ötme; gönlüm sevinçli değil.

    Sevgilinin vazgeçtiği haberi, önceki kavuşma umutlarını kesin biçimde kırar. Artık sorun yalnız uzak yol değildir; memlekette bekleyen bağ da çözülmüştür, bu nedenle bülbülün bahar şarkısı anlatıcıya bütünüyle yabancı gelir.

  11. 11

    Bülbül ne yatarsın baharın vakti

    Yıkıldı gönlümün sarayı, tahtı

    1Bülbül, bahar vaktinde neden hâlâ yatıyorsun?

    2Gönlümün sarayı ve tahtı yıkıldı.

    Bahar vaktinde bülbülün yatması şaşırtıcıdır, fakat asıl yıkım anlatıcının gönlündedir. Saray ile tahtın çökmesi, sevgilinin vazgeçişinden sonra iç düzenin ve kendine güvenin bütünüyle dağıldığını anlatır.

  12. 12

    Böyledir âlemde âşıkın bahtı

    Ötme garip bülbül gönlüm şen değil

    1Bu dünyada âşığın talihi böyledir.

    2Kederli bülbül, ötme; gönlüm sevinçli değil.

    Âşığın bahtının böyle olduğu hükmü kişisel yıkımı aşk geleneğinin genel kaderine bağlar. Nakarat, bu ortak yazgının bilgisiyle teselli bulmaz; şen olmayan gönül, bülbülün her ötüşünde aynı acıyı yeniden yaşar.

  13. 13

    Bülbül hiç durmayıp efgan edersin

    Bir an her an edersin

    1Bülbül, hiç durmadan feryat ediyorsun.

    2Bir an bile dinlenmeden bunu sürekli sürdürüyorsun.

    Bülbülün kesintisiz feryadı bir an bile dinlenmeyen ses baskısı yaratır. Anlatıcı kuşun doğal ötüşünü güzel bir ezgi olarak duyamaz; kendi iç acısına eklenen sürekli bir yakınma gibi algılar.

  14. 14

    Âşıkların bağrın

    Ötme garip bülbül gönlüm şen değil

    1Âşıkların bağrını yakıp kavuruyorsun.

    2Kederli bülbül, ötme; gönlüm sevinçli değil.

    Bülbülün sesi âşıkların bağrını büryan ederek zaten yanan ciğeri yeniden kavurur. Nakarattaki susma buyruğu kuşa öfkeden değil, feryadın aşk yarasını her an tazeleyen gücünden kaynaklanır.

  15. 15

    Gülün nazile ömrü gelip geçiyor

    Bülbül kafesinden kaçmış uçuyor

    1Gülün nazıyla geçen ömrü tükeniyor.

    2Bülbül kafesinden kaçıp uçuyor.

    Gülün naz içinde geçen kısa ömrü faniliği, bülbülün kafesten kaçışı ise bağdan kurtulmayı gösterir. Sevgili simgesi olan gül tükenirken âşık kuş uçar; birlik görüntüsü yeniden ayrılığa dönüşür.

  16. 16

    konup göçüyor

    Ötme garip bülbül gönlüm şen değil

    1Kervan yükünü toplamış; konup yeniden göçüyor.

    2Kederli bülbül, ötme; gönlüm sevinçli değil.

    Yükünü alan kervanın konup göçmesi gurbet hayatının durmaksızın süren hareketidir. Son nakarat bülbülü susturmak isterken kervan çoktan yola çıkmıştır; şiir, kalıcı yuva bulamayan âşığı yeni bir ayrılığın eşiğinde bırakır.

Kavram sözlüğü (6) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

Geleneksel / tartışmalı atıf

Anonim Türküler bölümündeki sabit 1938 varyantıdır. Bu bir kişi kimliği değildir; her şiir yalnız sabit 1938 kaynak varyantı olarak sunulur ve tek bir yaratıcı ima edilmez.

Atıf kanıtını aç ↗

Sadeddin Nüzhet Ergun, Halk Edebiyatı Antolojisi, 1938; Anonim Türküler bölümü, basılı No. 3, PDF 304–305; 16 birim/32 dize. Sabit sürüm Ergun-1938-ANONIM-TURKU-3. Yerel görsel yollar yalnız iç kanıt zincirindedir; okur bağlantısı kamuya açık HTTPS taramasına gider.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Sonraki şiirBülbüller Düğün Eyler
Bülbüller düğün eyler
Anonim Halk Şiiri · mani

Kavram sözlüğü

6 kavram bulundu.

sılada

memlekette

Ciğerciğim kebap

içim acıyla yanmış

bahar irişti

bahar erişti

âram etmez

dinlenmez

büryan edersin

yakıp kavurursun

Kervan yükün almış

kervan yükünü toplayıp yola çıkmış