Bulmasa sadr-ı mahâricde merâtib elfâz
Gazel, sözleri anlamın kalıbı, kalem atının dizgini ve eser sahibinin tercümanı olarak tanımlar. Doğru yerleştirilen kelimeler yeteneği gösterip nükteleri süslerken, amaçtan kopan ardışık sözler kusuru ve kötü sonucu açığa çıkarır.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Bulmasa sadr-ı merâtib elfâz
Olmaz erkân-ı manâya elfâz
Edhem-i hâmeyi sevkde kırtâs edemez
Çün inân olmasa kabza-i yed-i küttâb elfâz
Edemez kimse tahsîl-i ömür olmasa ger
Tercümân-ı eser-i ehl-i elfâz
Hilâlî zâhir eder cevher-i istidâdın
Hâme-i eblehde eder keşf-i meâyib elfâz
Mûcib-i sû-i let olur çün resen-i âh-ı âmâl
Hâric ez-mebâhis-i matlab müteâkib elfâz
Hâsıl-ı vuslat olma ise maksadın ey
Söyle bî-gamz ise de bezme münâsib elfâz
Zeyn eder gerden-i ebkâr-ı nikâtı Hikmet
Adı manzûmedir renk-i mütenâsib elfâz
1Sözler çıkış yerlerinin başında derecelerini bulmasa,
2anlamın direklerine kalıp olamaz.
3Kâğıt, kalem atını sevk edemez;
4sözler kâtiplerin elindeki dizgin gibi tutulmasa.
5Hiç kimse ömrün kazancını elde edemez,
6sözler maksat ehlinin eserine tercüman olmasa.
7Hilâl gibi sözler yeteneğin cevherini ortaya çıkarır;
8ahmağın kaleminde ise kusurları açığa vurur.
9Emel ahının ipi kötü bir sonuca yol açar;
10maksadın bahisleri dışında sözler birbirini izlerse.
11Ey nükte bilen, maksadın kavuşmaya erişmekse,
12gamzesiz olsa bile meclise uygun sözler söyle.
13Hikmet, sözler ince nüktelerin boynunu süsler;
14uygun renkli sözlerin adına manzume denir.
Metnin kaynağı
Şiir, bağlı kaynakta Şeyhülislâm Ârif Hikmet Bey adına kayıtlıdır; başlık, gövde ve şair kimliği sabit kaynak zinciriyle eşleştirilmiştir.
Atıf kanıtını aç ↗Metin, Wikimedia Commons taramasının ilgili sayfasına bağlıdır. Günümüz Türkçesi ve açıklamalar ayrı editoryal katmandır.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Elfâz redifi dilin yalnız süs olmadığını, düşünceyi taşıyan düzen olduğunu vurgular. At, dizgin, kalem ve kâğıt imgeleri yazmayı kontrollü bir harekete benzetir; son iki beyit ise kavuşma amacına uygun söz ile yalnızca peş peşe dizilen kelimeyi ayırır.