DDizegâhDijital şiir arşivi
Şiirler/Recaizade Mahmut Ekrem/'Iydın ola mes'ûd ayâ âsaf-ı ekrem
kaside/kıt’a · 19. yüzyıl

'Iydın ola mes'ûd ayâ âsaf-ı ekrem

Bayram tebriği biçimindeki manzume, hitap edilen vezirin makamını ikbal, saadet ve cömertlik sözleriyle kuşatır.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    'Iydın ola mes'ûd ayâ -ı ekrem

    Hak misl-i kesîriyle ede zâtını hurrem

    Ol mesned-i ü sa'âdette mekîn tâ

    Yüzler süre hâk-i kadem-i lütfuna âlem

    Sensin o kerem-perver-i efham ki sezâdır

    Rû-mâl olarak pâyına fahr eylese âdem

    Çün eyledim evsâfına bu vechile cür'et

    İhlâsımı te'mîn edeyim cümleden akdem

    Muhtâc ede Mevlâ beni nâ-merde sözümde

    Ger şâ'ibe-i süm'adan âzâde degilsem

    Ey server-i âlem sen o memdûh-ı cihânsın

    Yoktur sana mânend şu asır içre Hak a'lem

    Esnâf-ı kemâlât ü hüner sana musahhar

    Eltâf ü inâyât ü kerem saña müsellem

    Feyz-i nazar-ı âtıfetin fark-ı enâma

    Zerrâta ziyâ-güsteri-i neyyir-i a'zam

    Mişvâr-ı güzîniñle edeb meclisi ma'mûr

    Etvâr-ı metîninle riyâset yeri muhkem

    Sensin o hakîm-i hüküm-ârâ ki nazarda

    Risto vü felâtûn sana nisbetle kalır kem

    Fikriñ nice bin mes'ele-i hikmete vâkıf

    Re'yin heme esrâr-ı ulûhiyyete mahrem

    Ahlâkını evsâfıñı hakkıyla bilenler

    Da'vâ eder oldıgıñı bir feyz-i mücessem

    Sıddîk yahud hayder-i kerrâr denilse

    Çok mu sana bu hulk ile ey zât-ı mufahham

    İ'câz-ı rakamdır kalem-i hurde-nigârıñ

    Bu da'viye işte (telemak) şâhid-i a'zam

    Hakkâ o yegâne eser-i mu'ciz-edâdır

    Evkat-ı u kederimde baña hem-dem

    Münkir degilim ni'met ü ihsânıña hâşâ

    Takdîr ü teşekkürdür işim anlara hem dem

    İhsân dedigim himmet ü feyz-i nazarındır

    Hem-kadr olamaz ona ne dînâr u ne dirhem

    Geh kahr gehî lutf ederek terbiye kıldı

    Fethetti bana merhametiñ meslek-i eslem

    Fî'l-vâki' eger bir kulu ıslâh ise maksad

    Kahr içre ona gâh nüvâziş dahi elzem

    Bezl itdigiñ ihsân u atâyı baña böyle

    Evlâdına etmez peder-i eşfak u erham

    Evsâfıña efzâline yok hadd ü nihâyet

    Âgâz-ı du'â eylese ma'kuldür *Ekrem*

    Tâ kim ola a'yâd biri birine peyrev

    Tâ kim ede zi'l-hicceyi ta'kîb muharrem

    Sıhhatle sa'âdetle Hudâ eyleye zâtın

    Ser-mesned-i ikbâle su'ûd-âver-i

    Kalbinde olup cilveger ebkâr-ı

    Hiç görmeye âyîne-i tab'ın suver-i gam

    1Bayramın kutlu ve uğurlu olsun, ey pek değerli vezir.

    2Tanrı seni nice benzerleriyle birlikte sevindirsin.

    3O talih ve mutluluk makamında yerleşik kalasın da

    4Bütün dünya lütufkâr ayağının toprağına yüzler sürsün.

    5Sen öyle anlayışlı ve cömert birisin ki

    6İnsanlığın ayağına yüz sürüp övünmesi yerindedir.

    7Niteliklerini böyle anlatmaya cesaret ettiğime göre

    8Her şeyden önce içtenliğimi güvenceye alayım:

    9Eğer sözüm gösteriş kuşkusundan arınmış değilse

    10Tanrı beni namerde muhtaç etsin.

