Cefâ-yı hecri vefâya değişmiyor musunuz
Gazel, ayrılık ve gösterişten vazgeçip vefa, dervişlik, yokluk ve manevi zenginliğe yönelmeyi soru biçiminde öğütler. İlk dize son beyitte yinelenerek düşkünlere yöneltilmiş toplu bir çağrıya dönüşür.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Cefâ-yı hecri vefâya değişmiyor musunuz
Firâk u derdi safâya değişmiyor musunuz
eyleyüb âlâyiş-i tecemmülden
Kabâ-yı fahrı abâya değişmiyor musunuz
Bulub tereffühü çün nîstîde hestîden
Gınâyı fahr-ı fenâya değişmiyor musunuz
O mûmiyânı çeküb gâh sîne-i zerde
Giyâhı kahrübâya değişmiyor musunuz
Hezâr ta’n ile Es’ad fütâdegâna dedim
Cefâ-yı hecri vefâya değişmiyor musunuz
1Ayrılığın eziyetini vefayla değiştirmiyor musunuz?
2Ayrılığı ve derdi sevinçle değiştirmiyor musunuz?
3Süslenme yükünden soyunup
4övünç kaftanını derviş abasına değiştirmiyor musunuz?
5Yoklukta rahatlığı bulmuşken varlıktan vazgeçip
6zenginliği yokluğun övüncüne değiştirmiyor musunuz?
7O ince belli sevgiliyi zaman zaman sararmış göğse çekip
8otu amber taşına değiştirmiyor musunuz?
9Ey Esad, düşkünlere bin sitemle yeniden sordum:
10Ayrılığın eziyetini vefayla değiştirmiyor musunuz?
Metnin kaynağı
Şiir, bağlı kaynakta Esad (Şeyhülislâm, Ebû İshakzâde) adına kayıtlıdır; başlık, gövde ve şair kimliği sabit kaynak zinciriyle eşleştirilmiştir.
Atıf kanıtını aç ↗Metin, Wikimedia Commons taramasının ilgili sayfasına bağlıdır. Günümüz Türkçesi ve açıklamalar ayrı editoryal katmandır.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
“Değişmiyor musunuz” sorusu ekonomik bir takası ahlaki seçime çevirir. Kaftan ile aba, varlık ile yokluk ve ot ile amber taşı arasındaki karşıtlıklar, dış değerlerden iç arınmaya geçişi görünür kılar.