DDizegâhDijital şiir arşivi
Şiirler/Mehmed Fahrî-i Sünbülî/Cürmümüze Tevbe Yâ Rab Eyledik Bî-had Günâh
Gazel · 18. yüzyıl

Cürmümüze Tevbe Yâ Rab Eyledik Bî-had Günâh

Fahrî, çoğul bir tövbe sesiyle kararan amel defterine karşı bağışlanma ve lütuf gölgesi diler.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    Cürmümüze tevbe Yâ Rab eyledik bî-had günâh

    Rahmet-i gufrânını itdük Kerîmâ biz penâh

    1Ey Rabbim, suçumuza tövbe ettik; sayısız günah işledik.

    2Ey cömert olan, bağışlayıcı rahmetine sığındık.

    Şiir daha ilk sözcükte çoğula geçer: cürmümüz, eyledik. İtiraf tek kişinin değil bir topluluğun ağzından yapılır ve bî-had sözü sayıyı elden bırakır. İkinci dize sığınılan yeri de belirler; kaçılan şey rahmetin kendisi değil, onun bağışlayan yüzüdür.

  2. 2

    Afv ü ihsân oldı her demde cenâbından ümîd

    Yâd idüp her-dem hatâmız âh-ile vâh

    1Yüce katından her an bağış ve iyilik umduk;

    2hatamızı her an anıp ah edip inledik.

    Bu beyit umut ile pişmanlığı aynı anda tutar: bir yanda cenâbdan beklenen afv, öte yanda her an yeniden anılan hatâ. “Âh-ile vâh” ifadesi de duayı düzgün cümlelerden çıkarıp ses düzeyine indirir; kalan şey söz değil, iki ünlemdir.

  3. 3

    Ola istigfârımız makbûl-ı dergâhuñ müdâm

    Fazl u ihsânına dâ’im eyledik biz azm-i râh

    1Bağışlanma dileğimiz dergâhında sürekli kabul görsün;

    2lütuf ve ihsanına giden yola sürekli yöneldik.

    Burada istenen şey bağışlanmanın kendisi değil, bağışlanma dileğinin kabulüdür; yani dua bir kapı daha geriden başlar. İkinci dize bunu yolculuk diline çevirir: azm-i râh, lütfa doğru yola koyulmaktır ve müdâm sözcüğü o yolun bırakılmadığını söyler.

  4. 4

    Ma‘siyetle hem-dem olduk bezm-i âlemde müdâm

    Defter-i a‘mâlimiz itdük cihânda biz siyâh

    1Dünya meclisinde sürekli günahla arkadaş olduk;

    2amel defterimizi dünyada kararttık.

    Dünya burada bir bezm, yani meclis sayılır ve günah o meclisin arkadaşı olur; hem-dem sözcüğü suçu düşman değil yoldaş yaparak itirafı ağırlaştırır. Amel defterinin karartılmasında da fail açıkça kendileridir: “itdük biz siyâh”.

  5. 5

    Fazl-ı lutfuñla kabûl eyle du‘âmız ey Hudâ

    Dergeh-i a‘lânı itdük biz niyâza

    1Ey Allah, duamızı lütfunun bolluğuyla kabul et;

    2yüce dergâhını yakarışımıza kıble yaptık.

    Beyit dergâhı kıblegâha çevirir; yani yönelinecek yer artık bir yön değil, kapının kendisidir. Dua ise kulun hakkı gibi değil, ancak fazl ile kabul edilebilecek bir şey olarak sunulur. İstek ve gerekçe böylece tek dizede birleşir.

  6. 6

    Nâr-ı kahrından sığındık biz Hakkuñ ey Fahrîyâ

    Sâye-i Lutf-ı Hudâyı eyledik biz

    1Ey Fahrî, Hakk'ın kahır ateşinden sığındık;

    2Allah'ın lütuf gölgesini konak edindik.

    Kapanış iki mekânı karşı karşıya koyar: nâr ile sâye, kahır ateşi ile lütuf gölgesi. Sığınmak fiilinden konaklamaya geçilir; gölge geçici bir siper değil bâr-i gâh, yani durulacak yer olur. Fahrî'nin adı bu toplu sığınmanın içinden seslenir.

Kavram sözlüğü (6) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

Sabit kaynak DEU-AVESIS.173d4472-4f1c-42be-8afc-48c2c8ea7a0d:pdf165-166-printed156-157-n125. Bu görüntü aralığında 125 numarasıyla başlayan kayıt, sonraki numaraya kadar tam 12 dizedir; basılı aruz satırı aynı sınırdadır. AVESİS profili dosyanın yanında CC BY 4.0 bağlantısı verir; PDF içinde gömülü lisans cümlesi yoktur.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Sonraki şiirDâ’imâ Kalbin Münevver İder Allâh Hû Diyen
Dâ’imâ kalbin münevver ider Allâh Hû diyen
Mehmed Fahrî-i Sünbülî · Gazel

Kavram sözlüğü

6 kavram bulundu.

cürm

Suç

gufrân

Bağışlama

istigfâr

Bağışlanma dileme

ma‘siyet

Günah

kıblegâh

Yönelme yeri

bâr-i gâh

Konak, huzur yeri