Cân cemâlün şem’inün pervânesidür dostum
Can sevgilinin yüz mumuna pervane, gönül saçına divane ve hayal ordusuna ev olur; merhamet gelmezse bu pervane yanacaktır.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Cân cemâlün şem’inün pervânesidür dostum
Dil müselsel zülfünün dîvânesidür dostum
Al emânet gönlümi cevrünle vîrân eyleme
Kim senün hayl-i hayâlün hânesidür dostum
Cân u dil derd ü gamunla âşinâ olalıdan
İki ‘âlem anlarun bîgânesidür dostum
Yoluna cân u cihân virdüğüme budur sebeb
Bana cevr itdügünün şükrânesidür dostum
Kasr-ı cennet bigi ma’mûr olısardur dâyimâ
Ol gönül kim ‘aşkunun vîrânesidür dostum
Kanuma gamzen susamışdı lebünden soraram
Kim kaçan ol teşne kana kanasıdur dostum
Ger terahhum eylemezsen ‘Adnî yüzün şem’ine
‘Âkıbet pervâne bigi yanasıdur dostum
1Can, güzelliğinin mumunun pervanesidir dostum;
2Gönül, zincir gibi saçlarının divanesidir dostum.
3Emanet gönlümü al, eziyetinle viran etme;
4Çünkü o, senin hayal ordunun evidir dostum.
5Can ile gönül derdin ve kederinle tanıştığından beri
6İki dünya da onlara yabancıdır dostum.
7Yoluna canımı ve dünyayı vermemin sebebi şudur:
8Bana ettiğin eziyetin teşekkür karşılığıdır dostum.
9Aşkının viranesi olan o gönül,
10Daima cennet köşkü gibi bayındır olacaktır dostum.
11Yan bakışın kanıma susamıştı; dudağından sorarım:
12O susamış, kana ne zaman doyacaktır dostum?
13Yüzünün mumuna acımazsan Adnî,
14Sonunda pervane gibi yanacaktır dostum.
Metnin kaynağı
Şiir, bağlı kaynakta Adnî Mahmut Paşa adına kayıtlıdır; başlık, gövde ve şair kimliği sabit kaynak zinciriyle eşleştirilmiştir.
Atıf kanıtını aç ↗Metin, Türkçe Vikikaynak'ın 165675 numaralı sabit revizyonuna bağlıdır. Günümüz Türkçesi ve açıklamalar ayrı editoryal katmandır.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Can sevgilinin güzellik mumuna dönen pervane, gönül ise onun saçına ve hayaline bağlanan evdir. Eziyet şükür sebebi sayılır; aşkın yıktığı gönülün cennet köşkü gibi onarılması tasavvufî tersliği kurar. Son beyit yanışın kaçınılmazlığını Adnî’ye bağlar.