    11Ey âlemin önderi, sen dünyanın övdüğü o kişisin;

    12Tanrı daha iyi bilir, bu çağda sana benzer kimse yoktur.

    13Her türlü olgunluk ve hüner senin buyruğundadır;

    14Lütuf, yardım ve cömertlik de herkesçe sana teslim edilmiştir.

    15Şefkatli bakışının insanlığın başına saçtığı bereket,

    16En büyük güneşin zerrelere ışık yayması gibidir.

    17Seçkin davranışlarınla edep meclisi bayındırdır;

    18Sağlam tavırlarınla başkanlık makamı güçlüdür.

    19Sen hükümleri hikmetle düzenleyen öyle bir bilgesin ki

    20Aristo ile Eflatun bile senin yanında eksik kalır.

    21Düşüncen nice bin hikmet meselesini kavrar;

    22Görüşün ilahî sırların tümüne aşinadır.

    23Ahlakını ve niteliklerini hakkıyla bilenler,

    24Senin cisimleşmiş bir feyiz olduğunu ileri sürer.

    25Sana Sıddık ya da Haydar-ı Kerrâr denilse,

    26Ey yüce kişi, bu yaradılışınla çok mudur?

    27İnce işleyen kalemin yazısı bir mucizedir;

    28Bu iddianın en büyük tanığı da işte “Telemak”tır.

    29Doğrusu o, anlatımı mucizeyi andıran eşsiz bir eserdir;

    30Sevinçli ve kederli zamanlarımda bana yoldaştır.

    31Nimet ve iyiliğini inkâr etmekten uzağım;

    32İşim, onları her zaman takdir edip teşekkür etmektir.

    33İyilik dediğim, himmetin ve bakışının feyzidir;

    34Ne altın ne gümüş onun değerine erişebilir.

    35Bazen sertlik, bazen lütuf göstererek beni eğittin;

    36Merhametin bana en doğru yolu açtı.

    37Gerçekten amaç bir kulun düzelmesi ise

    38Sertliğin arasında zaman zaman gönlünü almak da gerekir.

    39Bana böylesine bolca sunduğun iyilik ve bağışları

    40En şefkatli, en merhametli baba bile evladına yapmaz.

    41Niteliklerinin ve üstünlüklerinin sınırı, sonu yoktur;

    42Ekrem’in artık duaya başlaması uygundur.

    43Bayramlar birbirini izledikçe,

    44Muharrem ayı Zilhicce’nin ardından geldikçe,

    45Tanrı seni sağlık ve mutlulukla

    46Talih makamının başına yükselten bir gelişle yaşatsın.

    47Sevincin el değmemiş güzellikleri gönlünde görünsün;

    48Yaradılışının aynası hiçbir zaman keder görüntüsü görmesin.

    Bayram tebriği biçimindeki manzume, hitap edilen vezirin makamını ikbal, saadet ve cömertlik sözleriyle kuşatır. Dua dizileri yalnız maddî yükselişi değil, sağlığı ve gönlün keder suretlerinden uzak kalmasını ister; ayna imgesi, dış görkem ile iç huzuru aynı dilekte birleştirir.

Kavram sözlüğü (6) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

Aidiyet doğrulandı

Şiir, bağlı kaynakta Recaizade Mahmut Ekrem adına kayıtlıdır; başlık, gövde ve şair kimliği sabit kaynak zinciriyle eşleştirilmiştir.

Atıf kanıtını aç ↗

Metin, Türkçe Vikikaynak'taki 3 sabit sayfa revizyonundan birleştirilmiştir (oldid: 98160, 98162, 98164). Günümüz Türkçesi ve açıklamalar ayrı editoryal katmandır.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Sonraki şiirKıymette tâc-ı keydir insân onunla hayydırRecaizade Mahmut Ekrem · tarih manzumesi

Kavram sözlüğü

6 kavram bulundu.

makdem

geliş, ayak basış

âsaf

bilge vezir

ikbâl

talih ve yükseliş

meserret

sevinç

neşât

sevinç ve canlılık

şâibe-i süm‘a

İyiliğin gösteriş için yapıldığı kuşkusu.