Târîh-i Silah-dâr Ali Paşa
Padişahın silahdarı Ali Paşa'nın güzel ahlakta benzersiz oluşu ve vezirliğe yükselişi 1168 yılında müjdelenir.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Cenāb-ı pādişāh-ı Ǿālemüñ aǾlā silaĥ-dārı
-ile cihān içinde
1Yüce dünya padişahının seçkin silahdarı,
2güzel ahlakın olgunluğuyla dünyada benzersizdi.
- 2
Bulunmaz bir şebįhi miŝli tāriħ-i Nažįr-āsā
oldı müjde lûŧf-ile ǾAli Paşa
1Nazîr'in tarihi gibi bir benzeri bulunmaz:
2müjde, Ali Paşa lütufla yüce vezir oldu.
Benzersizlik burada iki yakın anlamlı sözcükle — ‘şebîh’ ve ‘misl’ — üst üste söylenir, sonra beklenmedik bir yere kayar: karşılaştırma ölçüsü Nazîr'in kendi tarihi olur, yani şair övdüğü kişiyi ölçerken kendi mısraını terazi diye ortaya koyar. Son dize haberi ‘müjde’ ünlemiyle keser; yükseliş liyakate değil ‘lûtf’a bağlanır ve ad en sona bırakılır.
Metnin kaynağı
DEU-AVESIS.e8807444-8be2-473b-8401-17fe7c7cc29b:tarih63-pdf1008; Târihler no.63, basılı 963/gerçek PDF 1008, basılı yıl 1168; ayrı numaralı tam kayıt. CC BY profile-adjacent, PDF içine gömülü değil.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.Bir hata mı var? Bildirin
Sırada ne var?
Cennet-i Ǿadn ola yā Rab Muśŧafāya cilve-gehNazîr İbrahim · Tarih Manzumesi→
İlk dize kişiyi padişaha olan yakınlığıyla konumlandırır; ‘silâh-dâr’ bir rütbe adı değil, taşınan şeyle tanımlanan bir görevdir. İkinci dize ölçüyü değiştirir ve asıl üstünlüğü göreve değil huya bağlar: ‘kemâl-i hüsn-i hulk’. Saraya ait bir unvan böylece sarayla ilgisi olmayan bir erdemle desteklenir, iddia da ‘cihân içinde’ diye genişletilir.