DDizegâhDijital şiir arşivi
Şiirler/Ömer Hulûsî/Ecell-i Zâtıdır A‘lâ Muhammed Mustafâ Sensin
Gazel · 19. yüzyıl

Ecell-i Zâtıdır A‘lâ Muhammed Mustafâ Sensin

Sensin redifli na‘t, Muhammed'i güzelliğin mumu, peygamberlerin şahı ve sonsuz şefaatçi olarak över; dördüncü beyitte övgü, gören ile görüleni tek varlıkta birleştiren en uç ifadeye varır.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    Ecell-i zâtıdır a‘lâ Muhammed Mustafâ sensin

    Tecellî pâkidir hâlâ dîdârı ol rızâ sensin

    1En yüce zât Muhammed Mustafâ sensin;

    2tecellisi arıdır; şimdi görünen yüz ve rıza sensin.

    Na‘t ilk beyitte hem adı hem redifi yerleştirir: övgünün bütün yüklemleri “sensin” ile doğrudan muhataba döner. “Hâlâ” sözü tecelliyi geçmişte kalmış bir olay olmaktan çıkarır; görünen yüz de ondan duyulan rıza da şimdiki zamandadır.

  2. 2

    Cemâliñ şem‘idir devrân kamer şems oldurur pervân

    Melâik ins ü cinn hayrân o sensin

    1Devran, güzelliğinin mumudur; ay ile güneşi pervane eder;

    2melekler, insanlar ve cinler hayrandır; peygamberlerin hükümdarı sensin.

    Beyit bir mum sahnesi kurar ve ölçekleri altüst eder: devran mum, ay ile güneş onun çevresinde dönen pervanedir. Işık kaynağı gökte değil, övülen kişinin yüzündedir. İkinci dize hayranlığı melek, insan ve cin olmak üzere bütün varlık sınıflarına yayar.

  3. 3

    Bize zâtıñ hidâyetdir iren hüsnüñe devletdir

    Görenler bunda hayretdir sensin

    1Zâtın bize yol gösterir; güzelliğine erişmek saadettir;

    2görenler burada hayrete düşer; huzur bakışının yeri sensin.

    Bu beyit üç ayrı karşılığı sıraya koyar: zât yol gösterir, güzelliğe erişmek saadettir, görmek hayret bırakır. “Bunda” sözü bu üçünün de öbür dünyaya ertelenmediğini söyler. Kapanıştaki “nazar-gâh” ise bakışın hem yöneldiği hem dinlendiği yerdir.

  4. 4

    Görinen oldur ol gören Ehad'den bir nidâ kılan

    Mekândan lâ-mekân olan bi-zâtihi Hudâ sensin

    1Görünen de gören de odur; Ehad'den seslenen bir nida vardır;

    2mekândan mekânsızlığa geçen, zâtıyla Tanrı sensin.

    Beyit gören ile görüleni tek varlıkta birleştirir ve mekândan mekânsızlığa geçişi anlatır. Son dizedeki “bi-zâtihi Hudâ sensin”, tarihsel na‘t dilinin en uç övgüsüdür ve beyti vahdet söyleminin sınırına taşır.

  5. 5

    Ezelden âhiri sensin bi-zâtıñ kânına kânsın

    Şefâ‘at bahr-ı bârânsıñ -i bî-nihâ sensin

    1Ezelden sona dek sensin; kendi zâtının kaynağına kaynaksın;

    2şefaat yağmurunun denizisin; sonsuz şefaatçi sensin.

    Zaman burada iki uçtan kapatılır: ezelden âhire kadar aynı muhatap durur. “Kânına kânsın” ifadesi kaynağı kendi içinde katlar; övülen kişi kendi kaynağının da kaynağıdır. Şefaat ise yağmurla deniz arasında ölçülür, yani hem yukarıdan iner hem sonu görünmez.

  6. 6

    Hulûsî kemteriñ şâhım şefâ‘at kıl bize mâhım

    Nişânı bî-nişân âhım cihâna pür-ziyâ sensin

    1Şahım, aciz Hulûsî kulunum; bize şefaat et, ey ayım;

    2işareti işaretsiz olan âhım gibi, dünyayı ışıkla dolduran sensin.

    Makta önce kişiselleşir: şair kendini “kemter” sayar ve şahına seslenir. Ama dilek tekil değildir; şefaat kendisi için değil “bize” istenir. Son dizede kendi âhını “nişânı bî-nişân” diye tarif etmesi, iz bırakmayan bir iniltiyi dünyayı ışıkla dolduran kişinin karşısına koyar.

Kavram sözlüğü (6) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

DEU-AVESIS.6ecdcb51-eb8e-4906-9609-1ecdf1ed3d9a:pdf448-printed435-n425. Baş neşrinde no. 425, basılı s. 435/PDF 448; 12 dize, basılı ölçü adı ve sonraki numaralı kayıtla tam sınır kaynak görüntüsünde doğrulanır. ezelden/erenler ve bi-zâtihi/bi-zâtihâ tanık farkları gövde dışıdır. “bi-zâtihi Hudâ sensin” dizisi kaynaktaki tarihsel biçimiyle korundu. AVESIS profilindeki CC BY bağlantısı dosya ekine komşudur; PDF içinde gömülü lisans yoktur.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Sonraki şiirEy Güzel ‘Aşk ‘Âleminden Seyrân Olup Da Gelseñ
Ey güzel ‘aşk ‘âleminden seyrân olup da gelseñ
Ömer Hulûsî · Gazel

Kavram sözlüğü

6 kavram bulundu.

ecell-i zât

En yüce zât

şem‘-i devrân

Devrin mumu

şâh-ı enbiyâ

Peygamberlerin hükümdarı

nazar-gâh-ı safâ

Huzur ve arılık bakışının yeri

bahr-ı bârân

Yağmur denizi

şefî‘

Şefaat eden