Câmı şikeste kendisi ser-hoş
Sarhoş sevgilinin bakışı şairi kendinden geçirir; bir ağız ve iki kulak imgesi az söyleyip çok dinlemeyi hatırlatır. Can, kavuşma kumaşı için verilecek bedeldir. Feleğe seslenen beyitte ise eylemin üçüncü kişi öznesi talihin gelinidir; güneşle ayı bile kulağına küpe yapmaz.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
ser-hoş
Yine çeşmin beni eder
Söyleyip berd-i istimâ ile
Bunu remz etti bir dehen iki gûş
nakd-i cân veririm
Bey eder mi o şûh-ı
Mihr ü mâhı arûs-ı ikbâlim
Gûşuna etmez ey felek mengûş
Râh-ı mahşerde hamlin etme sakîl
Kılıp zîver-i dûş
Bahş-ı nutk eder kalem-i Hikmet
Ebruvân-veş olursa da hâmûş
1Kadehi kırık, kendisi sarhoş;
2gözün yine beni kendimden geçiriyor.
3Soğuk bir dinleyişle söyleyerek
4bir ağızla iki kulağın anlamını ima etti.
5Kavuşma kumaşına can sermayesini veririm;
6o işve satan şuh buna değer biçer mi?
7Güneşle ayı, talihimin gelini,
8ey felek, kulağına küpe bile yapmaz.
9Mahşer yolunda yükünü ağırlaştırma;
10makam elbiselerini omuz süsü yapma.
11Hikmet’in kalemi konuşma yeteneği bağışlar,
12kaşlar gibi suskun olsa bile.
Metnin kaynağı
Şiir, bağlı kaynakta Şeyhülislâm Ârif Hikmet Bey adına kayıtlıdır; başlık, gövde ve şair kimliği sabit kaynak zinciriyle eşleştirilmiştir.
Atıf kanıtını aç ↗Metin, Wikimedia Commons taramasının ilgili sayfasına bağlıdır. Günümüz Türkçesi ve açıklamalar ayrı editoryal katmandır.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Şiir meyhane diliyle başlayıp alışveriş, düğün, yolculuk ve yazı imgelerine geçer. “Bir ağız iki kulak” sözü dinlemenin konuşmadan üstünlüğünü sezdirir. Güneş ve ay beyitinde “ey felek” yalnız hitaptır; olumsuz yüklem ikinci kişiye çevrilmez, talihin gelinine bağlanır. Kapanışta suskun kaş-kalem yazının sessiz sözünü öne çıkarır.