Derde gelmekten ne davadır ne gavğadır garaz
Şair aşk yolundaki amacını tartışma, şifa ya da dış biçim değil, sevgilinin yüzünü ve tecelli nurunu görmek olarak açıklar. Ayna ve yaratılmış âlem, Tanrı’nın kendisini göstermesine yarayan suretlerdir.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Derde gelmekten ne davadır ne gavğadır
Hüsn-i rûy-i yârı her güzden temâşâdır
Ey tabîb-i cân ü dil maksad cemâlin görmedir
Sanma derd-i aşkıma senden müdâvâdır
Kûy-i yâre varmadan maksûd bir dîdârdır
Cüstücû-yı Tûr’dan nûr-i tecellâdır
Yâr kendin görmeğe âyîne îcâd eylemiş
Sûret-i îcâd-ı âlemden bu ma’nâdır
Fahriyâ ma’lûmudur erbâb-ı irfânın bu râz
Lafz-ı Mevlânâ’dan ancak zât-ı Mevlâdır
1Derdin içine girmekte amaç ne iddia ne de kavgadır.
2Amaç, sevgilinin güzel yüzünü her gözle seyretmektir.
3Ey can ve gönül hekimi, maksadım senin yüzünü görmektir.
4Aşk derdime senden ilaç istediğimi sanma.
5Sevgilinin mahallesine gitmekten maksat yalnızca bir yüz görmektir.
6Tur’u aramaktan amaç tecelli nuruna erişmektir.
7Sevgili, kendisini görmek için aynayı yaratmış;
8âlemin suret halinde yaratılmasının anlamı budur.
9Ey Fahrî, irfan sahipleri bu sırrı bilir:
10“Mevlânâ” sözünden amaç yalnız Mevlâ’nın kendisidir.
Metnin kaynağı
Şiir, bağlı kaynakta Fahrî (Mevlevî Şeyhi Hüseyin Fahreddin Dede) adına kayıtlıdır; başlık, gövde ve şair kimliği sabit kaynak zinciriyle eşleştirilmiştir.
Atıf kanıtını aç ↗Metin, Wikimedia Commons taramasının ilgili sayfasına bağlıdır. Günümüz Türkçesi ve açıklamalar ayrı editoryal katmandır.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Her beyit “garaz” sözüyle görünür araç ile asıl amaç arasındaki farkı yeniden kurar. Dert şifa istemez, Tur da yalnız bir dağ değildir; ayna, âlem ve Mevlânâ adı, bakışı Mevlâ’nın zatına yönelten işaretlere dönüşür.