DDizegâhDijital şiir arşivi
Şiirler/Ömer Hulûsî/Dön dön ŧolaş gel şemǾaya pervāne olam di
Gazel · 19. yüzyıl

Dön dön ŧolaş gel şemǾaya pervāne olam di

Gazel, pervanenin mum çevresindeki dönüşünden gönül sarayına, erenler meclisine ve mekânsızlığın kaynağına uzanan bir dizi ‘olayım de’ buyruğu kurar.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    Dön dön ŧolaş gel şemǾaya olam di

    Yandır bu cismiñ gel ol da ķülħāne olam di

    1Dön, dolaş, muma gel; ‘Pervane olayım’ de.

    2Gel, bu bedenini yak; sen de ‘Külhane olayım’ de.

    Mum çevresinde dönme buyruğu pervanenin yanmayı göze alan hareketine bağlanır. İkinci dize bedeni külhan imgesiyle aynı yanışa sokar. Beyitteki iki buyruk da ‘olayım de’ kalıbıyla kapanır; istenen şey bir eylem değil, dile getirilen bir dönüşme niyetidir.

  2. 2

    Aħşam śabāĥ baķ ay gün güneş ŧoġdı ŧolandı

    Maġrib u meşrıķ dön ŧurma devrāne olam di

    1Akşam sabah bak: ay, gün ve güneş doğup döndü.

    2Batıyla doğu arasında dön; durma, ‘Devran olayım’ de.

    Akşam, sabah, ay ve güneşin dönmesi kozmik bir devran görüntüsü kurar. Batı ile doğu arasındaki hareket ‘durma’ buyruğuyla sürer; şiir bu dönüşü tarihsel tasavvufî ses içinde dile getirir.

  3. 3

    Ĥaķķıñ cemālin var yüri sen ķande ararsıñ

    Ķalbiñ sarāyın yapdır da mihmāne olam di

    1Yürü; Hak'ın yüzünü sen nerede arıyorsun?

    2Gönlünün sarayını yaptır da ‘Konuk olayım’ de.

    Aranan yüzün dışarıda nerede bulunduğu sorulurken cevap gönül sarayını hazırlamaya yönelir. Konuk olma isteği, ilahî güzelliği belirli bir fiziksel yerde bulduğunu iddia etmeden kalbi ağırlama mekânına çevirir.

  4. 4

    Üçler ü beşler vardıķ yedi meclisi gördük

    Ķırķlar yedinden śundıyse mestāne olam di

    1Üçlere ve beşlere vardık, yediler meclisini gördük.

    2Kırklar elinden sunduysa ‘Mest olayım’ de.

    Üçler, Beşler, Yediler ve Kırklar aynı erenler silsilesinde anılır. Kırklar elinden sunulan içecek mestlik doğurur; bu, şiirin tarihsel-tasavvufî meclis ve vecd dilidir.

  5. 5

    Pāzār-ı Ǿışķda esrār yükün çözdi erenler

    Rengin boyandıñ bį-renk-i elvāne olam di

    1Erenler aşk pazarında sır yükünü çözdüler.

    2Renge boyandın; ‘Renksiz renkler olayım’ de.

    Aşk pazarı, erenlerin sır yükünü çözdüğü bir değiş tokuş alanına dönüşür. ‘Bî-renk-i elvân’ renk ile renksizliği birlikte tutan bilinçli söz oyunudur.

  6. 6

    İki cihānı gezdiñ de gördüñ mi Ħulūśį

    Gel bį-mekānıñ kānını ŧut kāne olam di

    1Ey Hulûsî, iki dünyayı gezdin de gördün mü?

    2Gel, mekânsızlığın kaynağını tut; ‘Kaynak olayım’ de.

    Makta Hulûsî'ye iki dünyayı gezip görmediğini sorar ve mekânsızlığın kaynağına yöneltir. ‘Kân/kâne’ ses ilişkisi hem maden-kaynak hem oluş çağrışımını taşır; belirli bir coğrafya eklenmez.

Kavram sözlüğü (8) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

DEU-AVESIS.6ecdcb51-eb8e-4906-9609-1ecdf1ed3d9a:n609-pdf556-557-printed543-544. n609, basılı s.543–544/PDF 556–557: tam 6 beyit/12 dize, basılı Müstef‘ilâtün Müstef‘ilâtün Fe‘ilâtün ve sonraki numaralı sınır sabit görselde doğrulandı. Ana metindeki olam biçimi korunmuştur; bazı tanıklardaki olayım farkı, yedi meclisi/meclis ayrımı ve görünür varyantlar gövdeye sessizce alınmamıştır. Profil-komşu CC BY 4.0; PDF içinde gömülü lisans yoktur.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Sonraki şiirEcell-i Zâtıdır A‘lâ Muhammed Mustafâ Sensin
Ecell-i zâtıdır a‘lâ Muhammed Mustafâ sensin
Ömer Hulûsî · Gazel

Kavram sözlüğü

8 kavram bulundu.

şemǾ

Mum; tasavvuf şiirinde ilahî nurun ve pervanenin çevresinde döndüğü ateşin karşılığı olarak kullanılır.

pervāne

Mumun çevresinde dönüp sonunda ateşine düşen kelebek; âşığın yanarak yok oluşunun değişmez imgesidir.

ķülħān

Hamamı ısıtan ocak ve külün biriktiği yer; burada bedenin yanıp kül olduğu yeri karşılar.

devrān

Dönüş; feleğin dönmesini, zamanın akışını ve tarikat ayinindeki toplu dönmeyi aynı sözcükte toplar.

Üçler, Beşler, Yediler, Kırklar

Tasavvufta gizli erenler topluluklarını bildiren sayı adları; şiirde bir mertebe sırası gibi arka arkaya geçilir.

bį-renk-i elvān

Renklerin renksizi; olumsuzluk ön ekiyle kurulan bu tamlama, çokluğun ötesindeki birliği anlatan bir söz oyunudur.

bį-mekān

Mekânı olmayan; Tanrı için kullanıldığında yer ve yön kaydından münezzeh oluşu bildirir.

kān

Madenin çıkarıldığı damar; mecazen bir şeyin asıl kaynağı, çıktığı yer anlamına gelir.