'Iydın ola mes'ûd ayâ âsaf-ı ekrem
Bayram tebriği biçimindeki manzume, hitap edilen vezirin makamını ikbal, saadet ve cömertlik sözleriyle kuşatır.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
'Iydın ola mes'ûd ayâ -ı ekrem
Hak misl-i kesîriyle ede zâtını hurrem
Ol mesned-i ü sa'âdette mekîn tâ
Yüzler süre hâk-i kadem-i lütfuna âlem
Sensin o kerem-perver-i efham ki sezâdır
Rû-mâl olarak pâyına fahr eylese âdem
Çün eyledim evsâfına bu vechile cür'et
İhlâsımı te'mîn edeyim cümleden akdem
Muhtâc ede Mevlâ beni nâ-merde sözümde
Ger şâ'ibe-i süm'adan âzâde degilsem
Ey server-i âlem sen o memdûh-ı cihânsın
Yoktur sana mânend şu asır içre Hak a'lem
Esnâf-ı kemâlât ü hüner sana musahhar
Eltâf ü inâyât ü kerem saña müsellem
Feyz-i nazar-ı âtıfetin fark-ı enâma
Zerrâta ziyâ-güsteri-i neyyir-i a'zam
Mişvâr-ı güzîniñle edeb meclisi ma'mûr
Etvâr-ı metîninle riyâset yeri muhkem
Sensin o hakîm-i hüküm-ârâ ki nazarda
Risto vü felâtûn sana nisbetle kalır kem
Fikriñ nice bin mes'ele-i hikmete vâkıf
Re'yin heme esrâr-ı ulûhiyyete mahrem
Ahlâkını evsâfıñı hakkıyla bilenler
Da'vâ eder oldıgıñı bir feyz-i mücessem
Sıddîk yahud hayder-i kerrâr denilse
Çok mu sana bu hulk ile ey zât-ı mufahham
İ'câz-ı rakamdır kalem-i hurde-nigârıñ
Bu da'viye işte (telemak) şâhid-i a'zam
Hakkâ o yegâne eser-i mu'ciz-edâdır
Evkat-ı u kederimde baña hem-dem
Münkir degilim ni'met ü ihsânıña hâşâ
Takdîr ü teşekkürdür işim anlara hem dem
İhsân dedigim himmet ü feyz-i nazarındır
Hem-kadr olamaz ona ne dînâr u ne dirhem
Geh kahr gehî lutf ederek terbiye kıldı
Fethetti bana merhametiñ meslek-i eslem
Fî'l-vâki' eger bir kulu ıslâh ise maksad
Kahr içre ona gâh nüvâziş dahi elzem
Bezl itdigiñ ihsân u atâyı baña böyle
Evlâdına etmez peder-i eşfak u erham
Evsâfıña efzâline yok hadd ü nihâyet
Âgâz-ı du'â eylese ma'kuldür *Ekrem*
Tâ kim ola a'yâd biri birine peyrev
Tâ kim ede zi'l-hicceyi ta'kîb muharrem
Sıhhatle sa'âdetle Hudâ eyleye zâtın
Ser-mesned-i ikbâle su'ûd-âver-i
Kalbinde olup cilveger ebkâr-ı
Hiç görmeye âyîne-i tab'ın suver-i gam
1Bayramın kutlu ve uğurlu olsun, ey pek değerli vezir.
2Tanrı seni nice benzerleriyle birlikte sevindirsin.
3O talih ve mutluluk makamında yerleşik kalasın da
4Bütün dünya lütufkâr ayağının toprağına yüzler sürsün.
5Sen öyle anlayışlı ve cömert birisin ki
6İnsanlığın ayağına yüz sürüp övünmesi yerindedir.
7Niteliklerini böyle anlatmaya cesaret ettiğime göre
8Her şeyden önce içtenliğimi güvenceye alayım:
9Eğer sözüm gösteriş kuşkusundan arınmış değilse
10Tanrı beni namerde muhtaç etsin.
11Ey âlemin önderi, sen dünyanın övdüğü o kişisin;
12Tanrı daha iyi bilir, bu çağda sana benzer kimse yoktur.
13Her türlü olgunluk ve hüner senin buyruğundadır;
14Lütuf, yardım ve cömertlik de herkesçe sana teslim edilmiştir.
15Şefkatli bakışının insanlığın başına saçtığı bereket,
16En büyük güneşin zerrelere ışık yayması gibidir.
17Seçkin davranışlarınla edep meclisi bayındırdır;
18Sağlam tavırlarınla başkanlık makamı güçlüdür.
19Sen hükümleri hikmetle düzenleyen öyle bir bilgesin ki
20Aristo ile Eflatun bile senin yanında eksik kalır.
21Düşüncen nice bin hikmet meselesini kavrar;
22Görüşün ilahî sırların tümüne aşinadır.
23Ahlakını ve niteliklerini hakkıyla bilenler,
24Senin cisimleşmiş bir feyiz olduğunu ileri sürer.
25Sana Sıddık ya da Haydar-ı Kerrâr denilse,
26Ey yüce kişi, bu yaradılışınla çok mudur?
27İnce işleyen kalemin yazısı bir mucizedir;
28Bu iddianın en büyük tanığı da işte “Telemak”tır.
29Doğrusu o, anlatımı mucizeyi andıran eşsiz bir eserdir;
30Sevinçli ve kederli zamanlarımda bana yoldaştır.
31Nimet ve iyiliğini inkâr etmekten uzağım;
32İşim, onları her zaman takdir edip teşekkür etmektir.
33İyilik dediğim, himmetin ve bakışının feyzidir;
34Ne altın ne gümüş onun değerine erişebilir.
35Bazen sertlik, bazen lütuf göstererek beni eğittin;
36Merhametin bana en doğru yolu açtı.
37Gerçekten amaç bir kulun düzelmesi ise
38Sertliğin arasında zaman zaman gönlünü almak da gerekir.
39Bana böylesine bolca sunduğun iyilik ve bağışları
40En şefkatli, en merhametli baba bile evladına yapmaz.
41Niteliklerinin ve üstünlüklerinin sınırı, sonu yoktur;
42Ekrem’in artık duaya başlaması uygundur.
43Bayramlar birbirini izledikçe,
44Muharrem ayı Zilhicce’nin ardından geldikçe,
45Tanrı seni sağlık ve mutlulukla
46Talih makamının başına yükselten bir gelişle yaşatsın.
47Sevincin el değmemiş güzellikleri gönlünde görünsün;
48Yaradılışının aynası hiçbir zaman keder görüntüsü görmesin.
Metnin kaynağı
Şiir, bağlı kaynakta Recaizade Mahmut Ekrem adına kayıtlıdır; başlık, gövde ve şair kimliği sabit kaynak zinciriyle eşleştirilmiştir.
Atıf kanıtını aç ↗Metin, Türkçe Vikikaynak'taki 3 sabit sayfa revizyonundan birleştirilmiştir (oldid: 98160, 98162, 98164). Günümüz Türkçesi ve açıklamalar ayrı editoryal katmandır.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bayram tebriği biçimindeki manzume, hitap edilen vezirin makamını ikbal, saadet ve cömertlik sözleriyle kuşatır. Dua dizileri yalnız maddî yükselişi değil, sağlığı ve gönlün keder suretlerinden uzak kalmasını ister; ayna imgesi, dış görkem ile iç huzuru aynı dilekte birleştirir.