Cezb etti gönlüm ol kadd-i dilcû-yi serbülend
Sevgilinin boyu, saçı, gözü ve yürüyüşü âşığı adım adım kuşatır; saç kemend, kirpik ise ceylanları bağlayan bir tuzaktır. Son beyitte şair, bu güzel söyleyişi kendi gücünden çok pirin himmetine bağlar.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Cezb etti gönlüm ol kadd-i -yi
Kıldı zülfü ile dâm-ı aşka bend
Hüsn-i perî hisâl-i melek nâz-ı cangüdâz
Olmuş yegân yegân reviş ü tavrı dilpesend
Müjgân-ı çeşmi pür ham olub her şikenc ile
Eyler nice gazâleyi pâbend ü
Telkîn-i şevk edince gözün gûş-i cânuma
Girmez hevâ-yı aşkdan âvâz-ı
Enver husûl-i nazm-ı melîh ârzû eder
İhsân-ı pîrden dileyüb himmet-i bülend
1O gönül çeken uzun boy gönlümü kendine çekti.
2Saçının kemendiyle beni aşk tuzağına bağladı.
3Peri güzelliği, melek huyu ve can yakan nazı
4Yürüyüşüyle tavrında tek tek gönle hoş görünmüş.
5Gözünün kirpikleri her kıvrımıyla bükülüp
6Nice ceylan gözlüyü ayağından bağlar, tuzağa düşürür.
7Gözün can kulağıma aşk arzusunu telkin edince
8Aşk havasından öğüt ve nasihat sesi içeri girmez.
9Enver güzel bir şiire ulaşmayı arzu eder.
10Pirin ihsanından yüce bir yardım diler.
Metnin kaynağı
Şiir, bağlı kaynakta Enver Mustafa adına kayıtlıdır; başlık, gövde ve şair kimliği sabit kaynak zinciriyle eşleştirilmiştir.
Atıf kanıtını aç ↗Metin, Wikimedia Commons taramasının ilgili sayfasına bağlıdır. Günümüz Türkçesi ve açıklamalar ayrı editoryal katmandır.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
İlk üç beyitte çekilme ve bağlanma fiilleri somut av araçlarıyla anlatılır. Gözün can kulağına telkin ettiği aşk, dışarıdan gelecek nasihati susturur; şiirin poetik başarısı da manevi bir ihsan olarak sunulur.