Derūn içre bugün cānāna dilberden ħaber geldi
Sevgiliden gelen haberi her beyitte yineleyen gazel, aşk derdinin devasını Lokman'a, gönlü meyhaneye, yüzü güneşe ve kavuşma arzusunu mum çevresindeki pervaneye bağlar.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
içre bugün cānāna dilberden ħaber geldi
Ķamu derdimdeki dermāna dilberden ħaber geldi
1Bugün iç dünyada sevgiliden sevgiliye haber geldi.
2Bütün derdimin dermanına sevgiliden haber geldi.
- 2
BuǾışķıñ derdine çāre olur mı ħāźıķın śordum
Ŧabįb ol her devā Loķmāna dilberden ħaber geldi
1Bu aşkın derdine çare olur mu diye usta hekime sordum.
2Her devaya Lokman olan tabibe sevgiliden haber geldi.
Konuşan aşk derdine çare olup olmadığını usta hekime sorar. İkinci dize tabibi her devaya Lokman sayar; soruyu soran ile şifayı verecek olan aynı beyitte buluşunca derdin dermanı yine sevgiliden gelen habere bağlanır.
- 3
Göñül şehrin giren peymānesinden śundı Ǿārifler
Ĥaķįķātde bu dil dilberden ħaber geldi
1Gönül şehrine giren ârifler kadehlerinden sundular.
2Hakikatte bu gönül bir meyhanedir; sevgiliden haber geldi.
Gönül şehrine giren âriflerin kadeh sunması, gönlün meyhane oluşuyla tamamlanır. Kadeh ve meyhane tarihsel tasavvufî vecd imgeleridir. Şehir, kadeh ve meyhane aynı iç mekânın üç adı olunca sunulan içki de dışarıdan gelen bir şey olmaktan çıkar.
- 4
Teferrüc eyledim her dem kemāhį ĥüsn-i rūyından
Münevver şems ider elvāna dilberden ħaber geldi
1Her an onun yüz güzelliğini olduğu gibi seyrettim.
2Parlak güneş renkler oluşturur; sevgiliden haber geldi.
Yüz güzelliğini olduğu gibi seyretme, parlak güneşin renkler oluşturmasıyla genişler. İkinci dizedeki nesne belirtilmemiştir; elvân çoğul renkler anlamındadır.
- 5
Viśāliñ bezmine müştāķ olan mehriñ tecellįsi
Cemāliñ şemǾine pervāne dilberden ħaber geldi
1Güneşinin tecellisi kavuşma meclisine özlem duyar;
2Güzelliğinin mumuna pervanedir; sevgiliden haber geldi.
Güneşin tecellisi kavuşma meclisine özlem duyar ve güzelliğin mumuna pervane olur. İki dize ışık, mum ve pervane imgelerini aynı özlem yönünde birleştirir; özne güneşin tecellisidir.
- 6
Oķursuñ dersin Ħulūśį gel fenādan gec
Beķānıñ leźźetin Ǿirfāna dilberden ħaber geldi
1Ey Hulûsî, ‘men aref’ dersini oku; gel, yokluktan geç.
2Sonsuzluğun tadına ve irfana sevgiliden haber geldi.
Makta Hulûsî'yi ‘men aref’ dersine ve fanilikten geçmeye çağırır. Son dize bekânın tadı ile irfanı sevgiliden gelen habere bağlar; böylece her beyitte yinelenen haber sözü kapanışta bir bilgi kaynağına dönüşür.
Metnin kaynağı
DEU-AVESIS.6ecdcb51-eb8e-4906-9609-1ecdf1ed3d9a:n629-pdf568-569-printed555-556. n629, basılı s.555–556/PDF 568–569: tam 6 beyit/12 dize, basılı Mefâ‘îlün Mefâ‘îlün Mefâ‘îlün Mefâ‘îlün ve sonraki numaralı sınır sabit görselde doğrulandı. A tanığındaki gelsün redifi ile ikinci ve beşinci beyit varyantları gövdeye alınmamış; H/T tanıklarında dördüncü beyitte eksik kalan fiil ana tenkitli neşrin okumasına göre açıkça korunmuştur. Profil-komşu CC BY 4.0; PDF içinde gömülü lisans yoktur.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Matla haberi dışarıdaki bir olaydan önce gönlün derinliğinde duyurur. Dert ve derman aynı sevgili haberinde birleşir. ‘Cânân’ ile ‘dilber’ aynı sevgilinin iki adıdır; haber böylece dışarıdan gelen bir bilgi değil, içeride kurulan bir seslenme hâline gelir.